Düşünme Yeteneği, Neden İnsanı Doğru İnsan Yapmaya Yetmedi?
Bir İngiliz İlahiyatçının belirttiği gibi, İnsan doğası gereği dolandırıcı ve rezildir yoksa niye yasalara ve dine ihtiyaç duysun ki?
"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"
"Yazmaktaki en zor şey, silgidir. Özellikle de kendi egonuzu silmeniz gerektiğinde." – Dorothy Parker"
Bir İngiliz İlahiyatçının belirttiği gibi, İnsan doğası gereği dolandırıcı ve rezildir yoksa niye yasalara ve dine ihtiyaç duysun ki?
Styler, akıl hastası bir katilin iç dünyasını anlamaya çalışırken kendisinin karanlıkta kalmış yönleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Aynı şekilde izleyici de oturduğu koltuklarda bu yüzleşmeden payına düşeni alacaktır. Akıl hastası bir katilin iç dünyasını araştırmak isterken kendi iç dünyasının karanlık taraflarında kaybolur. Gerçekten bir yazar olarak neden böyle romanlar
İnsan su ve ekmek gibi temel gıdaları yemeden içmeden yaşayacağına nasıl ki inanıyorsa, Tanrının varlığı ve doğru yolu gösterdiğinin de kanıtlanması aynı şekilde şattır. Bugüne kadar kanıtlanmış Tanrı olmadığına göre, buna dayanan düşüncelerin hepsi oturmuş profesyonel yalancılıktır
Teknolojinin gelişimiyle hayatımıza giren yapay zeka, tıpkı geçmişteki büyücülerin asaları gibi, kullanıcısının elinde şekillenen güçlü bir araç haline geldi. Ancak gerçek güç, bu teknolojiyi kullanan insanın maharetinde saklıdır. Tarih boyunca olduğu gibi bugün de, dış dünyadaki nesneleri kullanma becerimiz bize avantaj sağlıyor. Yapay zeka, kullanıcısının yeteneğiyle anlam kazanan
Herkes kültürüne göre kendisini biraz adaletli, objektif sorgulayabilse, nerede ve hangi noktada karakterin oturmadığı rahatlıkla anlaşılacaktır. Fakat dünyada kişisel olarak verilmesi en zor karar, kişinin kendisini objektif şekilde sorgulamaya kolayca yanaşmamasıdır. Bu kişilik yapısı dünyada yaşayan insanların en az %95'inde mevcut olup, kendini sorgulamaktan korktuğu kadar, düşmandan o
Tüerkiye Yüksek / Büyük Adalet / Hukuk Meclisi kavramı hakkında özgün bir yazı yazmaya çalıştım. Yorumlarınızı bekliyorum. Teşekkürler.
Bu metin, insanlık tarihinin erken dönemlerindeki sosyal ilişkileri ve toplumsal yapıları inceliyor. Totem alanların kapalı yapısından dışa açılma sürecine geçiş, üretim ilişkilerinin gelişimiyle bağlantılı olarak ele alınıyor. Yazar, bu tarihsel dönüşümün sancılı ve kademeli olduğunu vurgularken, eski kapalı yapıdan yeni ittifak temelli ilişkilere geçişin dinamiklerini anlamaya çalışıyor.
Cryonicks Projesi ile İnsanın ekonomik gücünün ölüme meydan okuma cesaretini göreceksiniz. Dünyanın aydınlanma çağında düşünürler bilim adamları filozoflar vardı bilim adamı tüm insanlık için bilim üretiyordu. Bilimi egemenliği altına almak isteyen güçler olsa da başarılı olamıyorlardı.
İnsanlık tarihinde "imkânsız" kavramının sürekli yeniden şekillendiğini anlatan bu düşündürücü metin, geçmişte hayal bile edilemeyen teknolojilerin bugün nasıl sıradan gerçeklerimiz haline geldiğini vurguluyor. İnsan zihninin geçmiş tecrübelerine dayanarak yargıda bulunma eğilimi, bizi sınırlayan bir hapishaneye dönüşebilir. Belki de "imkânsız" dediğimiz şeyler, sadece henüz anlayamadıklarımızdır.
Bu metin, insanlık tarihindeki geleceği bilme arzusunun antik çağlardan günümüze değişimini anlatıyor. Kahinlerden veri analizine uzanan bu yolculukta, "fütüroloji" bilimi ele alınıyor. Latince kökenli bu disiplin, sistematik yöntemlerle geleceği öngörmeyi amaçlıyor. Modern fütürolojinin temel amaçları ve toplumsal değişimleri anlama çabasının özeti sunuluyor.
Bu metin, farklı tarihsel dönemlerdeki kardeşlik kavramının dönüşümünü inceliyor. Totem ve ilahi dönemlerdeki kolektif kardeşlik anlayışının köleci dönemde nasıl değiştiğini, mana anlayışlarının nasıl farklılaştığını anlatıyor. Eski yasaların izlerinin günümüze kadar süzülerek geldiğini, köleci dönemde kardeşliğin artık kan bağı ve miras temelli bir anlayışa dönüştüğünü felsefi bir perspektifle ele
Holokostun çok sık gündeme taşınmasının insanda bıkkınlık ve doygunluğa yol açan psikolojik bir bozukluk oluşturduğuna ilk kez Avustralyalı Prof. Colin Tatz dikkat çekmiş ve on sekiz yaşındaki bir gençten o dönemi anlamasını beklemenin boş bir şey olduğunu söylemiştir.
Ozan Aşık Veysel bu türkü sözleriyle acaba ne demek istemiştir. Duygusal melodinin etkisiyle verilmek istenen asıl mesaj fark edilememiş olabilir. Günümüzde yaşadığımız sorunlarla bu sözlerin arasında acaba ne gibi bir ilişki vardır?
Osmanlı devlet yapısı dine dayalı olmasına rağmen hiçbir zaman Nazi Almanyası gibi ırkçı-faşist, apartheid bir kimliğe bürünmemiştir. Öyle olsaydı Harem'deki kadınlar başta olmak üzere, devlet kademelerinde, orduda ve mecliste Rum, Ermeni, Yahudi, Arap, Kürt, Arnavut, Çerkez, vs kökenli kişilere, bürokratlara, paşalara, komutanlara ve milletvekillerine izin verilir miydi?
Uludağ Universitesinde eğitim gören oğlum anıl cemalin yarıyıl tatilini anlattım
Lozan Barış Antlaşması kararlarına karşı çıkan Ermeni heyeti konferansa katılan devletlere bir protesto bildirisi vermiştir. Bildiride Ermeni sorununun çözümlenmemiş olduğuna dikkat çekilerek daha önceki Versailles ve Sèvres Antlaşması, 1921 Londra ve 1922 Paris kongrelerinde Kürt ve Ermenilere yurt sağlamak için sözler verildiği, ancak, buna uyulmadığı, dolayısıyla barışın sürekli
Kadınlar tosunları beğenmez, onları öküzlerle aldatır. Aldatmaktan imtina eden ise otlanır. Kadınların otlanması mı daha iyi yoksa tosununu bir öküzle aldatması mı daha iyi sorusuna cevap veremeyen kadından da uzak durun.
Ey teknoloji, sen nelere kaadirmişsin? Eskiden babam ve arkadaşları çoğunuzun bildiği köy odalarında mırra eşliğinde sohbet ederlerken, köy yaşlılarının meclisi küçük oda bakla sofa bir mekanda bu mevzular da anlatılır bende bu konuşmaları can kulağıyla dinler sonra bunları hafızama kayıt etmeye çalışırdım.
Şermin Yaşar