"Bana bir roman yazmak için yeterli zaman verin, size dünyanın tüm uykusuzluğunu vereyim." — Virginia Woolf"

Gözleri̇mde Kan Damlasi

Bu şiir, derin bir acı ve yalnızlığın çarpıcı anlatımını sunuyor. Yazar, kanla, ölümle ve terk edilmişlikle dolu iç dünyasını güçlü metaforlarla resmediyor. Ruhtaki yaraların, içsel çığlıkların ve dayanılmaz acının portresi çizilirken, okuyucuyu karanlık ama etkileyici bir duygusal yolculuğa davet ediyor. Mezarlıklar Şairi'nin bu eseri, varoluşsal ıstırabın şiirsel bir manifestosu niteliğinde.

yazı resim

** Gözlerimde kan damlası,
Ruhumda celladını bekleyen bir mahkûmun son duası...
Hangi nehir temizler bu alnıma sıçrayan kara lekeyi?
Hangi musalla paklar, yaşarken ölmüş bir cesedin yarası?

Çekilmiyor artık bu göğüs kafesimin dar ağacı,
Ciğerlerimde soluduğum hava, barut ve küle kesti.
Güneşi vurdular şafağın tam orta yerinde,
Üstüme, cehennemin kapısından kopan o uğursuz yel esti.

Susturamazsınız artık bu içimdeki sessiz çığlığı!
Ben ki; uçurum kenarlarında çiçek açanların şairiyim.
Kırın kalemimi, sökün yerinden bu yorgun kalbi;
Zira ben, terk edilmiş bir kentin en sahipsiz silsilesiyim!

Şimdi her mısra bir neşter, her kelime bir darbe,
Dökülsün ne varsa içimde, kalsın ardımda viran bir hane...
Gözlerimde kan damlası, dilimde paslı bir hançer;
Zirvesindeyim acının, bu dünya artık bana bir bahane!

(Mezarlıklar Şairi)​
Doğuş KILINÇ **

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön