Yazlık, benim için huzurun adresiydi. Şehrin gürültüsünden uzaklaştığım, sabah kahvemi kuş sesleriyle içtiğim, geleceğe dair küçük hayaller kurduğum bir sığınaktı. O gün de sıradan başlamıştı. Gökyüzü kapalıydı ama kim bilebilirdi ki birkaç saat sonra hayatın akışı değişecekti. Önce yağmur hızlandı. Sonra yollar dereye dönüştü. Ardından suyun uğultusu duyulmaya başladı. İnsan bazen doğanın gücü karşısında ne kadar küçük olduğunu bir anda anlıyor. Dakikalar içinde yükselen sular, yılların emeğini, birikimini ve hatıralarını önüne katıp götürüyordu. En acısı ise arabamı seyretmekti. Yıllardır kullandığım, beni sevdiklerime götüren, nice yol arkadaşlığı yapan aracım suyun içinde sürüklenmeye başladı. Direksiyonunda değildim ama sanki ben de onunla birlikte sürükleniyordum. Bir süre sonra araç gözden kayboldu. Sonra haber geldi: "Pert olmuş." İki kelime... Ama bazen iki kelime insanın içine bir kaya gibi oturabiliyor. O gece uyuyamadım. Sonraki gece de... Gözlerimi kapattığımda yeniden yükselen suları gördüm. Bir ses duyuyor, irkilerek uyanıyordum. Kalbim hızlı hızlı atıyor, sanki yeni bir felaket olacakmış gibi hissediyordum. Gece sessizliğinde en küçük gürültü bile beni yatağımdan kaldırmaya yetiyordu. Aslında korktuğum sadece sel değildi. Kontrol edemediğim şeylerdi. Bir anda değişebilen hayatın kendisiydi. Yıllar önce yaşadığım deprem günlerinde hissettiğim duygular da sanki yeniden kapımı çalmıştı. İnsan bazen bir felaketi atlatıyor ama onun bıraktığı izler hafızanın derinlerinde yaşamaya devam ediyor. Fakat günler geçtikçe şunu fark ettim: Kaybettiğim araba geri gelmeyecekti ama ben hayattaydım. Sevdiklerim yanımdaydı. Eşim, çocuklarım, dostlarım vardı. Sel, arabamı almıştı ama umudumu almak zorunda değildi. Şimdi her sabah biraz daha sakin uyanmaya çalışıyorum. Her yürüyüşte, her duada, her kahve yudumunda kendime şunu hatırlatıyorum: Hayat bazen önümüze seller çıkarır, bazen depremler. Ama insanın içinde bunlardan daha güçlü bir şey vardır. Yeniden ayağa kalkabilme gücü... Ve belki de gerçek zenginlik, kaybettiklerimizden sonra elimizde kalanların kıymetini anlayabilmektir.
KİTAP İZLERİ
Masumiyet Müzesi
Orhan Pamuk
Hatıraların Varlığa Dönüştüğü Yer: Masumiyet Müzesi "Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum." Orhan Pamuk'un 2006'da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmasının ardından yayımladığı ilk büyük romanı olan Masumiyet
İncelemeyi Oku
