"Dil, varlığın evidir. — Martin Heidegger"

Eleştiri

İç Dünyanin Çeki̇lme Mevsi̇mi̇

Gürültüyle kutsanan çağımızda insan, kendi iç sesinden uzaklaşıp başkalarının bakışlarında var olmaya çalışıyor. Tozlanmış bir kütüphaneye dönüşen iç dünya, unutulan benliğin ve derinleşen varlık krizinin sessiz tanığı. “Düşünüyorum, öyleyse varım”dan “görünüyorum, öyleyse varım”a savrulan insanın içsel kopuşuna dair çarpıcı bir sorgulama.

yazı resim

Elektrik Parasını Ucuza Getirmenin Yolları

Bir sene iki sene öncesine kadar ödediğimiz elektrik paralarının günümüzde neredeyse iki katını öder olduk. Oysa ki bu elektrik paralarını biraz toriği çalıştırarak ucuza getirebiliriz... Yok canım, yok öyle bazı zibidilerin, vatan hainlerinin yaptığı gibi tel mel attırarak değil, o hırsızlık bize ters, hem de kul hakkı... Zaten

Kokuştuk, çünkü unuttuk!

Bir zamanlar var olan insanlık değerlerinin nostaljik hatırlanışı ve günümüzde yaşanan ahlaki çöküşün eleştirisi. Yazar, komşuluk ilişkilerinin sıcaklığından teknoloji ve sosyal medyanın getirdiği yabancılaşmaya uzanan toplumsal dönüşümü sorgularken, beğeni peşinde koşan, sahte imajlar yaratan bir neslin portresini çiziyor. Kaybolan değerler üzerine içten bir ağıt...

şair Haydar Çoruhlu'yla Şiirin Kalbine Yolculuk...

Bazı insanlar için bir yaşam tarzıdır şiir, yaşama sebebidir. Belki de hayatın ta kendisidir, öznesidir. Şiir, yaşam sevgisinin berrak pınarıdır. Hayatı idame ettirebilmek için nefes gibidir. Şair söyleyecek sözü olandır. Şairlik en zor zamanlarda bile dik, diri ve iri durmaktır. Sözcüklerin gücünü güç edinmektir. Bir duygu işçiliğidir şiir.

Yapmayın İnsanı Yalnızlaştırmayın

Biz ilkokula giderken tebeşir vardı, kara tahta vardı... Tabi ki kırk senede elli senede çok değişti eğitimin maddi elemanları ve kalitesi, ancak her ne olursa olsun yüz yüze eğitimden vazgeçilmemeli... Sevginin, birlikteliğin, dayanışmanın anahtardır yüz yüze eğitim... O derslerden sonra nefes alınan, bir oh denilen teneffüslerde, çocuklar haşır

Sessizliğin Hikayesi Üzrine

Vatanından yirmi yıl gibi uzun bir süre ayrı olan şair, vatanına olan özlemini, ailesine karşı duyduğu hasretliği dile getirir. Annesine, babasına, kardeşlerine duyduğu özlemleri ve sevgileri anlatır. Yirmi yıl onlardan hiçbir haber alamamaktadır. Yaşayıp yaşamadıklarını dahi bilmemektedir. Kamplara mı götürülmüşlerdir? Esir mi edilmişlerdir? Yoksa fırınlara atılıp diri diri

Trafikteki İçsel Tepkilerimin Dışa Vurumu

Vınnnn! diye bir geçer yanınızdan, hem de bir sağ bir sol yapıp şerit değiştirerek... Durur mu dil ve beyin Bunun da tek rakibi herhalde Türk Hava Yolları. Acelen ne, eceline mi susadın? Ya da dünya çok sıktı hemen öleyim gideyim derdindesin... Başka ne denir bunlara Slalom yapacaksan Uludağa

Denizli Türk Dünyası Şairleri Buluşmasının Ardından

Gece sadece bir şiir gecesi değildi. Aşıkların, ozanların da katıldığı, türkülerini okuduğu sazlı, sözlü bir gece idi. Bitmedi. Uygur Türklerinden olan akademisyen Abduşşukur Qumtur uygur Türklerine yapılan şiddet ve baskıları dile getirdi. Şiirini okudu. Sonra Saygıdeğer eşi Münevver Hanım, Uygur Türklerinin Halk Danslarından küçük bir örnek sundu.

Başa Dön