El kendisini mevcudat eden bu tarz köleci tarihsel bilince hiç değinmiyordu. Bilinci uyandırmadan (!) köleliği ikna ile inandırıcı bir dille ne güzel açıklıyor değil mi?
El kolektif gücün etki ve yapabilirliği ile donatılmıştı. El ‘in İlahların iradesi gibi takdir dilemesi vardı. El bu soyut giyinişler eşliğinde kolektif gücün imar ettiği, kolektif gücün yarın endişesini ortadan kaldırdığı; kolektif emeklere münhasır olan mülkün de sahibi olmuştu. El, mülk sahibi kılınan; keyfi ve tuzakçı bir tasımdı. El kolektif etki gibi soyut, ilahlar gibi somuttu.
El 'in tarih sel olarak iki rolü vardır. 1-Kolektif mülkü kendi mülkü olarak söyleyip bu manaya davetle inanırlar oluşturmak. Bugün bile bu inandırma işleri çok kolaydır.
Söz gelimi; bu gün bile "Allaha yemin ederim ki (Allahı şahit tutarım ki) pahalılığı yaratan Allahtır". "Allahın tüm sıfatları bunda toplanmıştır" denerek her şeye Allah ile aldatmaya meşruiyet veren alkışla bu anlayış etrafında kişiler toplamazlar mı?
2- El ‘e haybeden mülk edinme rolü vermenin yanı sıra El ‘in mülkünü “dilediğine dilediği kadar verip vermeme takdiri de” verilmemiş miydi?
Günümüzde dahi El, ikinci rolü ile seçilmiş kişilere kamu kaynaklarından gelir transferleri yapmaz mı? Veya El muktedirliği fakirden vergiyi şu bu diye alıp; zengine de sermaye diye, yatırım diye, finans diye vermez mi?
Kamu veya devlet; kesikli sürekli olup, her gün yeniden ve yeniden üretim yapan bitmez tükenmez bir zenginlik kaynağı olarak; üreten kolektif emekler toplamıdır.
Yanılmıyorsam "Kökler" dizisinde duyduğum şu söz El mana anlatımı için çok manidardır.
Sömürgeci Avrupa’nın Afrikadaki mülk istilasını anlatmak için derler ki; "beyaz adamlar buraya geldiklerinde ellerinde kalın kalın incil kitabı vardı. Bizim ise koca koca verimli arazilerimiz, çiftliklerimiz vardı”.
“Şimdi ise Avrupalıların elinde koca koca araziler çiftlikler var bizim elimizde de kalın kalın incil kitabı vardı" diyor.
Afrikalının bu canlı kanlı olup biten deneyimden sonraki istifhamlarıyla oluşan bu kolektif aklı; aslında El düşüncesinin geçmişteki kolektif düşünceyi nasıl ikna yolu ile harap ettiğinin tarihsel bir bilinç uzantısı değil midir?
Aslında Abraham'a da Nemrut'a da mal-mülk veren meşrulaşma, El 'dir. Abraham yeryüzü sofrası kurmakla Nemruttan biraz ayrılır. Abraham Nemrut'un bonuslusudur.
Abraham “İbrahim sofrası” gibi minik bir uygulama icat etmişti. Bu icadın üstel yansımasında kaynaklı kartezyen çarpımlarından zekat, sadaka, cömert, lütuf, ihsan, vaat, acıma, affetme gibi türlü İbrahim tarzı söylemler, dallanıp budaklanmazlar mı?
Anlatılanlara bakılırsa Avram döneminde kölecilik sistemi tüm bocalamasına rağmen hayli gelişmeler içeren bir yaygınlıktı.
Bir yandan yeni monarşiler oluşurken diğer yandan oligarşiler giderek imparatorluk kurup batıyordu. Servetler çok hızlı şekilde el değiştiriyordu.
Köleci ve ayrılıkçı sistem hala oturmuş değildi. Fetih ve ganimet gelirleri meşruiyet kazanıyordu. Hem de kimin eliyle meşruiyetti biliyor musunuz? El marifetiyle...
Kolektif yapı bölüntüsü olan kendisine özgü ganimetçi hareketiyle mutlak monarşiler oligarşiye dönüşüyordu. Oligarşiler de başka El mülkü milletlere saldırıp, yeryüzüne doğru mal mülk talanı yapan bir büyüme süreci içinde imparatorlukları yaşıyordu.
Baba söylemi; El gibi, vaat gibi köleci sistemin kavramıdır. Özel mülk sahipliği nedenle kolektif miras ortadan kalktıktan sonra baba, mirası olan kişiydi.
Özel mülk sahipliği nedenle ortadan kalkan kolektif güvence yerine baba, ailesinin yarın endişesini üzerine alan kişiydi.
Köleci söylem ile baba mülk sahibi veya mülk sahibine çalışan ve ailesinin nafakasını yani geçimini üzerine alandı. Baba ailesi için kolektif sigorta yerine güvence olan bir formasyondu. Baba; kolektif alan etkisi yerine konmakla ailesine bakıp onu koruyup gözeten kişi demekti.
Kolektif alanda bir lütuf olan nafaka söylemi yoktu. Olamazdı da. Nafaka yani geçim kolektif emek, kolektif alan etkisi, kolektif yapabilirlik, kolektif çevrim, kolektif üretim gücü gibi kavramının üzerini örten ne idiği belirsiz bir köleci söylemdi.
Kolektif koruyuculuk ortadan kalkınca iş önce El 'in koruyuculuğuna kalmıştı. El 'in koruyuculuğa gücü yetmezse baba olmanın koruyucu olmasının canı sağ olsun du.





