Mevsim Gülbahar - (2. Bölüm/18. )
Halil, arabasını Ümmühan’ın evi önüne çekerek Ümmühan’ın inmesini beklemeye başladı ama, boşuna. Kız kıpırdamıyordu bile.
"Tanrılar bizi cezalandırmak istediğinde, dualarımızı kabul eder." - Oscar Wilde"
"Tanrılar bizi cezalandırmak istediğinde, dualarımızı kabul eder." - Oscar Wilde"
Halil, arabasını Ümmühan’ın evi önüne çekerek Ümmühan’ın inmesini beklemeye başladı ama, boşuna. Kız kıpırdamıyordu bile.
Umay beni baştan çıkaracak kadar güzeldi. Her güzellikte bir tuzak olduğu gibi Umay'ın güzelliğinde de bir bıçak ışıltısı, bir tabanca zerafeti aradım. Umay hem bir bıçak kadar keskin bir güzelliğe hem de bir tabanca kadar zerafete sahipti. Güzelliğin ve baştan çıkarmanın bedeli belki de hapsedilmek ve öldürülmekti. Fakat
YZ
Halil Kaya, kendini iyice salak gibi hissetmeye başlamıştı bu kız yüzünden, “Yahu, niye dalga geçiyorsun? Seninle hiçbir şeyi ciddi ciddi konuşamayacak mıyım ben?”
Orhan Pamuk
Sesimi duyurdugum herkese günaydın...
Karıncalar şişman, çopur suratlı yeryüzünün umarsız gözlerinden çıkarak ben asla seni sokmam; çünkü sen Nazım Hikmet kadar kanıyla, canıyla hayatıma şeref katamazsın der gibi bana kayıtsız bakıyorlardı. O an hem yeryüzünden hem de ölüler dünyasından kovuldum mu acaba sorusu aklıma takıldı. Karınca yuvasının yanına oturup onları seyretmeye başladım.
20 bin lira gibi bir rakkam talep etmişti yeşil döbyesli kız'dan.Ve o gün bugündür. ödemediği çalıştığı taksitler,krizlerlerle gelen yapılandırmalar derken,yeşil döbyesli kızın maliyeti tam olarak 35 milyara fırlarken,selçuk hayatından firar etmiş,elinde kala kalan sadece belkide yaşama tutunmasını sağlayan borcunu ödeme azmi ve namuslu bir insan olarak ölme isteği
2019 yılında yayınlanan birkaç romanla ilgili kişisel değerlendirmeler
Romanın fikri alt yapısını Nietzcshe'nin oluşturduğunu söyleyebilirim. Gerek Nietzsche'nin hayatının gerekse fikirlerinin bu romanda oldukça etkili olduğunu belirtmeliyim. Nietzcshe'nin çoğunlukça ve çokça yanlış anlaşıldığından eminim...
Sonrasız dönüş ve üst insan kavramları, biraz gizli de olsa romanın zeminini oluşturuyor. Ayrıca varoluşçu sorunlar olan: ölüm, intihar ve önemli
Atalarımın öve öve bitiremedikleri o memleketi görmek, bana nasip olmadı. Ancak, anlatılanlardan oraya gitmiş ve görmüş gibi oldum sayılır. Birçok yönden bizim buraya benziyor. Çünkü Kızılpınar da balkanların dibinde. Dobramirka'daki yerleşme şekli, evler, sayalar, kullanılan ev eşyaları ve tarım araçları sanırım buradaki gibi. Adetler, giyim-kuşam, şive, hatta yiyecekler
Emin olduğu ve gözlerinle şahit olduğu tek şey,kendisi hakkında arama motorunda sürekli olarak güncelenen kısa ve öz bildirimlerdi.Onun hakkında çıkan en son bildirim,İstanbulun sessizliği ve ıssızlığa ile bilinen geniş bir ovanın tam ortasına kurulmuş cayra kasabasına gitmesi gerektiğini anlatan açık ve net cümlelerdi.
Yeni kitabımız Şehitler Vadisi Çanakkale Açılımı hakkında bir tanıtım yazısı...Kitabımız Akis Kitap'tan çıktı..
Ölümle uyku arasındaki ince çizgide bazen huzurlu bazense cılız bir nefesi uyuduğu odayı kaplarken,Ölüm varla yok arasındaki bir yerde duruyordu.Oysa insan küçük bir zevkle geliyordu bu dünyaya.Varoluş bir şölenken,yok oluş sessiz sedasızdı.Her ikisinde de bir şeyin içinden gelip;sanki çok ama çok büyük birşeyin içine doğru gidiyordu.Bu yoğun uyku
Şule Gürbüz