"29 Haziran'da 'Neden ben?' diye düşünenler, muhtemelen 28 Haziran'da 'Neden ben değil?' diyenlerdir." - Douglas Adams"

Roman

Mevsim Gülbahar - (2. Bölüm/11. )

Erol Soylu’nun iş yeri, Ayvalık’ta, Atatürk Bulvarı üzerinde, tam da merkezi yerde, ikinci katta, evden devşirme bir avukatlık ofisiydi. Binanın zemin katında bir beyaz eşya mağazası, üst katlarda bir doktor muayenehanesi ve bir mali müşavirlik bürosu bulunuyordu…

Yüz Kitabı

Uzun öğrencilik yıllarından sonra,siyasetin içerisinde pişmek ve kamile dediği gibi pişkinleşmek kolay olmamıştı.Ona göre psikolojik anlamda bir sınırı yoktu.İnsan kademe kademe ya daha çok ahlaklı bir yaşama doğru yol alır ve hayatta yaptıklarından ödün vermeyerek böyle bir sınırsızlığı seçer yada kademe kademe daha da pişkinleşir bu pişkinlikte kendine

Corona Yalnızlığı

"Corona Yalnızlığı" romanım Ceren Yayınlarından Haziran 2021 yılında çıktı. 280 sayfadır.
1200'lü yıllardaki 'Veba Salgını' gibi Korona'da dünyayı sarsmıştı. Belgesel nitelikteki romanım umarım gelecek nesillere değerli bir kaynak olur.

Demokratik Deliler Devleti - 20

Yeraltında bulunan ateş yeryüzüne fışkırınca ağaçları, hayvanları, insanları, binaları cayır cayır yakacak; hatta demiri bile eritecek. Akarsular, göller, denizler sıcaklığın etkisiyle fokur dokur kaynayacak. Çıkan buhar, yanan maddelerin dumanı ile birleşerek dünyanın etrafını siyah bir örtü gibi saracak. Ay, yıldızlar, hatta güneş görünmez olacak. Bu simsiyah bulut tabakası

35 Yaş Şiiri Size Neyi Çağrıştırıyor?

35 Yaş şiirini ne zaman okusam içime fenalıklar basar, sinirlenir, tamamını okumadan bırakırımdım. Diyeceksiniz ki, gündem bu kadar yoğunken 35 yaş şiiri de nerden çıktı? Nerden çıktığını bilmiyorum ama, şiirden bahsederken bir arkadaş dedi ki; “Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.” demiş ama kendisi de 46 yaşında ölmüştür..

Kendi Masalını Kendi Yazan Kadınlar/giriş

''Hayat'' almıştı eline kalemi,kimseye tek kelime etmeden yeni bir masal yazıyordu.Anlaşılan o ki,bu sefer dinleyerek ya da okuyarak değil,sadece ama sadece yaşayarak öğrenecektik ''yarın'' ne olup biteceğini.Soru sorma hakkımız da alınmıştı elimizden.''Neden'' diye başlayan her cümlemiz de,''kader'' diyordu birileri tüm bu yaşananların adına;''Allahın taktiri''.Ekliyordu sonrasında;''sakın isyan etme,tevekkül et''.''Peki''

Usta Bir Kalemden Mağaranın Kamburu Eleştirisi

Romanı okuyup bitirdikten sonra şöyle bir düşündüm. Eserdeki mağara bir bakıma dünya, bir bakıma da insanın kendisidir. Kat kat aşağılara inerek kötülüklere gark olması, Kuranı Kerimin ifadesiyle esfeli safilin olması kişinin kendi elindedir. Yazarın, büyücünün ağzından söylettiği gibi; Karanlık da ışık da insanın ruhundadır (s. 13); Akıl hep

Başa Dön