"“İdealizm, insanın sorundan uzaklığıyla doğru orantılı olarak artar.” — John Galsworthy"

Roman

Tılsımlı Boker - 1

Bufmero Buftaranın yanına sokuldu ve onu Boker oynamaya davet etti. İki parmağının arasına sıkıştırdığı kadehin içinde ne olduğu bardak ağaç kovuğuna ulaşıp da tuzla buz olduğunda anlaşıldı.
Yarım kadeh Bufın özütü...
Hani şu kaktüsvari bitki... Dilde bıraktığı tad için nice bufalolar yakılır, bir kadeh

Ayın Gölgesi Birinci Bölüm 1.

Bir diktatör halkını özgür kılabilir mi? Bir kadın kalbine yenik düşer mi? Bir bilge iktidara göz diker mi? Bir ruh acılardan, baskılardan nasıl kurtulur ve barış için savaşır mı?
Milattan önce altıncı yüzyılda Ege kıyılarında karanlık çağın küllerinden doğup halkın iktidarına uzanacak yeni bir dönem başladı.

yazı resim

Istakoz Büyüsü/8. Sh.

Amerikanca demokrasinin Irak’taki versiyonunun; Zalim öğretmen ABD’nin zalim öğrencisi Saddam'ı yerinden ederek başka öğrenciler yetiştirmek ve görevlendirmek olduğunu...

01 02 Yamantau

Öykünün esin kaynağı: Bir fosil kazısında bulunmuş milyonlarca yıl öncesine ait bir cıvata. Dünyadan kaç uygarlık geçti, kaç kıyamet yaşandı kim bilir? Dağcılar, maceracılar, Yamantau'dan hoşlanabilirler.

Ilk Göz Agrim

Aska susayanlar icin, aglamak isteyenler icin ,hala mucizelerin var oldugunu bilmek isteyenler icin ve bu kadarda olmaz dedirtecek bir hikaye.........

Şifre 1. Bölüm

Kabus ne acı vericiydi,uyanmak istiyordum uyanamıyordum,bağırmak istiyor bağıramıyordum,sıcaklık öylesini şiddetliydi ki vücudumun kızardığını hissedebiliyordum.şifreyi bulmamı isteyen kötü ruh şifrenin yaptığım kötülüklerde saklı olduğunu söylüyordu.Ben düşünüyorum ama bulamıyordum zaman ilerledikçe kızarıklığın ızdırap veren acısını daha fazla hissediyordum,bu cehennem olmalıydı ama değildi.Bir süre sonra beliren ruh çaresizliğimi,acı veren ızdırabımı,ağlamak isteyen

günlük-4

Amacım anlamak, anlaşılmak, yazmak için düşünmenin kazandırdığı farkındalıktan yararlanmak, insan olarak yeryüzüne kendimden birşey vermek ve benzerlerime ulaşmak.

Kendi Masalını Kendi Yazan Kadınlar (1)

Sabah olmuş,günün peçesi kalkmış,güneş yüzünü göstermeye başlamıştı.Şehir uyanıyordu,arabalar,insanlar yolları doldurmaya başlamıştı.''Bizim güneşimiz ne zaman doğacak acaba'' diye düşündü Eda;''ne biçim bir iş bu,güneş istedikçe gece oluyor'' Sedef'in gözlerinden akan yaşları görmüştü.Çok zordu çaresizlik çok...Seslerın sözlerin kifayetsiz kaldığı anlardı bunlar.Acı sesle ya da harfle anlatılmıyordu,ancak yaşandığı zaman tanımlanabiliyor,''budur'' denilebiliyordu..Önce

Tanrı Dağlı Akkartal 4. Bölüm

\- Bilim düsturu bizde iki türlüdür. İlki, kendini tanımak, ikincisi diğerlerini tanımaktır. Kendini tanımağa merak saranların rotası uzaklardır. Tanıdıkça herkes ve her şeyden uzaklaşır, sonunda salt yalnızlığa varmak isterler, ki bu hal ölüm değilse bile, insana hapislik gibidir. Onun için, yaşarken, genelde ılımlı bir tarz içinde olunur. Bu

İlkel Bir Adamın Çığlıkları II

-“Lanet olsun!”
Yere tükürdü. Şaşkındı, sinirden tekrar ağlayacaktı. Kendine mani olmaya
çalıştı; başaramadı. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Bazen kesilen nefesini düzenlemek için duruyor ve tekrar. Eline geçen bir şeyi fırlattı. Küfürleri hıçkı

Başa Dön