"“Kitaplar ahlâklı ya da ahlâksız değildir; iyi yazılmış ya da kötü yazılmıştır. Hepsi bu.” — **Oscar Wilde**"

Öykü

Tekerleği̇n Gicirtisi: Geri̇ Sayim

Dünyadan ve insanlardan kopuk, ormanın derinliklerindeki devasa ahşap evde tekerlekli sandalye kullanan bir yazar adayı ve karanlık geçmişin hayaletleriyle yaşayan şizofren bir anne…Medeniyetten uzak bu tecrit edilmiş hayat, bir gün eve gelen gizemli ve genç bir misafirle (Rüzgar) tekinsiz bir boyuta evrilir. Korku, gerilim ve tekinsiz bir erotizmin

Haksızlığa Karşı Bir Selam...

Ben cesur olduğum için değil, haksızlığa uğradığım için mücadele etmiştim. Çünkü insan bazen korksa bile hakkını aramak zorundadır. Ve o gün genç bir asteğmen olarak kendi kendime bir söz vermiştim: Haklıysam, sonuna kadar hakkımı arayacaktım.

Tavla Tavla Beni Tavla

Yok, yok kimseleri tavlamıyoruz. Bacanak ile tavla oynuyoruz. Seneler var elime almamışım. Bilirimde oynamam. Oynarım da yenemem... Yenilirim de kızmam... Sevmemde, her zaman satrancı tavlaya tercih ederim, ama bacanak Gel sana biraz ders vereyim. deyince, tabi kaçmak olmaz, oturduk tavlaya... Bakalım burada kim kimi tavlaya...

Kitaplar Üstüne

Kitaplar Üstüne
Hastanede yatıyorumziyaretçisi gelmedi diye kırgın, gözleri dolu pek çok hastayla birlikte. Yalnızlık endişesinden kıvranan insanlar dolu çevremde.
Ben oldukça şanslıyım. Montaigne ile söyleşmek istiyorum bazen, bazen Edisonla . Kuluçkaya nasıl yattığını dinliyorum. Acaba Konfiçyüs çayı sever miydi. Evet onunla çay içebilirim. Tolstoy,

13\. Maaş

Eğlenecek bir yer bulamamışlardı.
Çareyi köye dönmekte buldular. Köye geldiklerine kahvehaneyi açık buldular. Arabadan inip içeri girdiler. Kimileri içip sohbet ediyor, kimileri televizyon seyrediyor, kimileri de küçük çaplı okey oyunu oynuyorlardı.
Arka tarafta bulunan odanın kapısı kapalıydı. Merak edip baktılar. İçeri girdiler. İçerde bir

Başa Dön