"Bugün 13 Nisan 2026. Hayatımın en büyük yalanı, 'birazdan toparlarım' demekti." – Franz Kafka"

Hena 1 Nedensizlik

"Nedensizlik", kalbin mantıksız çarpışlarını ve sevginin nedensizliğini şiirsel bir dille anlatan derin bir eser. Hena'ya hitaben yazılmış bu duygusal metinde, aşkın fiziksel değil bilişsel yanı, bulunmuş bir yitik gibi hissedilen bağlantı ve şefkat duyguları incelikle işleniyor. Şair, sevginin mantıkla açıklanamayan doğasını ve iç seslerin yönlendirdiği duyguları etkileyici bir şekilde resmediyor.

yazı resim

Nedensizlik

Kalp çarpar
Nedensiz de çarpar Hena

Fizikselinden bahsetmiyorum
Biliş seliyle
Çarpar Hena çarpar
Sen karşısındaysan
Nedensiz de heyecan olur

Nedenini sormaz sevi
Nedensiz de sever Hena

Deprendiğimsin Hena
Nedenli davranır deprem
Ama bilişsel değil

İnsanlığı
Ve kendisini duyuyorsa yürek
Mefkure de paylaşılır bazen…
Bazen Hena bazen
Biri biraz az, biri biraz fazla
Duyuşa göre
Nedensiz de paylaşılır

İşte Hena sen,
Sanki yitiği bulunmuş
Duyuran da sen, duyulan da sen
Başı tekil olmuş, sonu tikel yaşanmakta
Başlangıç ve sonun arası, başlatılmakla
Bu uçsuz bucaksız mesafeyi duyuşla
Şimdi sonun başına yaşanılmakta

Hani yiter de bulursun ya...
İşte yitişle bulunuş arasını
Ala vereyle kaybetmek istemiyorum Hena

Bir şefkat, bir masumiyet duyuşla
Bir ziyanın sesiz mesafesine dağlanıyor sun
Ziyanı soran da ben, ziyanı duyanda ben
Ne yalnızlık değil mi?

İşte, nedensiz sevi böyle bir şey
İç seslerinle seversin, tınılmasan da…

Geçmişi yıkanmasın, şimdisi tıkanmasın diye
Hani ey gözyaşım akmayacaktın

Hangisi sin Hena, Hangisi;
Duygu olan mı, Duyguda olan mı?
Yıkayan mı, yıkanan mı?

Her sevi
Bir maliyetle karşılanır Hena
Fedakarlıklarım mısın, Fedam mı?

Hayali sürsün diye
Hani ey iç sesim susmayacaktın
Ürkütür denli sıcak bakmayacaktın
Bir icaba cevaptın, ya şimdi nesin?
Güneşini görmüş buz misali yayılmakla

Yoktular ama söylenirler
Hiç olmamış ama sanki olmuşlar gibi

Bayram KAYA

15.03.2026

Hena 1

Harabesiyle Ninova’ya bakınca
Karışıktır duygular
Kâh köpüren deniz dalgasıdır
Akabinde fırtınasını atlatmışta
Kâh süt liman.
Zavel olmayınca zeval olmaz.

Ciğercinin olmak ister kedi
Kasap ise ölümlerden yüz tutmuştur.
Patrona göre fabrikada boykot fuzulden
Ne de olsa kölelerdir
Efendilerinin sarayıyla sevinir.

Uysallıkla karşılamak değil
Yoksulluğa direnmek gerekir
Yenilmeye mahkum iken
Deli mi?
Spartaküs niye isyanda?

Böyle böyleyken;
Kassandra’dan sonra*
İnanmayınca
Pandora’nın kutusu açılmıştır.

Bir sen misin Oidipus,
Kaderinde kaçamayan?
Ciğerden tutuşan Prometyüs
Cihanı kana bular insan için
Zeus’a karşı ateşi çalmıştır.

Aşk tepe takla, meşk Ayyuka...
Çevir gözünü Hena!
Ayyuka ile gök yuvara bak
Gördüğün
Ben mi sonsuzluk, sonsuzluk mu ben?**

Hena!
Sözün bittiği yerdeyiz
Dert sende derman bende
Yoksa derman sende; dert mi bende?
Kaşanelerde dem vururduk
Şimdi kaybedenler kulübü, efkarımız

16.03.2026

Bayram KAYA

Zavel: Düşme, eksilme, tükenme
Zeval: Yok olacak olan. Sonu olan
*Kassandra mitolojisi: Apolyon’un lanetidir. Bu lanete göre Kassandra geleceği görecek, bilecek ama anlattığına kimseyi inandıramayacaktır. İnanmama laneti.
**Ben mi seven, sevilen mi ben?

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön