"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"

Roman

Corona Yalnızlığı

"Corona Yalnızlığı" romanım Ceren Yayınlarından Haziran 2021 yılında çıktı. 280 sayfadır.
1200'lü yıllardaki 'Veba Salgını' gibi Korona'da dünyayı sarsmıştı. Belgesel nitelikteki romanım umarım gelecek nesillere değerli bir kaynak olur.

Aydınlık4

" Erhan Bey'in resimlerinde Batılı ressamlarca gerçekleştirilmiş - Doğu'yu ve İslam dünyasını konu alan - tablolarda görüldüğü gibi hamam, harem, vahşet sahneleri ya da ibadet eden mütevekkil tipler değil ama okuyan, tartışan Osmanlı aydınları betimlenmiştir.

yazı resim

Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/1.

Dağın tepesinde, bir kaya kütlesi üstünde yer alan kale, bin yılın rüzgârlarıyla yerle bir olmuştu. Kale surlarına ait aşınmış duvar taşları olmasa buranın bir kale kalıntısı olduğunu anlamak mümkün olmazdı; hiç kimsenin, oraya tarihi bir değer biçtiği de yoktu zaten.

Bizden Biri; Alişan Kapaklıkaya

Konu; “Aile içi iletişim”, ve “Evimizi nasıl Cennet’e çevirebiliriz” olunca, dikkatimi çekti…
Önce isteksizce dinledim…
Sonra o anlattıkça gerilen kaslarım gevşedi, gevşedi ve asık yüzüm yerini tatlı bir tebessümse bıraktı.
Adamda sanki şeytan tüyü vardı…
Evet, Alişan Kapaklıkaya konferansında ‘çiş’inden

Yüz Kitabı

Uzun öğrencilik yıllarından sonra,siyasetin içerisinde pişmek ve kamile dediği gibi pişkinleşmek kolay olmamıştı.Ona göre psikolojik anlamda bir sınırı yoktu.İnsan kademe kademe ya daha çok ahlaklı bir yaşama doğru yol alır ve hayatta yaptıklarından ödün vermeyerek böyle bir sınırsızlığı seçer yada kademe kademe daha da pişkinleşir bu pişkinlikte kendine

Sarı Bank - Hayat / Özet

Kader Sokağın karşısına yerleştirilmiş sarı renkli bir bankın, bana göre romantik hikayesidir.
Bankla bir şeklide temasa geçen bazı insanların kısa hayat öyküleri ve ölümleri romanın görünen konusudur.
Sarı bankın yerinden kaldırılması ile tüm dünyanın yani algılanabilen hayatın değişebileceği fikri ise romanın gizli konusudur.

Aydınlık3

Karıncalar şişman, çopur suratlı yeryüzünün umarsız gözlerinden çıkarak ben asla seni sokmam; çünkü sen Nazım Hikmet kadar kanıyla, canıyla hayatıma şeref katamazsın der gibi bana kayıtsız bakıyorlardı. O an hem yeryüzünden hem de ölüler dünyasından kovuldum mu acaba sorusu aklıma takıldı. Karınca yuvasının yanına oturup onları seyretmeye başladım.

Yüz Kitabı

"Bilmem" dedi Gevşo. Onun için aslında hiç farketmezdi.Yeni bir suç işlemek.Siciline bunu ekletmek hiç bir şeyin önemi yoktu. Kendisinin de bir önemi yoktu. Yaşıyordu işte.Sokaktaki taştan kaldırımlardan,
Bir bitkiden pek bir farkı yoktu.Sadece yaşıyordu. Yaşamak için suç işlemeyi seçmişti. Suç işlemek içinde yaşamayı.Kimi kimsesi yoktu.Kaybedeceği bir

Başa Dön