Edebiyat dünyasına bakarsanız genelde/çoğunlukta erkekleri görürsünüz. Bu durum erkeğin egemenliğinden mi kaynaklanıyor yoksa asırlardır kadının üzerinde uygulanan baskıdan mı yoksa erkekler yazmaya daha mı meyilli? Yoksa edebiyat dünyası bir erkek monopolu mudur? Edebiyat dünyasında kadınlar niçin ön plana çıkamazlar. Diğer taraftan köşe yazarı olarak kaç kadın/erkek tanırsınız? Bu branş da kadınların eksikliği/azlığı nereden kaynaklanıyor? Zira bilhassa köşe yazarlığın düşünceler ürettiğini düşünürsek, o zaman bir erkek düşüncesi olan dünyada mı yaşıyoruz. Bu dünyayı erkekler mi düşlüyor? Yoksa kadın ile bir erkeğin arasında düşünce farkı yok mu? Hani ha kadın yazmış, ha erkek yazmış misali.
Sevgilerimle
Edebiyat konusunda erkekler neden daha başarılıdır?
3 görüntülenme · 6 ileti
Edebiyatla kısıtlamak doğru değil bu bakış açısını. Dünyada neredeyse bütün cumhurbaşkanları ve savaş komutanları da erkek olmuştur. En ünlü ressamlar, mimarlar ve bilim insanları da çoğunlukla erkeklerden çıkmıştır. Ancak bu durum kadının yeteneği ya da başarısıyla uzaktan yakından ilgili değildir. Aşağı yukarı bütün kültürlerde (ve ne yazık ki özellikle İslami kültürde) erkeklerin daha baskın ve otoriter olmalarının ürpertici bir belirtisi bu. Bu durumdan "erkekler daha iyi roman yazar" türünde bir sonuç çıkarmak tahrik edici ve trajik olmaktan öte bir anlam taşımaz. Erkekler iyisiyle, kötüsüyle her alanda kadınlardan daha ön planda duruyor. Bunu da çoğu kez kadınları ve yeteneklerini ezerek başarıyorlar. Fatma Aliye Hanım'ın gelecek tepkilerden çekindiği için George Ohnet'ten yaptığı bir çeviriyi "Bir Hanım" imzasıyla yayınlaması bu durumun göstergelerinden sadece biri. Tepkisinden çekindiği kişiler herhalde diğer hanımlar değildi. Aynı durum birçok Avrupalı kadın yazar için de geçerlidir.
Diğer tarafta Emily Jane Bronte (Ellis Bell erkek müstearıyla yazmıştır), Charlotte Bronte, Frankenstein'ın yaratıcısı Mary Shelley, Louisa May Alcott, Emily Dickinson ya da Virginia Woolf gibi yabana atılmayacak sayısız kadın yazar da var. Harper Lee, Toni Morrison gibi daha çağdaş ve başarılı kadın yazarlar da vardır. Liste uzayıp gidebilir.
Neyi görmek istediğimizle ilgili biraz da.
Beni asıl düşündüren; erkeklerin düşlemiş ve kurgulamış olduğu bir dünyada yaşayıp yaşamamızdır. Çünkü peygamberlerin bile hepsi erkek. Şayet hal bundan ibaret ise bu dünyada olup bitenlerin hepsinden (açlık, savaşlar, sömürü vs.) sadece erkekler sorumlu tutulmalıdır. Yoksa erkekler uyguluyor ama kadınlar perde arkasında uygulattıran taraf mıdır?.
Doğa kanunu gereği erkek üstünlüğü söz konusu.Avcı erkek.Örneğin yemeği kadınlar yapar ve aşçı olarak bilinirler ama asıl aşçı erkeklerden çıkar.Lüks otellerden en küçük lokantalara kadar dünyanın en iyi aşçıları erkektir.Burada tat ve lezzet kavramı ortaya çıkıyor.Avcının aldığı tat meselesi.Savaşları da o avcı çıkartıyor haliyle.Bu edebiyattan, sanattan bilime, politikaya kadar her alanda böyledir.Doğayla, yaşamla mücadelenin getirdiği avcı kazanımlarıdır sanırım ortaya çıkan üstünlük.
Sayın Durmuş ben sizinle aynı fikirde değilim, aynı zamanda edebiyat konusunda erkeklerin daha başarılı olduğu konusunda da aynı fikirde değilim. Edebiyatta başarılı birçok bayan yazar ve şair vardır. Lütfen bunları gözardı etmeyelim.