"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"

Öykü

Âşıklar Hikâyesi

Ormanın kuşattığı, geceleri kurt ulumalarının ve baykuş seslerinin yankılandığı ücra bir kasaba… Hülya’yla pazar telaşına karışırken geçmişten kalan bir bakışın izini sürer. Kahvehane önünde buluşan yeşil gözler, sessiz taşra hayatının içinde filizlenen aşkı, özlemi ve saklı bir hikâyeyi yeniden canlandırır.

Otuz beş yıl

35 yıllık bir evliliğin içten ve dokunaklı hikâyesi… Zamanın yalnızca geçmediğini, iki insanı birlikte değiştirdiğini anlatan bu metin; gençliği, çocukları, kırgınlıkları ve sevinçleri geride bırakırken birbirinin elini bırakmamanın değerini hatırlatıyor. Çünkü gerçek sevgi, her şey güzelken değil; hayat ağırlaştığında da yan yana kalabilmek.

yazı resim

Varoluşun Sessi̇z Hari̇tasi

İnsan, hayatın anlamını hazır bir cevap olarak mı bulur, yoksa seçimleri, ilişkileri ve emeğiyle mi yaratır? Bu metin; varoluş, özgür irade ve kendini gerçekleştirme arayışını sorgularken, kaosun içinde anlam arayan insanın iç yolculuğuna ışık tutuyor. Belki de anlam, beklenen bir işaret değil, yürüdükçe çizilen bir yoldur.

Kimsin Sen

Ekranın ardına saklanarak dünyadan kaçan ünlü bir yazar, lüks rezidansındaki kirli ve çürümüş sabaha uyanır. Dışarıda bilgece gülümseyen yüzüyle içeride titreyen, parçalanmış benliği arasındaki uçurum büyür. Güneş, gecenin siperlerini yıkarken onu kendi karanlığıyla yüzleşmeye zorlar.

Kimsin Sen

Ekranın ardına saklanarak dünyadan kaçan ünlü bir yazar, lüks rezidansındaki kirli ve çürümüş sabaha uyanır. Dışarıda bilgece gülümseyen yüzüyle içeride titreyen, parçalanmış benliği arasındaki uçurum büyür. Güneş, gecenin siperlerini yıkarken onu kendi karanlığıyla yüzleşmeye zorlar.

Bebeler Hangi Takımı Tutuyorsa Ben de O Takımdanım

Gün içinde ki hareket kabiliyetleri ve enerjileri müthiştir çocukların. Birçok ana baba ''Oğlum yorulmadın mı pestilin çıktı az dinlen.'' dese de, çocuklar bu laflara hiç kulak asmazlar. Benim için en yaramaz çocukla bile iletişim kurmak çok da zor değildir. Bir çikolata, bir sakız, ufak bir çikletin ucundadır bu

Kitaplar Üstüne

Kitaplar Üstüne
Hastanede yatıyorumziyaretçisi gelmedi diye kırgın, gözleri dolu pek çok hastayla birlikte. Yalnızlık endişesinden kıvranan insanlar dolu çevremde.
Ben oldukça şanslıyım. Montaigne ile söyleşmek istiyorum bazen, bazen Edisonla . Kuluçkaya nasıl yattığını dinliyorum. Acaba Konfiçyüs çayı sever miydi. Evet onunla çay içebilirim. Tolstoy,

Bir bankın üzerinde…

Göle bakan eski bir bankta oturan anlatıcı, altın renkli günbatımında düşüncelere dalar. Şehrin kaosundan kaçtığı bu sığınakta, zihninde bir zamanlar yaşadığı aşkın anılarını canlandırır. Gizemli sevgilisinin öngörülemeyen ruh hallerini, fırtınalı davranışlarını ve aralarındaki derin bağı hatırlarken, geçmişin duygusal izleri günün son ışıklarıyla harmanlanır.

Başa Dön