"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"

Öykü

Yaşamaya çalışmak inatsa, inat da bir murat

Hayatın gerçek zenginliklerini; sağlık, huzur, aile ve güveni anlatan bu samimi hikâye, babadan kalan “Hayatta tek derdiniz para olsun” sözünün yıllar içinde kazandığı anlamı sorguluyor. 2004’te işleri bozulan anlatıcının borçlardan kaçmak için yıllarca emek verdiği işini tasfiye etmesiyle başlayan süreç, para kaygısının insan hayatındaki ağırlığını gözler önüne seriyor.

Âşıklar Hikâyesi

Ormanın kuşattığı, geceleri kurt ulumalarının ve baykuş seslerinin yankılandığı ücra bir kasaba… Hülya’yla pazar telaşına karışırken geçmişten kalan bir bakışın izini sürer. Kahvehane önünde buluşan yeşil gözler, sessiz taşra hayatının içinde filizlenen aşkı, özlemi ve saklı bir hikâyeyi yeniden canlandırır.

Tavla Tavla Beni Tavla

Yok, yok kimseleri tavlamıyoruz. Bacanak ile tavla oynuyoruz. Seneler var elime almamışım. Bilirimde oynamam. Oynarım da yenemem... Yenilirim de kızmam... Sevmemde, her zaman satrancı tavlaya tercih ederim, ama bacanak Gel sana biraz ders vereyim. deyince, tabi kaçmak olmaz, oturduk tavlaya... Bakalım burada kim kimi tavlaya...

Kitaplar Üstüne

Kitaplar Üstüne
Hastanede yatıyorumziyaretçisi gelmedi diye kırgın, gözleri dolu pek çok hastayla birlikte. Yalnızlık endişesinden kıvranan insanlar dolu çevremde.
Ben oldukça şanslıyım. Montaigne ile söyleşmek istiyorum bazen, bazen Edisonla . Kuluçkaya nasıl yattığını dinliyorum. Acaba Konfiçyüs çayı sever miydi. Evet onunla çay içebilirim. Tolstoy,

Antika iskeleler

İnsanlar seviyesizliği anlasalar bana gerek kalmazdı.
Seviyorum seviyesiz ve alçakça yürüttüğüm hayatımı.
Ayıplasanızda yok saysanızda beni, aranızda inatsal bir anıt gibi dikileceğim.
Korkunun ecele faydası var mı yok mu? Bana ne.
Hangi mülk hangi egemenlik. İdeolojiler teröristlerden daha haindirler...

Iskadro

Ayağımdaki küçük dediğim nokta, her geçen gün büyüyor, büyüdükçe çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum.

Başa Dön