Tefrikasız Bir Türkiye
“ Girmeden Tefrika bir Millete, Düşman giremez,
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”
"Yazmak, bir nevi yavaş intihar, ama en azından okuyucularınız cenazenize gelir... bazen." – Oscar Wilde (kurgusal)"
"Yazmak, bir nevi yavaş intihar, ama en azından okuyucularınız cenazenize gelir... bazen." – Oscar Wilde (kurgusal)"
“ Girmeden Tefrika bir Millete, Düşman giremez,
Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.”
Yaşamı boyunca ilk kez bu kadar yoğunlukta seviniyordu.... "Yemeği dışarıda..." demiş, "Kahveyi senin evde içeriz... Falıma bakarsın," diyerek de eklemişti...

Sefalet, yalnızlık ve baştacı edilen bir orospu...
Boğazı düğümlendi.... Öksürdü... Ses telleri arasında bulunan balgamı sökmüştü. Ve yuttu. Ortamın estetiğine uygun davranış buydu.
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı
...bir an yüzünde bir tebessüm belirdi. Mehmet’in dediklerini düşünerek, “belki de eyledir” dedi, kendi kendine. Sonra tebessüm kayboldu; yüzünde, onun yüzünde bu güne kadar hiç görülmemiş bir korku belirdi ve “yok yok. Bu başka bir ağrı. O gadar goley deeil.” diye geçirdi aklından
Yazmakta olduğum romandan bir alıntıdır. Keyfili okumalar.
-İsmi neydi?
Nilüfer şaşırdı; “-Kimin?”
-Teyzenin oğlunun.
-Güldürme beni, ismini bile bilmiyor musun?
Kabus ne acı vericiydi,uyanmak istiyordum uyanamıyordum,bağırmak istiyor bağıramıyordum,sıcaklık öylesini şiddetliydi ki vücudumun kızardığını hissedebiliyordum.şifreyi bulmamı isteyen kötü ruh şifrenin yaptığım kötülüklerde saklı olduğunu söylüyordu.Ben düşünüyorum ama bulamıyordum zaman ilerledikçe kızarıklığın ızdırap veren acısını daha fazla hissediyordum,bu cehennem olmalıydı ama değildi.Bir süre sonra beliren ruh çaresizliğimi,acı veren ızdırabımı,ağlamak isteyen
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı
Gökyüzünün uçsuz bucaksız maviliğinde cıvıl cıvıl uçuşan kuşların özgürlüğünü düşündü bir an. Sonra içi, hiç ulaşamayacağı bu duygunun özlemiyle ve acı veren bir kıskançlıkla doldu.
Mikail yol boyunca dilsiz, onun görünmez eli erlerin üzerinden çekilince Aslan biçare kalmış. Gencecik beyin sırtında buzdan bir ürperti gezinir dururmuş. Yüksek başında ise bir tekkenin öğretisi, bir de Kudüs’ün ilahi güzelliği sırasıyla nöbette. Bir iki kez kendinden kaçabilmek için Mikail’e söz söylemeye yeltenmiş, nafile… Halep’e yaklaştıkça askerlerin