"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece daha pahalı." - Woody Allen"

Öykü

Uzaylilarin Kaçirdiği Genç Kiz

Genç kız disk gördüğünü, uzaylılar tarafından kaçırıldığını söylüyor ailesine, aile çok fakir, tarla işçisi ve kız baskıdan çalışmaktan deli, ilginç noktaya varıyor, tarla işçisi, ırgat ama devrimci düşünceleri ve bambaşka işleyen bir zihni var

Selden Sonra

İnsan bazen bir felaketi atlatıyor ama onun bıraktığı izler hafızanın derinlerinde yaşamaya devam ediyor. Fakat günler geçtikçe şunu fark ettim: Kaybettiğim araba geri gelmeyecekti ama ben hayattaydım. Sevdiklerim yanımdaydı

yazı resim

Yaşli Kurt Ve Üç Ergen Kurt

Not: siyasetle hiç alakam yok; içimde bir isyan patladı. Yazmadan edemedim. Sizi üzdüysem kırdıysam özür dilerim. Ve metinde eleştirdiğim herkesten. Dayanamadım ne yapayım, yazmasam olmayacaktı.

Gece Uykularım Kaçmıştı Sabah Kapıda Bekliyormuş Beni

Bazen gözlüğümü nereye koydum diye sağa sola bakınıyorum. Oradan kızım hemen sesleniyor ''Baba gözlüğün gözünde ya'' ben de ''Hay Allah kahır of ki of vay anam ben aslında sizi denemek için şaka yapmıştım'' diye geçiştiriyorum, sonra da dönüp dönüp kendime kızıyorum. Kızmakla da kalmıyorum bazen de kendime ceza

Kitaplar Üstüne

Kitaplar Üstüne
Hastanede yatıyorumziyaretçisi gelmedi diye kırgın, gözleri dolu pek çok hastayla birlikte. Yalnızlık endişesinden kıvranan insanlar dolu çevremde.
Ben oldukça şanslıyım. Montaigne ile söyleşmek istiyorum bazen, bazen Edisonla . Kuluçkaya nasıl yattığını dinliyorum. Acaba Konfiçyüs çayı sever miydi. Evet onunla çay içebilirim. Tolstoy,

Tramvay Eleştirisi: En Azından Bir Sığır Bilinci

İstanbul tramvayında günlük yaşamdan bir kesit: Bencillik, saygısızlık ve toplumsal duyarsızlığın farklı yüzleri. Kapı önünde bekleyenler, yaşlılara yer vermeyenler, engelli bireyleri görmezden gelenler... Özenle giyinen ama ruhu körleşmiş insanların ironik portreleri. Toplumsal yaşamda kaybolmuş nezaketin ve empatinin acı bir eleştirisi.

Iskadro (Siğil)

çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum. Erkekse geçer; yok dişi ise çoğalır, artar. denilmişti. Benimkisi çoğalıp artan türdendi.

Başa Dön