"Bir şiir asla bitmez, yalnızca terk edilir. — Paul Valéry"

Öykü

Tekerleği̇n Gicirtisi: Geri̇ Sayim

Dünyadan ve insanlardan kopuk, ormanın derinliklerindeki devasa ahşap evde tekerlekli sandalye kullanan bir yazar adayı ve karanlık geçmişin hayaletleriyle yaşayan şizofren bir anne…Medeniyetten uzak bu tecrit edilmiş hayat, bir gün eve gelen gizemli ve genç bir misafirle (Rüzgar) tekinsiz bir boyuta evrilir. Korku, gerilim ve tekinsiz bir erotizmin

Bayandan Az Kullanılmış

Gazete de böyle bir ilan gördünüz mü, ne yaparsınız? Apışıp kalırsınız, hatta apışıp kalmak da kesmez sizi, hayretleriniz bile şaşar da, fena mena olursunuz... Tabi böyle bir ilanı da hiç bir gazete basmaz, basmak istemez, direk erkeklerin kişilik haklarına saldırı olduğu için. Lakin bizim yan komşumuz Afitap Abla,

Otuz beş yıl

35 yıllık bir evliliğin içten ve dokunaklı hikâyesi… Zamanın yalnızca geçmediğini, iki insanı birlikte değiştirdiğini anlatan bu metin; gençliği, çocukları, kırgınlıkları ve sevinçleri geride bırakırken birbirinin elini bırakmamanın değerini hatırlatıyor. Çünkü gerçek sevgi, her şey güzelken değil; hayat ağırlaştığında da yan yana kalabilmek.

Yakın Arkadaşız Hem de Çok Yakın

\- Ünlü İş adamı İsmail Kalıngöbek ile birlikte olduğunuz söyleniyor, bu konuda neler söyleyeceksiniz?
\- Ne birlikteliği yahu! Biz sadece arkadaşız, hatta kardeşiz, kardeşten de öte yaaaniii!
\- Ama geçenlerde çok lüks bir lokantada baş başa yemek yemişsiniz... Gözlerinizin içine içine bakıyormuş İsmail Bey o sırada...

Küçücük Hikâyeler - 2

-Gogol'un öldüğü günden tam yüz sene önce doğmuşum.Bu cevap biraz ukalacaydı ama o sorunun sahibi de bunu hak etmişti. Soruların hazır cevapları bekleneceği yerde soranın da araştırması gerekmez miydi? İ

Gümüş Camgöz (Hikâyesi)

Burgaz’da sabahın dördü… Kurşuni gökyüzünün altında, topal martı Rıfkı’dan başka yoldaşı olmayan bir adam sahile iner. Her şeyi yerli yerinde görünse de içinde büyüyen boşluk onu denize çağırır. Küskün dalgalar, buruşmuş tütün ve gıcırdayan bir sandal eşliğinde, insanın kendisiyle ve suskun denizle yüzleştiği şiirsel bir yolculuk başlar.

Antika iskeleler

İnsanlar seviyesizliği anlasalar bana gerek kalmazdı.
Seviyorum seviyesiz ve alçakça yürüttüğüm hayatımı.
Ayıplasanızda yok saysanızda beni, aranızda inatsal bir anıt gibi dikileceğim.
Korkunun ecele faydası var mı yok mu? Bana ne.
Hangi mülk hangi egemenlik. İdeolojiler teröristlerden daha haindirler...

Tramvay Eleştirisi: En Azından Bir Sığır Bilinci

İstanbul tramvayında günlük yaşamdan bir kesit: Bencillik, saygısızlık ve toplumsal duyarsızlığın farklı yüzleri. Kapı önünde bekleyenler, yaşlılara yer vermeyenler, engelli bireyleri görmezden gelenler... Özenle giyinen ama ruhu körleşmiş insanların ironik portreleri. Toplumsal yaşamda kaybolmuş nezaketin ve empatinin acı bir eleştirisi.

Başa Dön