Türkiye Ceza İnfaz Kurumları Duygusal ve Durumsal Analizi
Türki̇yede Cezaevi̇ Olgusu Üzeri̇ne Çalişma Durum Anali̇zi̇
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
"Sözcükler, düşüncelerimizin giysileridir. — Samuel Johnson"
Türki̇yede Cezaevi̇ Olgusu Üzeri̇ne Çalişma Durum Anali̇zi̇
Piraha insanı, Brezilya'da Maici Irmağının kenarında yaşayan yaklaşık 300 kişilik bir grup. Bunların diğer yerlilerden farklı olan tarafı ikiye kadar sayabilmeleri ve geçmiş kavramının olmaması. Onlar için renklerin bile önemi yok...
2008'de Haber olarak okuyup üzerinde bazı fikirler ürettiğim bu topluluk (Piraha insanı) hakkında günümüz insanına
Daha önce bir kaç defa bahsettiğimiz gibi Tülek destanında Tülek isimli kahraman Balkan dağları civarında yaşayan bir yiğittir. Bu destan hakkkında da muhtelif görüşler mevcuttur. Kaynaklarda genel olarak Köroğlu Destanının Özbek rivayetinde Tülek Batır isiminde bir kahramandan sözedilmektedir.
Bu metin, artan dünya nüfusu karşısında tahıl üretiminin önemini vurguluyor. FAO verilerine göre 2050'de 9,7 milyara ulaşacak nüfus için gıda üretiminin %50 artırılması gerekiyor. Türkiye'de tarım arazilerinin %80'inde tahıl üretilirken, sıcak iklim tahıllarının payı düşük. Metnin devamında mısır gibi sıcak iklim tahıllarının ülkemizdeki durumu ele alınıyor.
Güçlü ulusların arasına sıkışmış olan etnik kümeler tarihsel gelişim ve evrimsel aşamalara ayak uyduramadan günümüze kadar kabileler veya aşiretler halinde geldiler. Bunun böyle olması ve etnik grupların geri kalmışlığının başlıca nedenleri çok katı gelenekler ve şeriatçı törelerle korunan sınırlı bireysel ve toplumsal ilişkiler, tarım, avcılık ve hayvancılık düzeyinde
Somutlar vardır öznede.
Öteki, yanındaki, diğeri gibi.
Söz meclisinde konu aranır.
Ne nasıl niçine indirgenemez.
Hayallerimizi suçlarız zamanla.
Bu metin, totem grupların sosyal evrimini inceliyor. Başlangıçta nicel durumdaki topluluklar, üretim ilişkileri sayesinde nitelikli ön ittifaklara dönüşmüştür. Bu evrim, kardeşlik bağları, mesleki uzmanlaşma ve teknik gelişmelerle zenginleşmiştir. Totem grupları aşan ittifaklar, gruplar arası üretim hareketini başlatarak toplumsal yapıda önemli bir nitelik sıçraması yaratmıştır.
Üstelik bu gönüllü adanmışlık! Batıya entegrasyon sürecinde olmasına rağmen, hala Kültüründe Komünizm’in buram buram koktuğu Polonya kadar bile Reel-Politik ilkelerine aldırmadan…
ilk yedi yaşım aybastı’da geçti. orada doğdum, orada açtım gözlerimi sonsuz gökyüzüne. bulutları, ırmağı, ağaçları fark ettim. ağladım, güldüm, beşiğinde rüzgarıyla sallandım, toprağı ile belendim. yağmuruyla yıkandım.
İki gözüm önüme aksın ki, benim Türk Dil Kurumunun verdiği fetvadan haberim olmadı.
Kışkırtılarak ayakta tutulmaya çalışılan burjuva kültür günümüz toplumunun ihtiyaçlarını karşılayabilecek olanaklara sahip değildir. İnsan önce kendini sevmeyi öğrenmeli sonra iletişimi içersinde kendini bulmalı, insanları sevmeyi öğrenmeli. Bireyler yetenekleri doğrultusunda eğitilmeli, geliştirilmeli. Çünkü sağlıklı bireylerden sağlıklı toplumlar oluşturulur.
Sümer Uygarlığının erkeği, Ana Tanrıçaların onayı ile yavaş yavaş devlet yönetiminde söz sahibi olmaya başlarken, diğer taraftan avlanmak, tarım araçlarındaki yenilik, resim yazılar ve heykelcilikte de büyük bir ilerleme kaydetmişti.
Küçük oyunları bilenler büyük kitleler yönetiyorlar fakat kimse kullsnılmak istemiyorken nasıl oluyorda bunu başarıyorlar.
Deprem, anlık bir sarsıntı değil, uzun süren jeolojik bir sürecin sonucudur. Bu metin, depremin tektonik plakalar arasındaki enerji birikimi ve ani boşalım döngüsünü yeni bir perspektifle ele alıyor. Minimum evreden optimum evreye, oradan da maksimum evreye geçiş sürecini termodinamik prensiplerle açıklayan bu yaklaşım, depremi döngüsel bir sistemin parçası
Bu yazıda, kapitalist değerlerin Anadolu coğrafyasında yarattığı erozyon, Hoca Ahmet Yesevinin İslam sentezi ve İbn-i Haldunun devletlerin çöküşü tezi perspektifinden analiz edilmektedir.
Bu metin, ilkel topluluklarda gruplar arası ilişkileri düzenleyen "karşılıklı olma ilkesi" ve totem sistemi üzerine odaklanıyor. Her grubun kendi totem ürünlerini diğer gruplarla takas etmesi, ilk ittifakların temelini oluşturuyor. Bu sistemde, üretim ilişkileri önce grup içi bir maharet iken, ittifak ahitleriyle dışa açılıyor. Somut ürün takaslarıyla başlayan ilişkiler,
Bu metin, 2008 küresel finans krizinin geleneksel ekonomi teorilerinin yetersizliğini nasıl ortaya çıkardığını ve bunun sonucunda geliştirilen Dinamik Kırılganlık ve Uyarlanabilir Ekonomi Teorisi'ni (DKEYT-M) anlatıyor. Yeni model, ekonomiyi sürekli değişen karmaşık bir sistem olarak ele alıp, teknoloji destekli çözümler sunarak klasik denge varsayımlarını reddediyor.
Ayağının tozu ile Mısırdan Almanyaya dönem Muhammed Bey bizi kırmadı sorularımızı cevaplandırdı. Ben Murat Nazlı, tüm okurlar ve ekvator haber adına Sayın Cana hayırlı işlerinde başarılar dilerim.