Prostat
Mola verinceye kadar dayanabilir miydi? Ağrı giderek artıyordu, daha fazla bekleyemeyeceğini anlayınca yerinden kalkıp şoförün yanına gitti.
"Yarınlar hepimizindir, ama bugünün kahvesi sadece benim!" - Franz Kafka"
"Yarınlar hepimizindir, ama bugünün kahvesi sadece benim!" - Franz Kafka"
Mola verinceye kadar dayanabilir miydi? Ağrı giderek artıyordu, daha fazla bekleyemeyeceğini anlayınca yerinden kalkıp şoförün yanına gitti.
Ya Hatun şu İnce Memedi bulamıyorum gördün mü bir yerlerde... Mehmet iştedir şimdi Benim oğlanın bir ismi de Mehmet. O onu diyor... Yahu ne Mehmeti ben roman olan İnce Mehmedi soruyorum sana sen bizim oğlandan bahsediyorsun bana... Hanım Haaaaa! Sen kitap olan Mehmedi soruyorsun. Görmedim ama burada bir
YZ
Aynı insanlar, farklı zamanlarda neden aynı değiller; konuşmaları farklı, gülüşleri farklı, yürüyüşleri farklı diye düşünüyorsun
Mehmet Rauf
anayasa olsun ki, cumhur başkanı Müslüman arap olsun. Başbakan hristiyan
Bakanlar değişik etnik grup ve değişik mezheplerden,
Başkan yardımcısı zenci, ve kadın
bir şeyler olsun diye beklerken, ve romana yerleştireceğim bunu: Hayatta her şey ters gitme eğilimindedir. Anladım ki hayaller kur kafanda, kafanın içinde, bir köşe kur dua köşesi gibi, tapınak gibi, böyle mutlu ol ve gerçeklerden hiçbir şey bekleme, umma, beklentiler can sıkar, olmuyorlar zaten, güzel bir orman öyle
çoğalıyordu. Ayağımın üzeri küçük küçük noktalarla dolmuştu. Zamanla bu noktalar birleşiyor ve kocaman bir yumru oluşturuyordu. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yumru büyüdükçe, bot da ayağıma dar gelmeye başlıyordu.
Iskadro denilen bu siğillerin yakmakla geçtiğini biliyordum. Erkekse geçer; yok dişi ise çoğalır, artar. denilmişti. Benimkisi çoğalıp artan türdendi.
Üniversitede ziraat mühendisliği okuyan Coşkun, yaz tatilinde aile çiftliğinde huzur buluyor. İşçilerle birlikte tarlada çalışmaktan keyif alan genç, hiçbir ayrıcalık beklemeden onlardan biri gibi davranıyor. Geçmişi düşünürken, doğayla iç içe yaşamanın ve emeğin tadını çıkarıyor. Bu samimi anlar, geleceğini şekillendiren değerli deneyimler sunuyor.
Ben, her ihtimale karşı, saha kenarındaki seyyar satıcılardan köfte de almıştım. Öyle ufak tefek şeylerle doyacak biri değildim.
Sahaya erken girmemize rağmen, etraf mahşer günü gibiydi. Saha içi seyircilerle daha şimdiden dolmuştu. Tüm seyirciler, tezahürat ederek takımlarını destekliyordu. Ama bırakın saha içini dışarısı da öyleydi. Ana
Eyüp'ün arka sokaklarındaki bir çay bahçesinde gece yarısı tek başına oturan bir varlık, zamanın dışından tüm hayatları aynı anda hatırlıyor. Balat'ın dar sokaklarından Mars'ın bakır gökyüzüne, Ren Nehri'nin köprüsünden Kadıköy'ün mutfağına — her karar anında orada olmuş ama hiç müdahale etmemesi gereken bu gözlemci, kurallarını çiğnedikçe insanlaşıyor. On
Geç bulan çabuk kaybetmek istemez.
Üç beş arkadaş, Balata muhabbete çağırmıştı bizi Buradaki her şey bugün bana yabancı geliyor Yaptığım ve yapacağım her fiil de anlamsız Henüz nedenini bilemediğim sebepler yüreğimin sıkılmasına, hayallerimin donuklaşmasına, vücudumun hareketsizliğine sebep oluyor Niye böyleyim? Onu da bilmiyorum
En kötü durumlarda bile kötü düşünmemeye çabalarım. Asansörde kalışıma bile mizah kattım. Yoksa hayat çekilmez.
Şule Gürbüz