"Bugün 13 Nisan 2026. Hayatımın en büyük yalanı, 'birazdan toparlarım' demekti." – Franz Kafka"

yazı resim

Kalemler tik atıyor duvarlara
Silgilerin ellerinde faraç
Halıları tokmaklıyor davullar
Deri değiştirmiş gibi koltuklar
Yanar döner kumaşlar parıldıyor.

Birileri çimenlerin rengini mi değiştirdi?

Bana mı çemkiriyorsunuz, bayım?
Hayır, ne haddimize güzel bayan.
Birileri multimedya sistemini kurcalamış,
Karterin içine kaçmış tutucular.

Araç motoru yağ yakmış,
Ondan başım ağrıyor camlarda.
Canınız sıkılmış besbelli,
İçtimaya çıkarıyorsunuz köfteleri.
Oysa kralların ateşe verilmeli kulübeleri.

Uzatıyorum elimi,
Kâbustan çıkmak ne mümkün.
Üzerine yayıldığım kitapların
Altında kalıyor koyunlarım.
Firavun faresi tahtından sesleniyor:
“Yakın bir zahmet kulübemsileri!”

Yılan oynatıcıları geçiyor sekerek,
Tombul kurbağalar gibi prensler,
Sepet satıcıları, dansözler,
En arkada saray soytarıları.

Alev alev nefes alan ne varsa
Toprakta, kuruda, yaşta, kaldırımda...
En mahir dalkavuk yarışmasında.

Atların nallarına geliyor sıra,
Mıhları kontrol ediyor bürokratlar.
Kancık bir tebessüm çakallarda,
Maaş kuyruğuna girmiş hortumcular.

Hayattan bezdirmek için köleleri
Bal döküp ineklere yalatıyorlar sinekleri.

Canınız sıkılmış besbelli,
İçtimaya çıkarıyorsunuz köfteleri.
Oysa kralların ateşe verilmeli kulübeleri.

Hayattan koparmak ne kolay,
Çayırda onca masum tavşan...

Canınız sıkılmış besbelli,
İçtimaya çıkarıyorsunuz köfteleri.
Oysa kralların ateşe verilmeli kulübeleri.

Nefes almasın saksılarda kuzucuklar!

Hadi bakalım,
Usta kalemler, yazın bunları da görelim...
Yazın da bilelim bir zahmet vakıaları:
Boş beleş borazancıları, kanun bozucuları,
Vurguncuları, goygoycuları, hurdacıları.

Bir tarak yaptırdım hakiki koç boynuzu.
Canı isteyince
Tos vurur mu acaba bal kabakları?
Hediye etsem mi firavun faresine
Benim kemik tarakları?

Hayaller çalınmış düşlerin koynundan,
Cellatlar kurbanlarına ağlıyor,
Birileri alkış tutuyor.

Sahi ne olmuş
Şu göbekleri açıkta koyanlara?
Tilkiler yelliyor bizim fareleri.
Karpuz mu koymuşlar koltuklarına?

Rüya bu ya, uyanıveriyorum sonra.

Canınız sıkılmış besbelli,
İçtimaya çıkarıyorsunuz köfteleri.
Oysa kralların ateşe verilmeli füzeleri.

Canı sıkılınca sahi bizim kabak
Tos vurur mu
Zalimin suratına abanarak
Şu sarı kabak ve
Bizim boynuzdan imâl tarak!

Canınız sıkılmış besbelli,
İçtimaya çıkarıyorsunuz köfteleri.
Oysa kralların ateşe verilmeli yürekleri...

KİTAP İZLERİ

ZEYTİNDAĞI

Falih Rıfkı Atay

Bir İmparatorluğun Veda Mektubu: Falih Rıfkı Atay'dan Zeytindağı Her milletin tarihinde, hatırlamaktan kaçındığı, üzerine bir sessizlik perdesi çekmeyi yeğlediği dönemler vardır. Bizim için Osmanlı İmparatorluğu'nun
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön