**Evrenin Ortasında
Gözlerim, mor gölgesinde gecenin.
Şehirlerim, uykusunda yalnızlığın.
Sokak lambaları,rüya fedaileri, adım adım seni arıyor sessizliğimde. Duvarların siyam gözleri sesimin üzerinde; her taş bir sır, her gölge bir sen taşıyor.
Rüzgâr, yıldız tozlarını saçlarına seriyor. Kasım soğuğu dar sokakta bir ıslık; altı ritim, topuk sesleri düş katili olur sevdama.
Her sokağım sana çıkar, mavi bir deniz düşüne; ve her dalga, adını fısıldayan bir sandal gibi durur rıhtımlarda.
Ay, sessiz bir tanık. Gecenin göğsünde içimdesin. Bu sensiz yokluğun ilk evresinde sayısız kez tekrar ediyorum seni.
Yakamoz içimde acıyor; beyaz ellerinin ortasındayım, tüm gelgitlerimle.
Bir bulut geçiyor uzaklardan. Her sezgi kalbimi titretiyor. Ve ben seni beklerken, küçük bir yıldız düşüyor
mor gölgelerden avuçlarıma: Bir şehir kadar yalnız, bir ömür kadar kısa…
Evren, özlemimizi fısıldıyor asumanın ardından. Rüzgâr, gezegenler, gökyüzü hepsi birer tanık kaybolan zamanın dilsiz matemine.
Ama ben; her sabah doğan güneşte seni buluyorum, her akşam batarken bulutlarda seni görüyorum.
Ve bil ki, zaman ve mesafe ne kadar geniş olursa olsun, kalbim, sonsuzluk kadar senin.
Gözlerin, mor gölgesinde evrenin saklı bir giz
olsa da.
Tcpassenger_İErdoğan 29.11.2025/Ankara**