"Bugün 1 Nisan. Yani yalanların bile bir günü var. Gerçekler, zavallılar, hepimize yayılmış durumda." – Mark Twain"

yazı resim

Tanrı Fikri 9
Özelleştirilmiş mülk anlayışı kolektif zenginliğin üs sel yansımaları içinde olan anlayışlardan sadece biriydi. El mana anlayışı kolektif zenginliğe karşı oluşturulan özelleştirmeci tuzaktı. Tuzakçı iki önermeyle yola çıkmıştı.

Birinci önerme; "mülkün sahibi El 'dir". Yani kamusal kaynakların sahibi El 'dir, demesiydi.
İkinci tuzak önerme ise ;"mülkün sahibi mülkünü dilediğine verir" söylemiydi.

Birinci önerme de ilkin kolektif sahipli olguya karşı kişisi sahiplik anlayışını yerleştirmekti. Sonra da "biz varsak ben varım" diyen kolektifi düşünceyi; "El varsa biz varıza" dönüştürecek olan mülkün tescil işiydi.

Mülkün sahibi söylemindeki türlüce üs sel açılımlar yavaş yavaş ortaya dökülecekti. Üs sel açılımlardan biri kamusal düzenlemeleri El 'in düzenlemelerine dönüşme işiydi.

Bir diğeri de kamusal dediğimiz kolektif düzenlemeler giderek "El 'in nimet" sahibi olması anlayışına dönüşecekti. "Biz gücünden" dolayı "ben" varım sözü, El 'in mülk sahibi olması ile bu güç El 'in nimet vermesine dönüşecekti.

Böylece ortak alanlı ortak düzenleme içinde yaşamı sürdürme ihtiyacının karşılanması, mülkü elinde tutan anlayışla mülk algısı bir çeşit ihtiyaç karşılanmasıyla nimete dönüşecekti. Mülk sahibi de nimet verene dönüşecekti.

Yaşamsal ihtiyaçlar nimeti verene karşı duyulan minnete dönüşecekti. Bu anlayışlar içinde kolektif bağların bir bir kırılmasından doğan nimet, nimet verme, nimet sahibi olma gibi bilmezlikleri ortaya koyacaktı. Bilmezlikleri içinde olan kişiler de kolektif olmuş kendine ve kolektif olmuş toplumuna yabancılaşıyordu.

İkinci önermede kamusal haklarla karşı kurulmuş olan iki tane tuzak vardı. İlk tuzak "mülkün sahibi" sözüydü. Sahiplik sözü henüz bir düşünce ise de pratiğin yaşanması içinde kendilikten taat, itaat, ibadet gibi olgusal alan etkilerine dönüşecekti.

"Mülkün sahibi mülkünü dilediğine verir" sözü ile mülkün sahibi olanın mülkünü zaten bu düşünceyi ortaya atan kişiye vereceğini hedefleyerek söylemişti. Hedefleme işi üs sel yansımayla açık olmasa da alenen zim edilmiştir.

İlkin kolektif olgularla yaşanan kolektif akışlı olayın düşüncesi, sonradan edinilir. Edinilen bu düşünce içinde de bu düşünceye uygun yargılar çıkarılır. Meşruiyet gibi, hak gibi, El sahipliği gibi. Burada önemli olan herkese göre özgecil kolektif düşünce miydi? Seçilmişlere göre bencil ve özelleştirir köleci düşünceme miydi?

Mülkün sahibi sözünün anlam açılımında görülecekti ki tıpkı Nuh da olduğu gibi. Tıpkı İbrahim de olduğu gibi. Tıpkı Musa 'da olduğu gibi mülkün sahibi kendi mülkünü; "mülkün sahibi sözünü" ilk kez tedavüle çıkaran kişiye verecekti.

Öyle ya tarihi akış içinde bu fikri İbrahim düşünecek. Bu hileci planı kendi akılında kendi aklına evirecek. Mülk sahibini oluşan düşünsel evirme işine değin mücadeleler sonunda mülkün sahibi de mülkü Elizer 'e verecek değil ya!

Zaten mülkün sahibi söylemi içinde gizletilen tescil, tuzakçı kişinin aklında olan amaç hileyi ifade ediyordu.

Mülkün sahibini söyleyen kişinin kendi aklında olan ise kolektif kaynakları veya kolektif yapabilirlik kapasitesini ele geçirme isteği olan kurnazlık düşüncesiydi. Bu düşünce ile İş yapmadan rahat yaşamayı ve hükmetmeyi savlıyordu.

Nasıl iş yapmayacaktınız? Mülk sahibi olarak. Yani mülk sahibi olarak iş yapmayacak, aksine mülk sahibi olarak iş vermekle siz nimet sahibi olacaktınız! Veli nimet olacaktınız!

Nasıl hükmedecektiniz? İş yapma olanağından (mülkten) yoksun kıldığınız insanların iş yapamama muhtaçlıklarını kontrol ederekten hükmedecektiniz. Hep insanlara "verdiğim nimetleri anın" muhtaçlığını söyleyip vaat edecektiniz.

Kurnaz kişi kendi zihin mesaisi olan mülk edinme konusunu "mülkün sahibi El" sözü içine kodlamıştı. Kurnaz kişinin mülkün sahibi sözünde gizlediği tasarı olan kendi “kişisi tescil” kurnazlığını bu söz içinde dile getiriyordu.

KİTAP İZLERİ

Var mısın? Güçlü Bir Yaşam İçin Öneriler

Doğan Cüceloğlu

Doğan Cüceloğlu’nun Veda Sohbeti: "Var mısın?" Üzerine Bir Değerlendirme Her yazarın bir veda eseri vardır; bazen bilinçli bir son nokta, bazen ise kaderin beklenmedik bir
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön