"Roman, elde taşınan bir aynadır. — Stendhal"

İki Adımlık Şiir

“İki Adımlık Şiir”, aşkın ve kaybolmuşluğun merdivenlerinde ilerleyen sarsıcı bir iç döküm. Kaldırım, sahanlık, tırabzan ve paspas imgeleriyle gündelik hayatın yorgunluğunu büyütürken, şiirin ritmi iki adımda yükselip üçüncü adımda uçurumun kıyısına varıyor. Sevdaya düşmek bile bile ve sonrası solgun zamandan tat almaya çalışan bir ruhun karanlık, çarpıcı yürüyüşü.

yazı resim

İki Adımlık Şiir

Ökçesi rıhtına yüksek adımlarla

Düşümde düşe yazdı bir yarım,

yalınayak alışmışken kaldırımlara

Sormayın gitsin ayakkabılarımı

onlar da bilir kaç basamak sonra sahanlık olduğunu

Mermerin kayan tarafı kadar ıslak...

Ve paspasın birikimi kadar yılğın olduğumu

Bilmukabil sevdaya düşen bilmez mi yolunu?

Kaç zamandır sokağım yok

evim desen meçhul.

Bir basamak sonrası sahanlık işte

üç adım sonrası intihar

Tutunacak tırabzan gıcırtısı

kemirir tüm cumbaları

tezgahta bir iki zerzevat masa kadar yorgun

sinek kuşu asılır havada

belki de tat almak zamanıdır solgun zamandan

gereği yok...

Bu yola düşen bilmez mi

düşün dahi unuttuğu sonunu?

İlk iki adım şiir

Üç adım sonrası intihar işte

İsmail Erdoğan (tcpassenger) 03.08.2026 / Ankara

Yorumlar

Başa Dön