"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"

Roman

Yüz Kitabı

Uzun öğrencilik yıllarından sonra,siyasetin içerisinde pişmek ve kamile dediği gibi pişkinleşmek kolay olmamıştı.Ona göre psikolojik anlamda bir sınırı yoktu.İnsan kademe kademe ya daha çok ahlaklı bir yaşama doğru yol alır ve hayatta yaptıklarından ödün vermeyerek böyle bir sınırsızlığı seçer yada kademe kademe daha da pişkinleşir bu pişkinlikte kendine

yazı resim

"Malatya"da Yol Açanlar"

Güneşin doğuşunu, suyun akışını, kuşların cıvıldayışlarını, emekleyerek yürümeye çalışan bir bebeğin korkmadan, çekinmeden sürprizlerle dolu hayatın üzerine üzerine gidişini… Gayri resmi bir düzensizlikte dolaşmakta olan kara bir düzene inat sokakları, insanları, söylenenleri ve söylenemeyenleri, ölümü, doğumu, sevgiliye sunulan o en sahici yalanları, hastalığı, dirilişi, hesapları ve sürprizleri yeniden,

Aydınlık3

Karıncalar şişman, çopur suratlı yeryüzünün umarsız gözlerinden çıkarak ben asla seni sokmam; çünkü sen Nazım Hikmet kadar kanıyla, canıyla hayatıma şeref katamazsın der gibi bana kayıtsız bakıyorlardı. O an hem yeryüzünden hem de ölüler dünyasından kovuldum mu acaba sorusu aklıma takıldı. Karınca yuvasının yanına oturup onları seyretmeye başladım.

Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/4.

Oflaya puflaya, alınlarındaki ter kalın bir toz tabakasıyla karışıncaya kadar toprağı kazmıştılar. Alican, ablasının hayallerinde yer almak istemeyerek, “yok, “ dedi, “ben toprağı böyle eşeleyip durmaktan hoşlanmıyorum. Hem bişey de bulamıyorsun. Boşuna kaz, dur.”
Gülbahar, “ İyi. Sen keçi çobanlığına devam et...” diyerek öfkelendi

Yüz Kitabı

"Bilmem" dedi Gevşo. Onun için aslında hiç farketmezdi.Yeni bir suç işlemek.Siciline bunu ekletmek hiç bir şeyin önemi yoktu. Kendisinin de bir önemi yoktu. Yaşıyordu işte.Sokaktaki taştan kaldırımlardan,
Bir bitkiden pek bir farkı yoktu.Sadece yaşıyordu. Yaşamak için suç işlemeyi seçmişti. Suç işlemek içinde yaşamayı.Kimi kimsesi yoktu.Kaybedeceği bir

James Brown 23

Metni yapay zeka şöyle analiz etmiştir:
Batı’nın kozmik tekinsizliği (Lovecraft) ve sürükleyici atmosfer anlatıcılığı (King) ile doğup,

Taşların Gölgesinde: Giriş/ 1. Bölüm

O ise arkadaşının omuzuna hafif bir yumruk atmakla yetindi. Onların binaya girmesiyle (üç uzun saçlı, fiziksel görünüşleri birbirine yakın iri yapılı, silahlar taşıyan) handakilerin dedikodu kazanı, öncelikle yapının kapısının yakınında oturan ağzındaki yaradan dolayı yamuk gibi görünen, savaşçıların orklara karşı yaptıkları şeklinde başlayıp tekrarında bir diğer alt dudağı

Başa Dön