"Yazmak, aslında hayatın kendisiyle alay etmenin en ciddi yoludur." ― Virginia Woolf"

Öykü

Yüzde İki

Hayat bazen matematik hatalarını affeder.
Ama insanın karakter hesabındaki eksileri asla...
Çünkü gerçek başarı;
çok şey bilmek değil,
bildiklerinle ve yaşadıklarınla iyi bir insan kalabilmektir.

Yaşli Kurt Ve Üç Ergen Kurt

Not: siyasetle hiç alakam yok; içimde bir isyan patladı. Yazmadan edemedim. Sizi üzdüysem kırdıysam özür dilerim. Ve metinde eleştirdiğim herkesten. Dayanamadım ne yapayım, yazmasam olmayacaktı.

yazı resim

Selden Sonra

İnsan bazen bir felaketi atlatıyor ama onun bıraktığı izler hafızanın derinlerinde yaşamaya devam ediyor. Fakat günler geçtikçe şunu fark ettim: Kaybettiğim araba geri gelmeyecekti ama ben hayattaydım. Sevdiklerim yanımdaydı

Vatan Sağ Olsun

Necdet: Burada asker var mı? diye sordu. Kadın anlamadı. Boş gözlerle Necdete baktı. Necdet, kendi askerlerini göstererek Asker. Bunlar bizim asker. Sizin asker nerede? dedi.
Kadın anladı. No, No diyordu. İşaretlerle burada asker olmadığını, kaçtıklarını söylemeye çalışıyordu. Birkaç asker içeriyi kolaçan etmişti. Kadın doğru söylüyordu.

Gece Uykularım Kaçmıştı Sabah Kapıda Bekliyormuş Beni

Bazen gözlüğümü nereye koydum diye sağa sola bakınıyorum. Oradan kızım hemen sesleniyor ''Baba gözlüğün gözünde ya'' ben de ''Hay Allah kahır of ki of vay anam ben aslında sizi denemek için şaka yapmıştım'' diye geçiştiriyorum, sonra da dönüp dönüp kendime kızıyorum. Kızmakla da kalmıyorum bazen de kendime ceza

Az Daha Çıkmasaydınız Bitmiştik

Bir müddet sonra içeriye iki adam daha girmişti, ama onların ikisi de halk oyunlarından fazla anlamıyorlardı, en fazla akraba düğünlerinde Ankara Misket'i oynamışlıkları vardı. Kısa boylu göbekli birinci adam, baktı iki kişi oynuyor, kaş göz işareti yaptıktan sonra, hemen ikincinin yanına seğirterek üçlü ekip oluşturdular. Orta boylu uzun

Iskadro (Siğil)

çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum. Erkekse geçer; yok dişi ise çoğalır, artar. denilmişti. Benimkisi çoğalıp artan türdendi.

Azmi, Bir Kadın, Bir Çocuk, Bir Bebek

Azmi, hapishanedeyken gardiyan aracılığıyla acı bir haber alır: güvendiği erkek kardeşi tüm mal varlığını satmaktadır. Özellikle dededen kalan ve gelecekte değerlenmesini umduğu yüz dönümlük arazinin satılması onu derinden sarsar. Kardeşinin ihaneti, sevgilisiyle lüks içinde yaşaması ve Azmi'nin emeklerinin boşa gitmesi, hapisteki adamı çileden çıkarır. Bu ihanet, ölüm acısından

Başa Dön