Tv ve Ben - 3 -
yani o zamanlar ”onlara var da bize yok mu” şarkısını ters söylerdim: ”hep bana hep bana” derdim......
"Uyanmak mı? Ah, yine mi? Sanırım evrenin draması henüz bitmemiş." - Franz Kafka"
"Uyanmak mı? Ah, yine mi? Sanırım evrenin draması henüz bitmemiş." - Franz Kafka"
yani o zamanlar ”onlara var da bize yok mu” şarkısını ters söylerdim: ”hep bana hep bana” derdim......
Güzel bir düştür; hayat gördüklerinize mi inanırsınız inandıklarınızı mı görürsünüz hepimizin ruhunda bir imzalanmamış ateşkes vardır duygularımıza ve mantığımıza ters düşen güzel bir düş herşey...
Yazmak; düşünceleri ortalığa salıvermektir... Bir kelime, belki bir şarkının içinden kulağa
gelen bir söz ne hikayeler yazdırır... Bir günbatımı, bir yağmur damlası ne şiirler döktürür.
"Neyi görmedik ki bu hayatta… Neyi tatmadık ki… Bazen durup da hayatı günlük lüks zevklerle yaşadığımız için boş nitelendiriyoruz kendimizi." diye başlıyor Mehmet Cem UYSAL bu yazısına. Kendisini baştan keşfedercesine çok insana hayatlarındaki en gerçek aynayı sunuyor.
Dedi̇k Ya Dü-şeş Gelmeyen Kararda Ri̇ske Gi̇rmek, Kaybedi̇lecek Yokken, Yapilacak Düşünce Ve Eylemleri̇ Kapsar.
Bu metin, melankolik görünen ama içinde umut taşıyan bir ruhun derin ifadesi. Yazar, insanların sahte gülümsemelerinin ardındaki gerçekleri gördüğünü söylüyor. Toplumun dayattığı etiketlere aldırmadan, tüm zorluklara rağmen umudunu koruyan ve yeni dünyalar kurabilen insanların samimi anlatımı. Gerçek gülüşlerin değerini ve yürekteki genişliği vurgulayan, içten bir düşünce akışı.
Ya geç kalıyorsundur yaşamın tazeliğine, ya erken düşüp yollara kayboluyorsundur tuhaf yolculuklarda. Kimi zaman dünyaya gelişinde bile bir zamanlama hatası ararsın. Serseri bir mayın gibi patlamışsındır istemeden yaşam tomurcuğunda.
Ben güzel yazı yazardım. Öyle derlerdi okuyanlar... Hiç bir imla kuralım yoktu sadece "nokta" vardı bildiğim. Zaman geçti yazmayı öğrendim sonra.
Öğrendim ki masumiyeti bozulmuş kelimelerin. Noktayı koyacağım kadar renkli düşlere sahip değilmişim artık...
Zaman mı değişti yoksa gerçek amacından mı saptı bilemiyorum. Sadece izliyorum olan biteni.
Hayat satranç oyununa benzer. Kimin hayatı kaç kare kaç metrekare bilinmez. Ama bir kare öne geçmek veya hayatın içinde daha fazla metrekare yer kaplamak için oynamak zorunda olduğumuz oyunlar vardır. Bunların arasında en zoru satrançtır. Doğru hamle mutluluk sonucunu doğurandır. Doğru hamlelerde bulunmanızı dilerim.
Bir balık sürüsünün peşine takıldı. Ait olabilecek miydi? Almadılar zaten aralarına. Sonra yeniden, derinlerden aynı nefesi duydu. Çırpınıp yüzeye attı kendini. Sarılmak istediği 'nefesi' kollarının arasından dalgalarla geçip gitti.
Bir arkadaşımın yazısının bende uyandırdığı yansımaları, kendisine yazdığım not ile birlikte sizlerle paylaşmak istedim. Okuyan herkese teşekkür ederim. Arkadaşımın farklı yazılarını http://sakalliperi.blogspot.com sitesinde görebilirsiniz.
SarmasikSakal
Ahmet Elgin;
Şöyle güzelce dur da seni resmedeyim
Sakallı Peri;
Sevginin büyüttüğü bebekler hep gülümserler evrene. Seni seviyorum canım kızım, anlatmaya gücümün yetmediği bir sevgiyle...
Hayat üzerine kısa bir yazı daha da yazmak istedim ama aklıma geleni şimdilik bu kadar.
Toplumun Unutmak İstediği İnsanlar Adası'nın girişinde
" akıl ve ruh hastalığı... rahatsızlık temizlenmeli " diye yazar.
Ve onlar bizim için vardılar.Bizim hiçliğimizden çıkan ve var olan en değerli herşeylerimizdi.