"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse inanmaz, kaybedersen kimse görmez." — **Terry Pratchett**"

Muhammed Rıdvan Kaya

Bir Mührün Gölgesinde

Şam'da bir İslam âlimi olan Yakup bin Selim, Kur'an üzerine çalışırken Nisa Suresi'ndeki "cariye" kelimesine takılır. Zeki öğrencisi Zeynep'i yanına çağırdığında, ikisi arasında metindeki bu sözcük üzerine derin bir sorgulama başlar. Karanlık sokakların üzerine ezan sesleri yayılırken, iki bilim insanı eski bir el yazmasının satırları arasında gizlenen anlamları

Hurafenin Gölgesinde Bir Ömür

Kırk beş yıldır vaaz veren Muhsin Hoca, sesi eskisi kadar güçlü olmasa da bilgeliğiyle cemaati etkilemeye devam ediyor. Bir sabah camiden çıkıp avluda masum bir şekilde sohbet eden genç çifti görünce, yıllardır öğrettiği "karşı cinse bakmanın haram olduğu" düşüncesiyle çelişen duygular yaşıyor. Bu an, yaşlı hocanın içsel sorgulamasını

Kırık Bir Ayna: Leyla ile Tarık'ın Hikâyesi

Leyla ve Tarık'ın solmakta olan evliliğinin hüzünlü portresi. Bir zamanlar kahkahalar ve gelecek hayalleriyle dolu olan mutfak, şimdi sessizliğin ve uzaklığın merkezi. Havada asılı kalan kelimeler ve aralarındaki mesafe, iki yılda nasıl değiştiklerinin acı bir hatırlatıcısı. Hatice Hanım'ın keskin gözleri ise bu soğukluğu hemen fark ediyor.

Kırık Bir Evliliğin İçinden: Esra'nın Hikayesi

Sabahın erken saatlerinde uyanıp boş yatağıyla yüzleşen Esra'nın hikâyesi... Bir zamanlar herkesin imrendiği bir evlilik, şimdi yerini derin bir boşluğa bırakmış. Namaz seccadesinde ne dileyeceğini bile unutan, çocukluğundan beri içinde taşıdığı sessizlikle boğuşan bir kadının içsel yolculuğu. Mutluluğun ardındaki görünmeyen çatlakların dokunaklı portresi.

Din

Işığa Dönen Eller

Arap dili uzmanı Zeynep'in içsel yolculuğunu anlatan bu metin, nesiller boyu sorgulanmadan kabul edilmiş dini uygulamaları eleştirel bir gözle ele alıyor. Akademik bilgisi ve merak duygusu, onu kutsal metinleri kendi gözüyle incelemeye iter. Zeynep'in zihnindeki soru işaretleri ve aydınlanma anı, geleneksel inançların sorgulanması ve kişisel inanç yolculuğu üzerine

Sessizliğin Dört Şahidi

Karanlık bir sabahın sessizliğinde, yalnız bir avukat olan Merve'nin hayatı, gizemli mesajlarla alt üst oluyor. Küçük şehirdeki düzenli yaşamı, telefonuna üşüşen endişe verici mesajlarla bozulurken, beklediği her dakika üzerine çöken sessizlik giderek ağırlaşıyor. Dünün sıradan bir gün olduğunu düşünürken, bugün bilinmezlikle dolu bir bekleyişin içinde bulunuyor.

Adalete Yolculuk

Otuz yedi yaşındaki Meryem, on dört yıllık eşi Tarık'la artık birbirini görmeden yaşar hale gelmiştir. İki çocuklarıyla kurdukları aile hayatında son altı aydır bir uzaklaşma yaşanmaktadır. Bir Pazar günü kaynanası Meryem'e beklenmedik bir haber vermek üzere gelir. Evlilikteki söylenmemiş sözler ve giderek derinleşen boşluk, Meryem'in hayatında yeni bir

Kader Çemberinde Bir Nefes

Şehrin sessizliğinde tezinin son bölümünü yazmaya çalışan Kerem, klavyenin başında düşüncelere dalıyor. Nörobilim üzerine doktora yapan genç adam, "Bilinçli Karar Vermenin Zamansal Yanılsamaları" konusundaki bilgisi arttıkça, kendi kararlarını sorgulamaya başlıyor. Soğumuş kahve fincanının yanında, yazmanın ötesinde hayati bir kararla yüzleşirken, bilinç ve özgür irade hakkındaki düşünceleri derinleşiyor.

Bir Bayram Sabahı

Yetmiş iki yaşındaki Hüseyin Efendi'nin Kurban Bayramı sabahı, torunu Selim'in sarsıcı sorusuyla yüzleştiği an. Üniversite öğrencisi torunun "Kurban kesmenin Kur'an'da gerçekten emredilip emredilmediği" sorusu, yaşlı adamın yıllardır sorgulamadan sürdürdüğü inançlarını derinden sarsarken, geleneksel ve modern düşünce arasındaki kuşak çatışmasını ve inanç sorgulamasını gözler önüne seriyor.

Bilinen Ayların Yolcusu

Kırk yedi yaşındaki Endonezyalı Meryem, bir sabah köyün bilge imamı Ustaz Harun'a içini kemiren soruyu sormaya karar verir. Hac ibadetini yerine getiremeyen Meryem, dini vecibelerin zorluğu karşısında yaşadığı iç çatışmayı ve sorgulamayı imamla paylaşmaya başlar. İnanç ve modern hayatın gerçekleri arasında sıkışan bir kadının samimi hikâyesi.

Destek ve Teslimiyet

Gün batımında Medine'nin dar sokaklarında, hurma ağaçları altında oturan bilge bir dede ve meraklı torunu arasında geçen anlamlı bir sohbet. Ahzab Suresi'nden bir ayeti anlamaya çalışan küçük Said'e dedesinin verdiği hayat dersi, yardımlaşmanın ve desteğin gerçek anlamını basit bir bataklık benzetmesiyle açıklıyor. Bilgeliğin kuşaklar arası aktarımını betimleyen duygu

Gecenin Tanığı

Gecenin sessizliğinde, kandil ışığında çalışan Hafız, Kur'an ayetleri ve hadisler arasında düşüncelere dalmıştır. Genç öğrencisi Tarık'ın ziyaretiyle, inanç ve gelenek arasındaki ince çizgide yüzleşmek zorunda kalır. Bu kısa an, dini sorgulama, bilgelik aktarımı ve iki nesil arasındaki manevi diyaloğu yansıtır.

Bir Vedanın Sınırları

Medine'nin dar sokaklarında yaşlı Umm Selim, eski tanıdığı Ebu Raşid'in ölüm haberini alır. Aynı mahallede büyüyen bu iki insan arasında zamanla derin bir ayrılık oluşmuştur. Ebu Raşid önce yeni dine ilgi göstermiş, sonra uzaklaşıp münafıkların arasına katılmıştır. Umm Selim, yıllar sonra bu karmaşık ilişkiyi ve Ebu Raşid'in hayat

Din

Din Konusunda Birilerine Uymanın Tehlikeleri: Aklın ve İmanın Özgürlüğü Üzerine

Bu metin, insanın anlam arayışında dini otoritelere körü körüne bağlanmanın tehlikelerini ele alıyor. Kişinin Allah'a yaklaştığını zannederken aslında beşerî bir otoriteye sığınması ve kendi aklını kullanmaktan vazgeçmesi sorgulanıyor. Kur'an'ın "düşünme" çağrısı hatırlatılarak, dini sorumluluğun bireysel akıl ve iradeyi gerektirdiği vurgulanıyor.

Bir Müfettişin Defteri

Emekli müfettiş Halim Bey'in sakin kasaba yaşamı ve sabah rutinleri, üniversiteli torunu Tarık'ın ziyaretiyle değişir. Genç adam, dini sorgulamaları yüzünden hocasıyla yaşadığı çatışmayı paylaşmak için dedesinin bilgeliğine başvurur. İki nesil arasındaki bu samimi diyalog, inanç, sorgulama ve aile bağlarını ince bir dille resmediyor.

Seccadenin Sırrı

Tan vakti, Meryem'in iç dünyasına açılan bir pencere. Islak kaldırımlar ve sokak lambaları arasında, genç kadın alışkanlıkla namazını kılarken içindeki boşlukla yüzleşiyor. Gözaltı morluklarında saklı uykusuz geceler, dudaklarından dökülen anlamsız kelimeler... Nesillerdir aktarılan bir ritüelin içinde kaybolan ruh, müziksiz bir şarkı gibi yankılanıyor sabahın sessizliğinde.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku
Başa Dön