Öykü
Selden Sonra
İnsan bazen bir felaketi atlatıyor ama onun bıraktığı izler hafızanın derinlerinde yaşamaya devam ediyor. Fakat günler geçtikçe şunu fark ettim: Kaybettiğim araba geri gelmeyecekti ama ben hayattaydım. Sevdiklerim yanımdaydı

Hortum
hiç bitmeyecek dillerin gazabı!..
Okumayı Öğrenmeyi O Kadar Seviyorum ki
Bahçelievlerde Ulubatlı Hasan İlkokulunun basamaklarından çıkıp, o 1-A sınıfına girdik destursuz. Baktım ki benden önce bir dolu çocuk gelmiş, öğretmenimiz ile hasbihal ediyor, esprili söylersek konuşuk ediyorlar... Biz de oturduk bir sıraya... Güzeldi ilk günler, Ali Ayşeye topu atar, ara sıra Ali ata bakar, ata biner günlerde öyle
Görünüşün Arkasındaki Gerçek
Medine çarşısında, güvenilmez görünüşlü kumaş tüccarı Halid ve şehre yeni gelen genç tüccar Yusuf'un kesişen hikayeleri. Babasının son birikimini sermaye yapan Yusuf, şehirde iş kurmaya çalışırken dikkatini çeken düzenli bir dükkan ve gözleri gülen sahibiyle tanışır. İlk izlenimlerin ve karşılaşmaların ilişkileri nasıl şekillendireceğini anlatan etkileyici bir başlangıç.
Küçücük Hikâyeler - 2
-Gogol'un öldüğü günden tam yüz sene önce doğmuşum.Bu cevap biraz ukalacaydı ama o sorunun sahibi de bunu hak etmişti. Soruların hazır cevapları bekleneceği yerde soranın da araştırması gerekmez miydi? İ
Hoş Çakalın - 2026
Eyüp'ün arka sokaklarındaki bir çay bahçesinde gece yarısı tek başına oturan bir varlık, zamanın dışından tüm hayatları aynı anda hatırlıyor. Balat'ın dar sokaklarından Mars'ın bakır gökyüzüne, Ren Nehri'nin köprüsünden Kadıköy'ün mutfağına — her karar anında orada olmuş ama hiç müdahale etmemesi gereken bu gözlemci, kurallarını çiğnedikçe insanlaşıyor. On
Deliden Mektup Var
Nasıl bir dünyaya kaldık? Delirmek için bile izin almak gerekiyor. Nerede o, özgür deliler?
Tramvay Eleştirisi: En Azından Bir Sığır Bilinci
İstanbul tramvayında günlük yaşamdan bir kesit: Bencillik, saygısızlık ve toplumsal duyarsızlığın farklı yüzleri. Kapı önünde bekleyenler, yaşlılara yer vermeyenler, engelli bireyleri görmezden gelenler... Özenle giyinen ama ruhu körleşmiş insanların ironik portreleri. Toplumsal yaşamda kaybolmuş nezaketin ve empatinin acı bir eleştirisi.
Bir bankın üzerinde…
Göle bakan eski bir bankta oturan anlatıcı, altın renkli günbatımında düşüncelere dalar. Şehrin kaosundan kaçtığı bu sığınakta, zihninde bir zamanlar yaşadığı aşkın anılarını canlandırır. Gizemli sevgilisinin öngörülemeyen ruh hallerini, fırtınalı davranışlarını ve aralarındaki derin bağı hatırlarken, geçmişin duygusal izleri günün son ışıklarıyla harmanlanır.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17











