Öykü
Dijital Fıttırma
KİTAP İZLERİ
Peri Gazozu
Ercan Kesal
Yazlıkta ki Sessizlik...
Gaziantep, 1994. Bir işadamının mali çöküşünün ve ihanetlerin yarattığı sessiz fırtınanın başlangıcı... Faturaların, çeklerin ve ödenmemiş senetlerin altında ezilen bir adam, güvendiği dostların soğuk bakışlarıyla yüzleşiyor. İnsan bazen hayatının çözülüşünü aniden duymaz, önce küçük bir çatırdı gelir. "Yazlıktaki Sessizlik", bir çöküşün ilk anlarını, iç dünyasındaki uğultuyu ve yaklaşan
Küçücük Hikâyeler - 2
-Gogol'un öldüğü günden tam yüz sene önce doğmuşum.Bu cevap biraz ukalacaydı ama o sorunun sahibi de bunu hak etmişti. Soruların hazır cevapları bekleneceği yerde soranın da araştırması gerekmez miydi? İ
Vatan Sağ Olsun
Necdet: Burada asker var mı? diye sordu. Kadın anlamadı. Boş gözlerle Necdete baktı. Necdet, kendi askerlerini göstererek Asker. Bunlar bizim asker. Sizin asker nerede? dedi.
Kadın anladı. No, No diyordu. İşaretlerle burada asker olmadığını, kaçtıklarını söylemeye çalışıyordu. Birkaç asker içeriyi kolaçan etmişti. Kadın doğru söylüyordu.
Muz Kabuğu ve Merdiven
Duvara dayalı merdiven gördüğüm zamanda kötü olurum. Altından geçmek istemem. Evet kötü bir gün olacak diye içimde hisler vardı var olmasına da, iyi de olabilir diye de düşünürüm. Evden çıkarken, o Bakaranın 255. ve 256.sı dökülür dudaklarımdan, aynı şekilde eve girerken de... Bu kadar tesadüf olabilir mi bir
Bir bankın üzerinde…
Göle bakan eski bir bankta oturan anlatıcı, altın renkli günbatımında düşüncelere dalar. Şehrin kaosundan kaçtığı bu sığınakta, zihninde bir zamanlar yaşadığı aşkın anılarını canlandırır. Gizemli sevgilisinin öngörülemeyen ruh hallerini, fırtınalı davranışlarını ve aralarındaki derin bağı hatırlarken, geçmişin duygusal izleri günün son ışıklarıyla harmanlanır.
Iskadro (Siğil)
çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum. Erkekse geçer; yok dişi ise çoğalır, artar. denilmişti. Benimkisi çoğalıp artan türdendi.
Kırık aynalarda kendi yüzümüz
İlişkiler, kırık aynalarda başlar; hepimiz kendimizi ararken, bir başkasının yaralarını sararken asıl yüzümüzü keşfederiz. Aşk, Kierkegaard'ın dediği gibi, kendini ötekine adamaktır.
Şeftali Bahçesinde
Şeftali bahçesindeki sohbetleri bazılarının gözünden kaçmamıştı.
Coşkun, o gün incir bahçesine incir toplamaya gelmemişti ve Songül eve dönerken dayanamamış, çiftlik evine gelmişti,
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20
KİTAP İZLERİ
Öyle miymiş?
Şule Gürbüz

















