"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmadığınızı herkesten saklamanın en meşru yoludur." – Charles Bukowski (kurgusal)"

"Neşter"den Bir Enkaz Şiiri: YIKIM

"Kalin" şiiri, yıkılmış bir sarayın metaforu üzerinden yaşanmış derin bir hayal kırıklığını anlatıyor. Yalanlar üzerine kurulmuş ilişkilerin çöküşü, içsel yıkımlar ve kader karşısında çaresizlik temaları, güçlü imgelerle işlenmiş. Şair, kendi enkazından çıkamayan ruhun acısını, neşterin bile kesemeyeceği bir sızı olarak tasvir ediyor. Doğuş Kılınç'ın kaleminden çıkan bu eser, yıkılmışlığın içten bir portresi.

yazı resim

**Gördüm ki temeli yalanla atılmış,
Üstüme yıkıldı o koca saray.
Meğer her bir tuğla zehirle katılmış,
Altında kaldığım, o kapkara ay.

Neşter bile kesmez bu derin sızıyı,
İçeride ne kolon kaldı ne de bir duvar.
Alnıma yazmışlar bu kara yazıyı,
Yıkılmışım artık, kimim kimsem var?

Adını koyduğum o "kahpe" dünyada,
Kendi enkazımdan sağ çıkamadım.
Gerçek sanmıştım, meğer bir rüyada,
Bu viran gönlümü, ben yıkamadım.

Şair: Neşter (Doğuş Kılınç)

**

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön