Öykü
Halı
-Etme gözünü seveyim. Onu Allah doyuramıyor ki ben doyurayım. Adam, insan değil, mübarek ayı. Doymak nedir bilmiyor ki, dedim.
Tam bu sırada dışardan uzun bir korna sesi duyduk. Bir araba tam ön tarafımızda durdu.
Gelen Burhandı:
-Hocaaaaa! Diye bağırdı.
Mehmetali:

Kadrolu Ev Erkeği
Siz de işi bırakıp, emekli olup kendi evinize tayininiz çıktıysa Kadrolu Bir Ev Erkeğisiniz. İstediğiniz kadar değilim deyin... Ayrıca Kadrolu Ev Erkeği olmakta çok kötü bir şey değil. Kadrolu olduğunuz halde bu kadrodan çıkartılma ihtimaliniz de asla yok, Allah göstermesin karınızdan boşanıp ayrı kalmadığınız müddetçe. Tazminat talebiniz olmadığı
Dindar Kızın Kendini Arama Çabaları
Kurgu Boku Yok.
Yaşadiği Aci Gerçekler.
Aci Gerçekleri̇mi̇z Var İşi̇n İçi̇nde.
Dedemi̇n Hi̇kayesi̇
Yaşlı bir adamın işitme ve konuşma yetilerini kaybetmesiyle yaşadığı zorlu hayat mücadelesini anlatan, insanın iletişim kurma ihtiyacını ve yaşama tutunma çabasını dokunaklı bir şekilde ele alan etkileyici bir hikaye.
Futbol Maçı
Ben, her ihtimale karşı, saha kenarındaki seyyar satıcılardan köfte de almıştım. Öyle ufak tefek şeylerle doyacak biri değildim.
Sahaya erken girmemize rağmen, etraf mahşer günü gibiydi. Saha içi seyircilerle daha şimdiden dolmuştu. Tüm seyirciler, tezahürat ederek takımlarını destekliyordu. Ama bırakın saha içini dışarısı da öyleydi. Ana
İyi Kızlar Severken
Lise koridorlarında dostluk ve kavga iç içe geçer. Gülcan ve arkadaşları normal bir okul gününde eğlenirken, karşılaştıkları kavga herkesi şaşırtır. İyi bilinen Murat ile Yasin arasındaki gerginlik, apartman sakininin müdahalesiyle son bulur. Gençlik, masumiyet ve öfkenin bir arada dans ettiği bu hikâye, "iyi" olmanın karmaşıklığını sorguluyor.
Papatyanın Hikayesi
Kendini çok seven küçük bir papatyanın dünyaya bakışını, diğer bitkilerle ilişkisini ve düşüncelerini anlatan bu hikâye, şeffaflık ve dürüstlük üzerine düşündürücü bir alegori. Küçük papatya, özellikle kaktüslere olan ilgisiyle, açık ve net olanı gizli tehlikelere tercih eden bir karakteri temsil ediyor.
Bir Şey
Çocukluğundan beri yaşadığı her şey bazı duyuların kaybolmasına sebep olmuştu. Artık duyuları hiç de iyi işlemiyordu. Yani her bir şey dışarısında kalıyordu. Etrafını sis bürümüştü. Aniden, bir uç sivriliyor, batıyordu. Canı çok acıyordu. Öyle ki uyku için başını koyduğu yastık bile çividen farksız geliyordu. O, bu ucun açtığı
Babamın Radyosu
Köyümüzde ilk radyoyu Rahmetli Babam satın almıştı.. Sonra çoğu zaten arkadaşlarım olan köyümüzün çocukları nefes nefese etrafımı kuşatarak Baksana, senin baban köye küçük ve acayip bir sandık getirdi, düğmelerine basınca içindeki insanlar hem konuşuyor hem türkü söylüyorlar vallahi, inanmıyorsan git de bak..
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18















