"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Çi̇fte İnfaz

Bu şiir, hasret ve kanser gibi iki ağır yükü aynı anda taşıyan bir insanın iç dünyasını yansıtıyor. Fiziksel ve duygusal acının iç içe geçtiği dizelerde, sevdiğinden ayrı kalmanın verdiği acı, bedeni kemiren hastalıktan daha derin bir yara olarak tasvir ediliyor. Yaşam ve ölüm arasındaki ince çizgide, umut ve umutsuzluk arasında gidip gelen bir ruhun çaresiz haykırışı.

yazı resim

**Zaten hasretin çökmüştü, dağ gibi omuzlarıma,
Nefes alamazken, bir de bu kanser düştü kanıma.
Söyle, ne gerek vardı bu sonu gelmez azaba?
Ruhum zaten enkazdı, şimdi bedenim de mi kurban bu hesaba?

Hasretin bir ur gibi büyürken sol yanımda,
Hücre hücre tükeniyorum bu dertli masada.
Doktorlar neşter vurur, sancım diner sanırlar,
Oysa ciğerimdeki yangını ancak ölüler tanırlar.

Kanser dediğin nedir ki? Senin yokluğun kadar acıtmaz,
Hasretin vurduğu yarayı hiçbir ilaç kapatmaz.
Biri canımı kemirir, biri umudumu içer,
Bu ameliyat masasından ancak kefeni giyen geçer.

Öyle bir yük ki bu; ne atılır, ne satılır,
İnsan bu kadar kederle nasıl hayata katılır?
Her nefeste bir parça daha eksilirken dünyadan,
Uyandırın artık beni bu kabus dolu rüyadan!

Neşter vurun ruhuma, içindeki hasreti sökün,
Sonra bu sahipsiz cesedi karanlık bir kuyuya dökün.
Sebep olanın boynuna olsun bu çifte infazın vebali,
İşte budur Doğuş Kılınç’ın o perişan, o son hali...

Şair: Doğuş KILINÇ Neşter Ameliyat Masası**

KİTAP İZLERİ

Başka Yollar

Enis Batur

Enis Batur'un Zihin Labirentinde Bir Gezinti Türk edebiyatının en üretken ve sınır tanımayan kalemlerinden Enis Batur, okurunu bir kez daha kendi zihin coğrafyasının dolambaçlı patikalarında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön