"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Sürgünün Şafağı: Vatanın Neşteri

Vatan aşkı ve milli direnişin sesi olan bu şiir, hayatı mülteci kampı gibi zorlu geçen bir vatanseverin haykırışını yansıtıyor. Acıları bal eylemiş bir milletin evladı olarak şair, bayrak ve vatan uğruna her fedakârlığa hazır olduğunu vurguluyor. Sessizliğin ardındaki fırtınayı, tam bağımsızlık özlemini ve vatanı namusu bilme duygusunu güçlü dizelerle aktarıyor.

yazı resim

Başım dağlar boranı, ömrüm bir mülteci kampı,
Sırtımda kırk yıllık sızı, elimde vatanın lambası.
Söylesenize ulan! Hangi rüzgâr yıkar bu koca çınarı?
Hangi el kirletebilir o göklerdeki nazlı hilali?

​Biz ki acıyı bal eylemiş, prangaları parçalamışız,
Gerekirse bu toprak uğruna, canı darağacına asmışız.
Öyle sessiz durduğumuza bakmayın, fırtına öncesiyiz;
Biz bu şerefsiz düzenin içinde, vatanın ta kendisiyiz!

​Zehir zıkkım olsun bize, o bayrak inince gülmek,
Bize yakışan ya tam istiklal, ya bu yolda mertçe ölmek.
Kapatın perdeleri, bu sahte oyunun son perdesi bu;
Vatan dediğin benim namusum, benim en büyük tutkum bu!

​Doğuş Kılınç der ki; neşter vuruldu bir kere yaraya,
Vatan sevgisi sığmaz ne paraya, ne de o kirli saraya.
Mezarlıklar Şairi değilim bugün, dirilişin sesiyim;
Al bayrağın gölgesinde, ebediyetin bekçisiyim!

​Neşter Ameliyat Masası / Doğuş Kılınç

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön