"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

1\. Bölüm: Kırmızı Işığı Yakmak- Serenay Özkan (3. Sayfa)

Beyoğlu'nun büyülü gecesinde, bir gezginin kendini şehrin ritmine bırakışını anlatan atmosferik bir kesit. Karanlığın içinde dans eden sokak ışıkları, siyah lüks arabalar, kiraz ağaçlarının gölgeleri ve gecenin melodisini çalan rüzgâr eşliğinde, yaşamın koşturmacasına bir mola veren karakterin, gecenin hakkını verme arzusu. İstanbul'un bu ikonik semtinin hem yerlisine hem yabancısına kucak açan samimi ve gizemli yüzü.

yazı resim

Yahut yaşamın aceleci tarafı buna hep bir şekilde engel oldu. Bu sefer buna izin vermeyecektim. Belki sabahlara kadar değil ama en azından bu gece gecenin hakkını vereceğim.
Açık güzel bir yer bulmaktansa kedisini Beyoğlu‘nun gerçek güzelliğine bırakmayı tercih etti.
Beyoğlu yerlisini de yabancısını da nazikçe karşılayan bir yerdi. Şüphesiz ki ona da iyi davranacaktı.
Rüzgar kendi haline bir melodi tutturmuş geceleyin karanlıkta kalan insanları eğlendirmeye çalışıyor gibiydi.
Caddelerdeki arabalar pahalı ve gösterişliydi, genelde hepsinin rengi siyahtı ve temiz camlarını sokak ışıkları aydınlatıyordu. Yüksek binaların aralarından geçen yazın son rüzgarı sert ve sıcak, iri ve bol yapraklı pembe kiraz ağaçların gölgesi, sarı sokak lambalarının ışığı ile sokağı daha da gizemli bir hale getirmişti. Gölgeler giderek sıklaşmaya ve rüzgar aniden sertleşmeye başlamıştı.
Pahalı mağazaların, lüks restoran ve kafelerin arasından bir anlığına sıyrılmış ve kendimi izbe bir yerde bulmuştum.
Bir ses bu genç adamı daldığı düşlerden çekip çıkarttı. Kulaklarındaki sesi ilk başta anlamlandıramasa da biraz dikkatle ve sabırla dinlediğinde ne olduğunu anlaması fazla uzun sürmemişti. Aniden yüzünde hoş bir gülümseme belirdi ve adımlarını hızlandırdı, biraz ötede gürültücü bir değirmen olduğu açıktı. Hani şu eski olanlardan. Tahtadan yapılmaydı. Kim bilir bilmem kaç senesinde yapılmıştı ama bu kusursuz eser eski olmasına rağmen hala buradaydı. Yıllara meydan okumuştu ve üstelik içinde işçiler dahi vardı. Durup birkaç dakika değirmene baktı, sesi oldukça huzur vericiydi. Hani geceleyin yatağınızda huzursuzlandığınız anlar olur ve içinizi amansız bir bunaltı kaplar ya hani. İşte tam o anda değirmenin sesi avuturdu içini.

(Serenay Özkan)

KİTAP İZLERİ

Ezbere Yaşayanlar: Vazgeçemediğimiz Alışkanlıklarımızın Kökenleri

Emrah Safa Gürkan

"Ezbere Yaşayanlar": Modern Bireyin Konforlu Yanılgılarına Zihinsel Bir Baskın Emrah Safa Gürkan'ın kaleminden, "biricik" olduğumuz yanılgısına neşter vuran, disiplinler arası bir entelektüel serüven. Herkesin kendini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön