Felçli Duygular (Neşter)
Öyle bir kördüğümle bağladın ki elimi, / Öyle bir yangının ortasında bıraktın ki beni; / Artık ne seni sevebilecek
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Öyle bir kördüğümle bağladın ki elimi, / Öyle bir yangının ortasında bıraktın ki beni; / Artık ne seni sevebilecek
işte tam / zamanında / anda oldu / bitti her şey / geç
Neye "Amin" dediğini, / Bilmeyenler gördü bu göz! / Bir ömür nefes alıp da, / Gülmeyenler
KENDİNİ ARAYAN ADAM / Kime durağandır kime şahane / Her günü evle iş ve kahvehane /
Bir zamanlar bir çocuk vardı. / Dünya ona ağır gelmiyordu. / Çünkü çocuk olmak, ağır şeyleri düşünmemekmiş.
Ocak 23, 2026 / Fazla ciddiye almayın bu hayatı. / Bir gün her şey fotoğraflarda kalacak. /
Gençken paranın en önemli şey olduğunu düşünürdüm. / Hatta hayatın kendisi paraymış gibi gelirdi. / Para varsa her şey
MÜEBBET SEVDA OTOPİSİ / Uçurumun tam çizgisindeyim, / Bir yanım platonik bir hasret, bir yanım dipsiz boşluk.
Sana ait ne varsa / Öylece bıraktım ortada. / Gülüşlerini bıraktım, / Sevişlerini... /
Kapatsam gözlerimi / Bitse her şey... / Duysan anlasan / İki damla yalnızlık bu hayal...
Boğuluyordum. / Ama kimse suyu görmüyordu. / Herkes kenardaydı. / Kuru. / Güvende.
Ben kimim diye sormuyorum. / Çünkü bu soru artık masum değil. / Cevabı olanlar erken öldü, /
Kimse kimseye acımıyor artık. / Çünkü acımak, durmak demek. / Durmaksa bu çağda suç. / Herkes
Korona zamanıydı. / Takvim yaprakları değil, insanlar dökülüyordu. / Her gün bir sayı açıklandı; / ölüm,
Kalabalığın içinde bir yüz gördüm. / Geçmişten kalma, / tamamlanmamış bir cümle gibi. / Yan yana
Başım dağlar boranı, ömrüm bir mülteci kampı, / Sırtımda kırk yıllık sızı, elimde vatanın lambası. / Söylesenize ulan! Hangi
Anılarım var zihnimde yıllanmış, / Sararmış, solmuş, soranı kalmamış, / Hafriyat çoğu yaşanmışlık boyu, / Kazıyıp
Dudakların soğuktu bugün, / Birşeyler eksilmişti sanki, / Sanki biraz sevgin azdı, / Uzak kalmıştı elin,
Seni seviyorum haberin varmı? yanıyor yüreğim, ben, küle döndüm / Gül boyun bükmüş, bağban ne yapsın, Gül'den ayrı kalmış, Bülbül' e döndüm
ben karanliktayim / içimi aydinlatan ışık / yağmurun arkasında / surat düşmüş,gözler devrik /
Yağmur damlası olup bir garibin gözyaşına karışmak isterdim / Onu anlamak için / Sonra toprağa düşmek isterdim
Seni hatırlayamasam da iyi ki senin evladınım. / Sevgili babam... / Birlikte yürüyemediğimiz yolları, / Tutamadğım ,öpemediğim ellerini hayal ediyorum zaman
Ugrıdan, yatdan el çek ogıl. / Yavızdan, suktan kek sakla. / Yir Sub idisi Tengri ermiş; /
Biz bu hikaye ile yaşam boyu onur ödülü alamayız arkadaşım. / Uzatmaya lüzum yok, kaybettik işte... / Ne şiirlerimiz
Her hayat kaybolur / Başka hayatların içinde anlara bölünerek / Anlar yaşayın anlatmaya değer anılar yaşatacak /
ŞEHR-İ SOYTARI: BÜYÜK OPERASYON / Kapatın o ışıklı sahneleri, perde insin bu düzene; / Şehr-i soytarı bir panayırda, neşter
Öyle bir sevdaya düştüm ki, / Adı vuslat değil, adı yıkım. / Tadı damağımda bir idam urganı,
ARADIM BULAMADIM / Yine elimden düştü kalemim ile kâğıt / Yüreğime kan ile yazdım tüm hasretini /
\*\*•Meftunu oldum o efsunlu, zehirli bakışların, / Lal eyledi dilimi, kalbime inen o hilal kaşların. / Ben sende tutuklu
\*\*Neşteri vurdum bugün bu şehrin sahte yüzüne, / Bir çıkmaz sokakta çöktüm, kendi leşimin dizine. / Ben bir sevda
Çocukluğumuzun acı- tatlı hatıralarını oluşturan yegâne temel taşıdır çocukluk arkadaşlarımız… / Kanayan dizimizin merhemi, çocukluk oyunlarımızın yoldaşı, çocukluk aşklarımızı anlattığımız sırdaşlarımız; hayal
Cebimiz Değil, Sesimiz Boştu / Babam derdi ki: / “Tek derdimiz para olsun.” / Çünkü paranın
Yolcu! / Heybende neler var? / Sevgi ile vefakârlık! / Başka? / Ahlak
KIRIK IŞIKLARIN VİCDAN REÇETESİ / Evvelâ dik dururdu, koltuğunda bir değnek, / Mendil satar, şeref satmazdı bu genç yürek. / Elazığ’ın rüzgarı vururken sinesine, /
Uçup gidiyor günler / Ölü zamanlar kalıyor ardında / Ruhları bugüne yankılanan / İzleri bugünde yaşayan
Müebbet yemiş basit bir sevdadan / Oysa en fazla bir yıl olmalıydı bu dönem / Aşkın bedeli
Bu gün nə qəm nə kədər. / Dünya yansın, yer titrəsin, / Arxanızca yerisin dənizlər! /
Her akşam boş hayallere sarhoş olmak, / Olmayan cennetin tanrısı, / Uçamayan meleklerin hikayesi, / Anlat
Belki vakit tamam, gidiyorum ben, söylemem kimseye,sessiz giderim / Ne gel diyen oldu, kal diyenim yok, sitemim olmaz ki, kime ne deyim
MAHŞER-İ MATEM / Bak pas tuttu anahtarım / Kilitli kaldı yar kapılarım / Sensizlikte esir, hasretinde
Bilirdim seni, gözlerinden, / Okyanus gibi bakardın, / Dibe çökmüş hazineleri, / Nasılda koynuna takardın,