"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Deneme

Bugün Yalnızdım

Kalabalık içinde yalnız hissetmenin tarifi: Konuşacak çok şey varken dinleyecek kimsenin olmaması. Güçlü görünmeye alışan birinin yorgunluğunu fark eden olmayışı. Bu özel yalnızlık anında kişi kendisiyle baş başa kalır, birikmiş duygularıyla yüzleşir, ama içindeki sesi bile kendine duyuramaz. Bazen yalnızlıkla savaşmak yerine, onu kabullenmek gerektiğini anlatan içten bir

KİTAP İZLERİ

Puslu Kıtalar Atlası

İhsan Oktay Anar

Bir Düşün Atlasında Gezinmek: İhsan Oktay Anar'ın Başyapıtı İhsan Oktay Anar’ın 1995 yılında yayımlanan ve yayımlandığı andan itibaren modern Türk edebiyatının kült eserlerinden biri haline
İncelemeyi Oku

Gemileri Yakmadan

Geçmişte öfkeyle ilişkileri yakan birinin samimi itirafı. Yazar, yıllar içinde "gemi yakmak" yerine iletişim kurmanın, sınır koyarak devam etmenin daha değerli olduğunu anlamış. İlişkileri koparmak cesaret değil, çoğu zaman kaçıştı. Gerçek olgunluğun, gemiyi yakmak değil, onu ustaca yönetebilmek olduğunu öğrenmiş bir hayat dersi.

Şehadetinin 29. Yılında Batı Trakya Türklerinin Yolbaşçısı: Dr. Sadık Ahmet ve Davası

Gümülcine ve onun yanı başındaki İskeçe, İstanbul'dan çok daha evvel Türk-İslâm yurdu olma şerefine nail olmuştur. Türk-İslâm kültürüne ait unsurlarla tezyin edilen ve Türk kokan Eski Cami ve İstanbul'un kadim sokaklarından farksız olan Gümülcine sokakları bunun canlı şahididir. Şehrin muhtelif yerlerinde elif gibi dik duran çınarlar Osmanlı yadigârıdır.

Alman Emeklileri - Türk Emeklileri

Alman Emekli vatandaşları her sene değişik ülkeleri ki bunun içinde bizim ülkemizde mevcut, yaz tatillerinde gezebilmektedir. Türk Emeklileri ise ancak kendi köy ve kasabalarına ya da şehirlerine gidecek maddi imkanlara sahiptir. Bu nedenle alman emeklilerinin ayakkabıları çok gezdikleri için Türk Emeklilerinin ayakkabılarından daha çabuk ve daha fazla yıpranmaktadır...

Esin hanım ve İlham bey yıllar sonra

"Zamanla Değişen Yazarlık Yolculuğu" - Bir yazarın yıllar içinde değişen yazma deneyimini içten bir şekilde anlatan bu şiirsel metin, gençken aceleyle dökülen kelimelerin zamanla nasıl ağırlaştığını, ilhamın hiç gitmediğini ama sustuğu yerin büyüdüğünü anlatıyor. Yazmanın artık sadece anlatmak değil, kendisiyle yüzleşmek olduğunu, kelimelerin ağırlığını ve yazmadığı günlerin gerçek

Maraş Dondurmacıları ile Baş Etmenin İncelikleri

Maraş Dondurmacısından dondurma alacak arkadaşlar kulak verin ve beni iyi dinleyin şimdi. İki kişi eğer Maraş Dondurması alacaksanız dondurmacının size varyete yapmaması için birbirinize amirim ya da komutanım filan diye hitap edin ki dondurmacı da bunlar ''Ya asker ya da polis.'' diye düşünüp artistlik yapmasın size ve yanınızdakine...

Günbatımı Eski Bir Masada Başladı Her Şey

Ancak bu evin gün doğumuna bakan tarafı değil de gün batımına bakan bir damı olmasaydı bugün sizlere kitaplar hakkında herhangi bir söz söyleyemeyebilirdim. Evin damındaki o ahşap masada günbatımına her baktığımda hüzünlenmem ve kitaplarımı masaya yaymam için konulmuştu sanki

Kaygı ve Endişe İnsanı İnsanlıktan Çıkartır

Gerçek şu ki, insanları kaybetme, üzme korkusu ya da onların ihtiyaçlarını karşılama ve yetersiz arkadaşlıkları sebebiyle; yalnızlığı, sessizliği tercih ediyor oluşunuzun tek sebebi kafanızdaki; mı acaba ve birtakım endişelerden başka bir şey değildir. Kaygı ve endişenin insanı insanlıktan çıkardığına onlarca kez şahit oldum

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku
Başa Dön