Mevsim Gülbahar - (2. Bölüm/35. )
Halil, Cemal ve Hülya, cadde üzerindeki park etmiş araçların arasında buldukları bir boşluğa park ettikten sonra arabadan inerek, hemen yakınlardaki karakola kadar yürüdüler.
"Yazarın hayatı, kendi cenaze töreninde yaptığı konuşmanın taslağını yazmakla geçer." - Terry Pratchett (kurgusal)"
"Yazarın hayatı, kendi cenaze töreninde yaptığı konuşmanın taslağını yazmakla geçer." - Terry Pratchett (kurgusal)"
Halil, Cemal ve Hülya, cadde üzerindeki park etmiş araçların arasında buldukları bir boşluğa park ettikten sonra arabadan inerek, hemen yakınlardaki karakola kadar yürüdüler.
İnsan karmaşıktır, bazen kendi dehlizlerinde saklambaç oynar. Orada gördüğüne sığınmak ister, kim olduğunu ne olduğunu bilmeden. Bazen bir çocuk saflığında uzanır ona, bazen de umarsızca saldırır bilinmezliğine. Aslında bulduğu kendisidir, araması çırpınması ise var oluşunun sessiz çığlıkları.''
YZ
Okuldan dönen Cemal ve Hülya, dış kapıdan girerek zemin kattaki evin kapısına gittiler. Cemal, “içerden su sesi geliyor,” diyerek kulağını kapıya yanaştırdı.
Ahmet Altan
Bir komşumuz vardı. Çarşıda, pazarda, kahvede, işten eve, evden işe giderken dahi elinde mutlaka bir kitap olurdu.Yıllar boyu bu adamın elinden kitap düşmedi. Hemen herkes bu insana saygı duyardı. Çok kültürlü, mülayim bir insan olarak muhitinde bir yer edindi...Sonraları bu adamın aslında hayatı boyunca bir kitap dahi okumadığı
8 Bölümlük öykü dizisini daha önce öyküler kısmında yayınlamıştım fakat sonra ilk 2 bölüm dışındakileri kaldırmıştım. Bir süredir roman olarak toparlayıp tek parça halinde İzedebiyat sayfalarına geri koymayı düşünüyordum. İşte burada. Daha önce 8 bölümü de okuyanlar için yeni bir şey yok. Okumadıysanız bilim kurgu ve aksiyon macera
ÖLÜM BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ/Jose Saramago
“Ümitlerin kaderi, biri yok olduğunda diğerinin ortaya çıkmasıdır, işte bu yüzden bunca hayal kırıklığına rağmen silinip gitmemişlerdir.”
Umay beni baştan çıkaracak kadar güzeldi. Her güzellikte bir tuzak olduğu gibi Umay'ın güzelliğinde de bir bıçak ışıltısı, bir tabanca zerafeti aradım. Umay hem bir bıçak kadar keskin bir güzelliğe hem de bir tabanca kadar zerafete sahipti. Güzelliğin ve baştan çıkarmanın bedeli belki de hapsedilmek ve öldürülmekti. Fakat
Leyla Karaca’nın ayrıntılı anlatımı, karakterleri canlandırmadaki yaratıcılığı, titiz tasvirleri, zaman ve mekân konusunda doğruyu yakalama ustalığı esasında Karaca’nın şiirden romanına taşıdığı vazgeçilmezi.
Etimi yiyecek tenha bir yer buldum. O sırada fark etmemiştim, etten az bir parça kaldığında gözüme ilişti. Az ileride Kuyruksuz Bacı yattığı yerden yalvaran gözlerle bana bakıyordu. Acıdım. O istemedi ama ben götürüp bu son lokmayı ona verdim. Bir kerede yuttu.
20 bin lira gibi bir rakkam talep etmişti yeşil döbyesli kız'dan.Ve o gün bugündür. ödemediği çalıştığı taksitler,krizlerlerle gelen yapılandırmalar derken,yeşil döbyesli kızın maliyeti tam olarak 35 milyara fırlarken,selçuk hayatından firar etmiş,elinde kala kalan sadece belkide yaşama tutunmasını sağlayan borcunu ödeme azmi ve namuslu bir insan olarak ölme isteği
Atalarımın öve öve bitiremedikleri o memleketi görmek, bana nasip olmadı. Ancak, anlatılanlardan oraya gitmiş ve görmüş gibi oldum sayılır. Birçok yönden bizim buraya benziyor. Çünkü Kızılpınar da balkanların dibinde. Dobramirka'daki yerleşme şekli, evler, sayalar, kullanılan ev eşyaları ve tarım araçları sanırım buradaki gibi. Adetler, giyim-kuşam, şive, hatta yiyecekler
2019 yılında yayınlanan birkaç romanla ilgili kişisel değerlendirmeler
Kerem Eksen