Gerçeklerle Yüzleşmeyi Bekleyelim
bizler eleştiri yaparken neden her zaman kötü olanları eleştiriyoruz?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
bizler eleştiri yaparken neden her zaman kötü olanları eleştiriyoruz?

Refah seviyemiz arttı haliyle, hiç bir ev de tek televizyon yok artık İki, üç dört, hatta daha bile fazlaya çıkıyor evlerde ki televizyonların sayısı... Her ne kadar Avrupalılar ve Amerikalılar çok seyretmeyip, okuma yoluna gitseler de, biz Türk Toplumu bir türlü vazgeçemiyoruz televizyondan. İyi de etmiyoruz kanımca... Çocuklar
İlla sanatçı mı, sinemacı mı olmak lazım, Kırmızı Halı da yürümek için? Sıradan bir vatandaş olarak ben ya da bir başkası Kırmızı Halı da yürüyemez miyiz? Ya da sadece yürünür mü Kırmızı Halıda? Koşarak geçse birileri Kırmızı Halının üstünden, Kırmızı Halı da o koşarak geçene darılır mı? Bir
yalan; bir çok şahsiyetin bir bina misali yaşamını üzerine kurmaktan kaçınmadığı, sağlam olmadığı tescillenen temeldir.
İnsanlar, yani yörenin insanı size yardımcı olmak için elinden geleni yapardı. Zaman içerisinde toprakları para edince onlar da bozuldu. Bir filimden bir replik aklıma geldi Para adamı bozar.
İnsanların güzelliğine bakar mısınız, kiracısı olduğunuz bir evin sahibesi sizin için erkenden kalkıp dolma hazırlıyor. Bizim insanımızın böyle
\*Zorba yönetimlerin tek iyi tarafı, ömürlerinin fazla olmamasıdır.\*Hatalar, erdemlere çıkmayı sağlayan merdivenin basamaklarıdır.\*Sev, ama severken sevdiğinin farkına da var.
Taksim Meydanında sıra konakların, Bağdat Köşkünün çinilerinin, Baruthane Deresinin, Kozyatağındaki arabacılar kahvesinin, suyu akan çeşmelerin İstanbuludur bu dizelere ruhunu estiren Kendi dünyasından bir anı sonraki nesiller için sonsuzlaştırmıştır dizelerinde şair. İstanbul, dinmeyen bir esinti ve bir devam ediştir
Üç deli fıkrası var.
Hasta bir annenin, her zamanki telaşlı sabah rutininden uzak, huzurlu bir güne uyanışını ve küçük kızı Derin'le yaşadığı tipik sabah mücadelelerini nostaljik bir şekilde anımsayışını anlatan samimi bir anlatı. Günlük koşuşturmacanın içinde, anne-çocuk ilişkisinin tatlı gerginliklerini yansıtıyor.
Çılgınlık mı? Tembellik mi?