"Bütün büyük edebiyat, iki hikâyeden biridir: yolculuk ya da yabancının gelişi. — Lev Tolstoy"

Öykü

yazı resim

Yaşamaya çalışmak inatsa, inat da bir murat

Hayatın gerçek zenginliklerini; sağlık, huzur, aile ve güveni anlatan bu samimi hikâye, babadan kalan “Hayatta tek derdiniz para olsun” sözünün yıllar içinde kazandığı anlamı sorguluyor. 2004’te işleri bozulan anlatıcının borçlardan kaçmak için yıllarca emek verdiği işini tasfiye etmesiyle başlayan süreç, para kaygısının insan hayatındaki ağırlığını gözler önüne seriyor.

Küçücük Hikâyeler - 2

-Gogol'un öldüğü günden tam yüz sene önce doğmuşum.Bu cevap biraz ukalacaydı ama o sorunun sahibi de bunu hak etmişti. Soruların hazır cevapları bekleneceği yerde soranın da araştırması gerekmez miydi? İ

Babaannem İle Hasbihaller - 2 -

Oyunun hiç bir özelliği yok aslında, en önemliside bu oyunda kazanan ve kaybeden yok. Uluçınar babaannem oyunu başlatmadan önce, iki iki ya da üç üç eş oluyoruz. Bir tarafta babannem, ben, babam. Diğer tarafta iki amcaoğlu bir de benim birader. Babannem baş parmağını kaldırarak, ortaya lafı atıyor.''Ha bunuda

Bir bankın üzerinde…

Göle bakan eski bir bankta oturan anlatıcı, altın renkli günbatımında düşüncelere dalar. Şehrin kaosundan kaçtığı bu sığınakta, zihninde bir zamanlar yaşadığı aşkın anılarını canlandırır. Gizemli sevgilisinin öngörülemeyen ruh hallerini, fırtınalı davranışlarını ve aralarındaki derin bağı hatırlarken, geçmişin duygusal izleri günün son ışıklarıyla harmanlanır.

Vatan Sağ Olsun

Necdet: Burada asker var mı? diye sordu. Kadın anlamadı. Boş gözlerle Necdete baktı. Necdet, kendi askerlerini göstererek Asker. Bunlar bizim asker. Sizin asker nerede? dedi.
Kadın anladı. No, No diyordu. İşaretlerle burada asker olmadığını, kaçtıklarını söylemeye çalışıyordu. Birkaç asker içeriyi kolaçan etmişti. Kadın doğru söylüyordu.

Gümüş Camgöz (Hikâyesi)

Burgaz’da sabahın dördü… Kurşuni gökyüzünün altında, topal martı Rıfkı’dan başka yoldaşı olmayan bir adam sahile iner. Her şeyi yerli yerinde görünse de içinde büyüyen boşluk onu denize çağırır. Küskün dalgalar, buruşmuş tütün ve gıcırdayan bir sandal eşliğinde, insanın kendisiyle ve suskun denizle yüzleştiği şiirsel bir yolculuk başlar.

Antika iskeleler

İnsanlar seviyesizliği anlasalar bana gerek kalmazdı.
Seviyorum seviyesiz ve alçakça yürüttüğüm hayatımı.
Ayıplasanızda yok saysanızda beni, aranızda inatsal bir anıt gibi dikileceğim.
Korkunun ecele faydası var mı yok mu? Bana ne.
Hangi mülk hangi egemenlik. İdeolojiler teröristlerden daha haindirler...

Tramvay Eleştirisi: En Azından Bir Sığır Bilinci

İstanbul tramvayında günlük yaşamdan bir kesit: Bencillik, saygısızlık ve toplumsal duyarsızlığın farklı yüzleri. Kapı önünde bekleyenler, yaşlılara yer vermeyenler, engelli bireyleri görmezden gelenler... Özenle giyinen ama ruhu körleşmiş insanların ironik portreleri. Toplumsal yaşamda kaybolmuş nezaketin ve empatinin acı bir eleştirisi.

Başa Dön