Dansöz Kıvırmaları-14.sh.
"Sizin yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor."
İcra Görevlisi,"Ağzınızı düzeltmezsiniz, sizin hakkınızda tutanak tutmak zorunda kalacağım"
"“Akıllı insanın görevi, aptallara hayatı zorlaştırmaktır.” — Bertolt Brecht"
"“Akıllı insanın görevi, aptallara hayatı zorlaştırmaktır.” — Bertolt Brecht"
"Sizin yasanıza göre bu durumda soğuk su içmeniz gerekiyor."
İcra Görevlisi,"Ağzınızı düzeltmezsiniz, sizin hakkınızda tutanak tutmak zorunda kalacağım"
Babil’in asma bahçeleri yanıyor, tutuşuyor. Gökyüzüne yükselen duman ve is kapkara bulutlar oluşturuyordu orada! Göz gözü görmüyordu bu karanlıkta. Zifiri karanlık ise ürpertiyordu görenleri.
Nabukadnezar umutsuzca çığlık atmaya çalışıyor fakat nafile bir çaba oluyordu bu! Vücudunun tekrar değiştiğini görüyor… Ayakları kile, gövdesi demire, kolları bronza dönüşüyor…
Önce bıyıklarımızı beğenmediler, sonra sakallarımızı...
Hem de yumruk yedik, sopa yedik kardeş dediğimizden.
Bireysel geleceğinde olduğu gibi Yerel halkın geleceğini tayinde az veya çok belirleyici olabilecekti, belki de. Buda kendisinin yüce varlığın gücüne yakınlaşması demekti...
Yan odaya geçtiğinde henüz ayakta olan sadık hizmetçisine seslenerek kendisi için bir madhu iksiri hazırlamasını istedi. Hizmetçi, efendisinden aldığı direktif üzerine odadan koşarcasına uzaklaşırken yardımcılarından derhal başrahibi uyandırmalarını istedi.
Başrahip gecenin şu vaktinde uyandırılmaya alışkındı. Koridorda koşuşturan ayak seslerini duyduğunda, acelenin kendisi için olduğunu anladı .
Gidiyorum... Her şeyi herkesi geride bırakıyorum. Pişmanlıklarımı, gözyaşlarımı, sevdiklerimi. Şimdi ateşten efkarım. Meçhule gidiyorum. Seni arıyor seni soruyorum. Her rüya cehennem ateşi her yerde hazan gizli. Düştüm kalkamıyor, aydınlığa gözlerimi yumuyorum. Vuslat şarabından içiyorum. Keşke zamanı geri alıp engel olabilseydim, keşke elini hiç bırakmasaydım. Şimdi yanına geliyorum can
Eve geldiğimde saat gece 11 ‘e yaklaşıyordu. Cengiz’le biraz dolaşmış,belki de kendimce İstanbul’a veda etmiştim.Kimseye bir şey söylemeden böylece çekip gitmek biraz zor geliyordu,ama başka çarem de yoktu. Ne olacağını,yarın nelerle karşılaşacağımı bilmiyordum,kafamı kurcalayan onlarca soru içerisinde saatimi gece 3’e kurup yattım...
‘Erkekler, karşı cinsten kendilerini üstün gördüklerinden, bunu anımsatacak vurgulamayı, fermuarlarını açarak uluorta gösteremediklerinden, delici-kesici silahlarla bu boşluğu doldurmaktadırlar..." türünden garip yorumlara girmişti.
İstanbul’u İstanbul yapan bazı mekanlar vardır. İçi yaşanmışlıklarla dolu, eski ve yeni İstanbul’un tanığı olan bu mekanlar tam anlamıyla keyif için yaratılmıştır. Bu “dolu dolu” mekanlara bir de enfes İstanbul manzarası eşlik ettiği zamanlarda her şey tam
kıvamında olur.
Yaşamın sanat haline getirilmesi. Kendimi bir enstrüman olarak değerlendirirsem, istediğim; onunla yapabileceğim herşeyi son noktasına kadar yapabilmek.
Hasan Cevat Kartal: Aşkına ulaşabilmenin bir tek yolu vardı. Hayatını feda etmek O da gerekeni yaparak ölümü seçti. Efsane oldu.
Veda Arasıl Kartal: Bir efsane varsa arkasında o efsaneyi yaratan bir kadın vardır.
Selma Taşkan: Efsane onunla ayakta kaldı ve yaşatıldı