Hayvanlar & İnsanlar
Hayvanlar ve insanlar arasında tek fark vardır ..
Birisi yaşamak için öldürür ,
Diğeri daha iyi yaşamak için ... Atakan Korkmaz
"“Pencereden dışarı atamayacağınız hiçbir bilgisayara güvenmeyin.” — Steve Wozniak"
"“Pencereden dışarı atamayacağınız hiçbir bilgisayara güvenmeyin.” — Steve Wozniak"
Hayvanlar ve insanlar arasında tek fark vardır ..
Birisi yaşamak için öldürür ,
Diğeri daha iyi yaşamak için ... Atakan Korkmaz
İnsanın doğasındaki var olan asi direnişleri, onun en büyük korkusu ile yüzleşmesine engel olmaktadır. Sünger gibi yüreğinin bir başkası tarafından keşfedilip, kuşatılacağı ve ezileceğini düşünür. Bu nedenledir ki, kendiyle çelişkileri, korkularını ve aktif olmayan yapısının anlaşılacağı kaygıları ile içe kapanır.
O, görmüyor, duymuyor , bilmiyor. Öylece oturuyor. Yatağın iki yanında, çeşitli sıvılarla dolu şeffaf torbalar, yüksek metal askılarda. Hortumlar, hortumlar...Sıvılar vücuda akıyor, oradan aşağıda asılı duran başka torbaya boşalıyor.
Devrik de olsalar, cümleler benim. Ben, kendi dünyamda açtığım işte bu pencereden bakıyorum hayata.
kimi zaman umuttur yıldızlar
kimi zaman uzaklık
kimi zaman da yar! ..
bakışına değer saçları...
Hayat uzun gelebilir. Oysa hiç de öyle değil. Zaman denilen kör yılan sokup duruyor dilini geçmişten geleceğe dair. Koparıyorum o dili, atıp gidiyorum saymadığım zaman için. Yeni bir sayfa çevirdim, okuyorum ve şimdi varım. Meydan okuyorum hayata, geçmişimde kalan ne varsa. Değmeyen yaşamları yük etmişim sırtıma. Önce onlar
Yaşam sıradan. Görünmez sınırları var, adaletsiz. Adalet Ütopya'da hapsolmuş. Adaletin ismi var sadece,
sıkça tekrarlanan.
Elleri kelepçeli atlar, endişeli ruhlarla volta atıyor karanlık sokağımda.
Bağışlayın beni sevgili okur ve yazar dostlarım. Dinazorlar böyledir işte. Bu soruları sorduğum için bana ne derler, hesabını hiç yapmayız. Cahilliğimizden hiç utanmayız. Yaşımız ilerledikçe, insanların kullandığı maske çeşitlerinin çokluğuna tanık olur, şaşırır kalırız. Suçlu bizmişiz gibi hemen kendimize sorarız, bundan bende de var mı, diye. Bulursak indirir
babalarının üzerinde yeni ve zamanına göre gösterişli bir takım elbise vardır. bu elbise o zamanın beylerinden birinin dikkatini çeker ve o elbiseyi almak istediğini yakınlarına söyler, işte bunu duyarlar. O gece hiç uyumazlar
Hayat öyle kısa ki... düşlerle bezenen bir uyku. Başımı yastığa koyar koymaz daldığım veya sabahın erken saatlerine kadar beni bekleten uyku... Ve ben,
nefes almanın mucizevi sarhoşluğunda şükrediyorum, kalabalığın ortasında Aşk'a dair yalnızlığıma.
Her gün sigara içmeye çıkmaya alıştığım yangın merdiveni bugün hışırtısız. Yılbaşı partisinden kalma kırmızı bir balon atermitlerin arasına sıkışmış günlerdir orada rüzgarla dans ederek gelgitlerini sürdürüyordu. Bugün orada olmadığını gördüm. Çok sevdiğim bir eşyayı kaybetmişcesine üzüldüm. Patlamış olsa gerek diye düşündüm belki de kurtarmak istiyordu kendini patlamadan bir
Evlilik öncesi her buluşmalarına uzun bir bakım sonrası giden erkek ve kadın, nikahın ertesi günü, sabah birbirlerini gördüklerinde ilk şaşkınlıklarını yaşarlar.
İzedebiyat’ın bu iki değerli kalemi, edebiyat tarihimizde sanırım bir ilki gerçekleştiriyorlar. En değerli varlıklarını; beyinlerinden, yüreklerinden damıttıkları yapıtlarını kuşanıp yürüyorlar barikatlara...İnadına, inadına, inadına...