Kalplerinizde Nefrete Yer Vermeyin
nefret, insanoğlunun vicdan yoksunluğuna sürüklenmesine ve kalplerin taşlaşmasına sebep olarak gösterilmektedir.
"Gelecek mi? Ben daha dünün taslaklarını bitiremedim ki!" – Franz Kafka (kurgusal)"
"Gelecek mi? Ben daha dünün taslaklarını bitiremedim ki!" – Franz Kafka (kurgusal)"
nefret, insanoğlunun vicdan yoksunluğuna sürüklenmesine ve kalplerin taşlaşmasına sebep olarak gösterilmektedir.
Hangi meseleleri mesele yapmayacağımıza gelelim ki meseleler mesele olmaktan çıksın. Trafik meselesini mesele yapmamak için bize mesele olan sarhoş araba kullananlardan, hızlı araba kullananlardan, kurallara uymadan araba kullananlardan kurtulmamız en büyük meselemiz olmalı bence. Ne dersiniz? Çok önemli bir mesele değil mi?
YZ
Yahudi asıllı Amerikalı yazar Susan Sontagın eseri Bir Metafor Olarak Hastalıkı hafızam beni yanıltmıyorsa bundan 5 yıl önce bir arkadaşın tavsiyesi üzerine okumuştum Bir Metafor Olarak Hastalık kitabı 1988 yılında Dr. İsmail Murat tarafından Türkçeye çevrilerek BFS (bilim-felsefe-sanat) yayınları tarafından basılmış.
Gaye Boralıoğlu
karekter, insanoğlunun yapısının oluşumunu sağlayan ve küçük bir deprem etkisi ile yıkılmamasını gerektiren en önemli yapı taşıdır.
Aslancık'tan geriye ne kaldı? Çektiğim birkaç fotoğraf ve Köpeğin Adı Badi adlı romanımda onunla ilgili birkaç satır. Güle güle sevgili arkadaşım Aslancık.O masum, temiz bakışlarını hiç unutmayacağım.
Edward Said, Şarkiyatçılıkta, bilginin yozlaşmasına ve insani çabanın beyhudeliğine ilişkin bir çeşit ansiklopedik güldürü romanı olan Bilirbilmezlerde Gustave Flaubertin, 19. yüzyıl Burjuvazisinin kendi eşitleştirici yetersizliklerinin, sıradanlıklarının acemi kurbanları haline getiren o hayal kırıklığına uğratıcı deneyimlerinin bütününü ele almıştır.
üç fıkra var...
Çıkış yolu mutlaka vardır.
Bu demokrasi denen meret de öyle nazlıdır ki gelsem nasıl olur, gelmesem nasıl olur, diye durmadan düşünür durur. Sam Amca ve yeğenleri bir ülkeye demokrasi getirmeyi kafalarına koymuşsa uğraşır dururlar o ülkeyle... O ülke de herkesin özgürlüğü vardır artık bundan sonra. Nasıl bir özgürlük demeyin? Bu özgürlük onların
Siz dahi olabilirsiniz ve onlar dâhileri hiç sevmez.
Ben hep kendimce, kendi bildiğim salt yolda ilerledim Bu yolda haklı çıktım mı? Çıktım. Yine haksız çıkıp bu yolda bedeller ödedim mi? Ödedim. Sor bana pişman mıyım? Değilim tabi ki Niye? Ben öyle istedim, yaşadım, hissettim ve öğrendim.
Mahir Ünsal Eriş