Türlü Yaptım Türlü
uy anam, uyu!..bu ne pahalılık böyle!..ey uçuyor hayat!..saklandığın yerden çık gel artık beh!..
"Yazmak, bir nevi deli gömleği dikmektir; ama bu sefer onu kendi ölçülerine göre dikersin." - Kurt Vonnegut"
"Yazmak, bir nevi deli gömleği dikmektir; ama bu sefer onu kendi ölçülerine göre dikersin." - Kurt Vonnegut"
uy anam, uyu!..bu ne pahalılık böyle!..ey uçuyor hayat!..saklandığın yerden çık gel artık beh!..
Merhum Recep Yazıcıoğlunun halleri şahsına münhasırdı. Çok kere güleçti, fakat bazen yaşadıkları onu sertleştirirdi. Anadolu insanının doğal ve sıradan duruşu onda da vardı. Gösteriş meraklısı değildi. Halkla bürokrasi arasındaki uçurumları sevgi köprüleriyle birleştirmişti. O sadece Tokatın, Erzincanın, Aydının, Denizlinin değil, bütün Türkiyenin valisiydi. Onun uygulamaları halkla devlet arasındaki
YZ
ne çok pahalanmış bu evler beh:)))
Halid Ziya Uşaklıgil
Maraş Dondurmacısından dondurma alacak arkadaşlar kulak verin ve beni iyi dinleyin şimdi. İki kişi eğer Maraş Dondurması alacaksanız dondurmacının size varyete yapmaması için birbirinize amirim ya da komutanım filan diye hitap edin ki dondurmacı da bunlar ''Ya asker ya da polis.'' diye düşünüp artistlik yapmasın size ve yanınızdakine...
Küçük bir bardakta küçük fırtınalar, orta büyüklükteki bardakta veya büyük bardakta da ona göre orta boy ve büyük boy fırtınalar kopacaktır... Fırtına koparmadan önce Fırtınalar Genel Müdürlüğüne bağlanıp ''Bir bardak suda fırtına kopartacağım önlemlerinizi alın bir zahmet.'' derseniz, fırtına koptuğu zaman hem sizin hem de milletin zararı daha
Bu metin, melankolik görünen ama içinde umut taşıyan bir ruhun derin ifadesi. Yazar, insanların sahte gülümsemelerinin ardındaki gerçekleri gördüğünü söylüyor. Toplumun dayattığı etiketlere aldırmadan, tüm zorluklara rağmen umudunu koruyan ve yeni dünyalar kurabilen insanların samimi anlatımı. Gerçek gülüşlerin değerini ve yürekteki genişliği vurgulayan, içten bir düşünce akışı.
Neden insanlarımız kendi kabiliyetlerini geliştirmenin yollarını merak edip aramaz? Ya da neden insanlarımız kendi yeteneklerini geliştirip beslemek için yan desteklere ihtiyaç duymaz?
Varoluşun yarattığı sıkıntıları, problemleri, acıları, soruları çözümlemenin tek bir yolu var: Varoluşçuluk. Özgür düşünceye dayanan, her türlü otoriteyi reddeden, insana varoluşunun farkında olmasını sağlayan bir varoluşçu anlayış.
Hayatımızı kolaylaştırırken hayatı, iletişimi mi kaçırıyoruz. Bir şeyler doğru bir şeyler yanlış gidiyor. Zaman su gibi akıyor.
ben ele almış olduğum bu konuyu siz değerli okurlarımın bilgilendirilmesi amacı ile satırlara dökmüş bulunuyorum.
görüyorum ki insanlar bir başkasına hükmetmeyi marifet sayıyor bunun hoş bir durum olmadığını anlatmak istiyorum.
Emrah Safa Gürkan