Öykü
Zeuskız; Sabır ve Korku
Sabır üzerine derin bir düşünce akışı: Sabretmek sadece beklemek değil, durumu sindirmek, analiz etmek ve duygularımızı kontrol etmektir. Hayatta çoğu zaman yanlış zamanlarda vazgeçeriz - tıpkı borsada kaybederken satıp, kazanırken almak gibi. Gerçek sabır korku değil olgunluk temelli olmalıdır. Bu metin, sabrın zaman kaybı değil, aksine doğru zamana
YZKitaplar Üstüne
Kitaplar Üstüne
Hastanede yatıyorumziyaretçisi gelmedi diye kırgın, gözleri dolu pek çok hastayla birlikte. Yalnızlık endişesinden kıvranan insanlar dolu çevremde.
Ben oldukça şanslıyım. Montaigne ile söyleşmek istiyorum bazen, bazen Edisonla . Kuluçkaya nasıl yattığını dinliyorum. Acaba Konfiçyüs çayı sever miydi. Evet onunla çay içebilirim. Tolstoy,
KİTAP İZLERİ
Esir Şehrin İnsanları
Kemal Tahir
Nenişti O Bizim Gözümüzde Senelerce
İpekçiyim daha küçükken rahmetli babam, eniştem, teyzemler tatile gitmişiz Didim'e... Yeni yeni ağzından kelimeler çıkıyor, konuşturmaya çalışıyorlar ''Anne, baba, kelimelerinde sıkıntı yok gibi, hadi kızım bir de enişte de bakalım.'' Yok, demiyor, demeyecek gibi... Ertesi gün bir daha ''Hadi yavrum enişte de söyle bakalım çok kolay.'' Yok, yok,
Beş Küçük Kadin Ve Abi̇leri̇ni̇n Hi̇kayesi̇ 2
benzerini okuduğunuzu sanmam, kişiler gerçek hayattan alınmadır,
Onunla Çok Güzel Günlerimiz Geçti
Bir masa, bir daktilo ve ben. Tak tak da tak tak tak tak da tak tak... O zamanın hantal daktilolarından. Şimdilerde öğrendiğime göre Hindistanda ki en son daktilo fabrikası da kapanmış. Aslında kapanmış demeyelim de bilgisayar klavyelerine yenik düşmüş. Daktilolar artık bundan sonra tarihi eser sınıfına girer bence...
Deliden Mektup Var
Nasıl bir dünyaya kaldık? Delirmek için bile izin almak gerekiyor. Nerede o, özgür deliler?
Bir bankın üzerinde…
Göle bakan eski bir bankta oturan anlatıcı, altın renkli günbatımında düşüncelere dalar. Şehrin kaosundan kaçtığı bu sığınakta, zihninde bir zamanlar yaşadığı aşkın anılarını canlandırır. Gizemli sevgilisinin öngörülemeyen ruh hallerini, fırtınalı davranışlarını ve aralarındaki derin bağı hatırlarken, geçmişin duygusal izleri günün son ışıklarıyla harmanlanır.
Dilsiz Fahişe - 8 (Son)
Hikaye/roman kahramanlarının hayali birer varlık olduğunu düşünmeyiniz, onlar belki de anlatıcı kadar canlı kanlı yani somut birer varlıktırlar!
Şeftali Bahçesinde
Şeftali bahçesindeki sohbetleri bazılarının gözünden kaçmamıştı.
Coşkun, o gün incir bahçesine incir toplamaya gelmemişti ve Songül eve dönerken dayanamamış, çiftlik evine gelmişti,
Cassandra Hotel Bodrum
Dar sokaklardan ilerliyoruz. Minibüs, yolcu alıp indiriyor. Bu nedenle sık sık duruyor ve hareket ediyor. Yolcuların büyük çoğunluğu yabancı. Minibüste genellikle hep İngilizce konuşuluyor. Türkçe konuşan yok denecek kadar az.
Şoföre:
-Ne kadar kaldı? diye soruyorum.
-Daha var, gelince ben size söylerim,
Kırık aynalarda kendi yüzümüz
İlişkiler, kırık aynalarda başlar; hepimiz kendimizi ararken, bir başkasının yaralarını sararken asıl yüzümüzü keşfederiz. Aşk, Kierkegaard'ın dediği gibi, kendini ötekine adamaktır.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20
KİTAP İZLERİ
Yaşadığım İstanbul
Selim İleri


















