"Okumak, düşünceyi başkasının eliyle yürütmektir. — Jorge Luis Borges"

Bir Kedi Geldi

yazı resim

Yağmurun üç gündür dinmediği, denizin kurşuni bir duvar gibi kasabanın önünde yükseldiği geceydi. Kedi, Nermin Hanım’ın kapısına kadar dar sokakları tek başına geçmiş, sonra sanki yıllardır orada yaşıyormuş gibi paspasın üzerine oturmuştu. Tüyleri siyahtı; yalnızca sağ kulağının ucunda, karanlıkta bile seçilen beyaz bir leke vardı.

Nermin Hanım kapıyı açtığında onu içeri almadı. Önce uzun uzun baktı. Ardından kedinin boynundaki ince, kırmızı ipi ve ipe bağlanmış küçük pirinç anahtarı gördü.

Bir kedi gitti.

On iki yıl önce, Nermin Hanım’ın oğlu ortadan kaybolduğu sabah evden çıkan son şey de siyah bir kediydi. Kasabada bunu hatırlayan pek kimse kalmamıştı. Hatırlayanlar ise konuşmamayı öğrenmişti.

Bu, bir kedi masalı gibi başladı ama masallarda kapıya bırakılan anahtarların hangi kilidi açtığı er ya da geç söylenir. Nermin Hanım’ın elindeki anahtarın sırrını bilen tek kişi ise o gece, kasabanın terk edilmiş tren istasyonunda ölü bulundu.

Kedi ayağa kalktı, aralık kapıdan içeri süzüldü ve hiç duraksamadan üst kata yöneldi. Nermin Hanım, yıllardır kilitli tuttuğu odanın kapısının önünde onu yakaladığında hayvan çoktan tırnaklarını tahtaya geçirmişti.

Kapının öte yanından bir şey, üç kez vurdu.

Yorumlar

Başa Dön