Feodalizm ve Türkiye
Bilgi ve teknolojik çağda insanlar hâlâ en ufak işlerini arkadaş, tanıdık, hemşehri, partili, dindaş ve de rüşvet vererek yaptırıyorsa, o devlet feodalist değilse, mafyanın elinde demektir.
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
"Bunca zaman sonra hala 'neden' diye soruyorsam, ya ben çok zekiyim ya da dünya çok aptal." - Douglas Adams"
Bilgi ve teknolojik çağda insanlar hâlâ en ufak işlerini arkadaş, tanıdık, hemşehri, partili, dindaş ve de rüşvet vererek yaptırıyorsa, o devlet feodalist değilse, mafyanın elinde demektir.
Tüerkiye Yüksek / Büyük Adalet / Hukuk Meclisi kavramı hakkında özgün bir yazı yazmaya çalıştım. Yorumlarınızı bekliyorum. Teşekkürler.
Ben merkezcilik; bencil, bireysel, egoistlikle birlikte insandaki tüm hainliklerin ana kaynağıdır.
İyilikse; ortak üretip ortak tüketimi temel olan komün, insancıl olmaktır. Demek ki, insan iki temel karakter üzerine şekillenmiştir. Hangisi daha fazla etkin ve gelişkinse insan odur.
Sınıfımızda Afrikalı bir zenci arkadaşımız vardı. Ona sormuştuk. Hiç insan eti yediniz mi, diye. Bize anneannesinin başparmağını yediğini söyledi. İğrenerek sorduk. Neden yediniz, tıp okuyor ve aydın bir insansın sen? Diye sorduğumuzda, bize ilginç bir yanıt vermişti. Bu kendi kültür fanuslarında atadan beri gelen inançlarıymış. Eğer ölen bir
Sömürge (Koloni) ve asimilasyonlara karşı mücadelelerin yetersiz olduğu durumlarda, sömürü altında olan halkların başvuracakları iki seçenekleri bulunmakta.
Birinci Seçenek: Çok uzun zamana yayılacak olsa bile, her türlü risk ve zorluklar göze alınarak, örgütlenip mücadele ederek özgürlüğe kavuşmaktır.
"Kimin kanını taşıyorsun sen? Ermenice konuşarak vatandaşlık alamazsın. Vaftiz kâğıdını getir, Ermeni olduğunu ispatla ki sana vatandaşlık vereyim. Ermeni diniyle ayrılmaz bir bütündür. Eğer Ermeni olmak istiyorsan, gelir vaftiz olursun, Ermeni Kilisesi mensubu olursun, ve o zaman dersin ben Ermeniyim diye" Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Başepiskopos Aram
Uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi kapsamında bir olayın veya eylemin soykırım tanımına girmesi veya soykırım sayılabilmesi için edimsel eylemin (actus reus) yanı sıra, amaçsal ögenin (dolus specialis) de var olması gerekmektedir. Tehcirde böyle bir öge yoktur.
Ey teknoloji, sen nelere kaadirmişsin? Eskiden babam ve arkadaşları çoğunuzun bildiği köy odalarında mırra eşliğinde sohbet ederlerken, köy yaşlılarının meclisi küçük oda bakla sofa bir mekanda bu mevzular da anlatılır bende bu konuşmaları can kulağıyla dinler sonra bunları hafızama kayıt etmeye çalışırdım.
Ozan Aşık Veysel bu türkü sözleriyle acaba ne demek istemiştir. Duygusal melodinin etkisiyle verilmek istenen asıl mesaj fark edilememiş olabilir. Günümüzde yaşadığımız sorunlarla bu sözlerin arasında acaba ne gibi bir ilişki vardır?
Osmanlı devlet yapısı dine dayalı olmasına rağmen hiçbir zaman Nazi Almanyası gibi ırkçı-faşist, apartheid bir kimliğe bürünmemiştir. Öyle olsaydı Harem'deki kadınlar başta olmak üzere, devlet kademelerinde, orduda ve mecliste Rum, Ermeni, Yahudi, Arap, Kürt, Arnavut, Çerkez, vs kökenli kişilere, bürokratlara, paşalara, komutanlara ve milletvekillerine izin verilir miydi?
Uludağ Universitesinde eğitim gören oğlum anıl cemalin yarıyıl tatilini anlattım
Her şey zihnimden film şeridi gibi geçiyor adeta.. 90lı yıllarda Terminatör serisinin ilk filmini izlediğimde nutkum tutulmuştu. Kendi vücudumu bir ay boyunca tıpkı bir robot gibi kullanmaya kalkışmıştım. Babamın uyarılarından sonra normal hayata dönüp, etten kemikten bir insan olduğumu kabul etmiştim. Böyle başladı biz 80 lilerin teknoloji hikâyesi,
viktimiloji ile ilgili bilgileri toplayarak burada yaınlamanın gerekliliğine inandım mağdur bilimi hakkında sizleri bilgilendirmek istedim
Dünya Müslümanlarının, kendi iç anlaşmazlıklarını bir tarafa bırakmaları, vicdanlarının ışığında birlik ruhunu canlandırarak ittifak etmeleri acildir. Böylece büyük uygarlığın yeniden inşası Allah’ın izniyle ütopya olmaktan çıkacak, gerçeğe dönüşecektir.
Çok sevdiğim bir kardeşim ile gündelik işlerden hasbihal ediyoruz. Nasıl oldu anlamadım laf geldi dolaştı erkeklerimiz-bayanlarımız olayında düğüm oldu kaldı... Ahmet Bey kardeşim bu düğümü az da olsa gevşetmek ve çözmek için konuşmasının devamında bana dönerek; yahu üstadım hanımları anladık da sen nasıl bilirsin Türk erkeklerini deyince kem-küm
iskenderun sadece çan sesiyle özlettirmiyor kendisini bana. ebabı, denizi, dağı ve konuşulan farklı lehçe ve dillerden oluşturduğu armoniniyi de aratıyor. sıcak, samimi ve içten yapılan konuşmalar, muhabbetler iskenderun'a has özellikler olmalı, -ki pek başka yerlerde görmek olası değil.
Bu metin, ilkel topluluklarda gruplar arası ilişkileri düzenleyen "karşılıklı olma ilkesi" ve totem sistemi üzerine odaklanıyor. Her grubun kendi totem ürünlerini diğer gruplarla takas etmesi, ilk ittifakların temelini oluşturuyor. Bu sistemde, üretim ilişkileri önce grup içi bir maharet iken, ittifak ahitleriyle dışa açılıyor. Somut ürün takaslarıyla başlayan ilişkiler,
Türki̇yede Cezaevi̇ Olgusu Üzeri̇ne Çalişma Durum Anali̇zi̇