Kır Zincirlerini…
ben kimim,aslında ne severim,nasıl yaşamak isterim bu hayatı sorusu var hep...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
ben kimim,aslında ne severim,nasıl yaşamak isterim bu hayatı sorusu var hep...
bir varmış,bir yokmuş diye başlayan hikayelere benzer,döküntülü duyguları sahiplenmek,yaşamak ne zormuş...adı masal ya.
Hayattan beklentinizin,ne yapıyorum ve neden yapıyorum gibi soruların kendi içinizde muhakemesini yaptığınız zamanlar oluyorsa eğer bu da şahsıma ait bir sorgulama yazısıdır.
Şehit yaratabilen bir ulus, millet, görüş var olma mücadelesinde büyük bir yol kat etmiştir. Çünkü onu savunanlar, onu candan aziz bilip gerekirse canını bırakıp gitmeye can atarlar.
Kulağımda sakin sakin çalan müzikle dönmeye karar verdim. Geldiğim yolları tekrar adımlamaya başladım. Gülümsememi de yanıma alarak tabii. Herkese gülümseyerek yürüdüm. Mutluluğun sırrını bulmuş bir mucit edasıyla. Mutluluğun sırrı yaşama güzel bakmakta
Ekonomik bağımsızlık yine eli cebinde dolanıyor mahallede, sahipsiz. Evinde yatağından çıkmadı hala İstanbul Borsası.
Öğleye doğru imece ile düzelttiler TL imajını. Bizim oğlan Yeşil Deve karşı.
Şimdi dilimde mutasyona uğradı her şey, ve zihnimde… Güzel günler görecektik çocuklar, size biz sunacaktık ellerimizle... biz sandık ki, sizin için düşler kurmak yeterli… biz sandık ki yüreğimizin ortasına oturtunca sizin çıplak ayaklarınızı çözüm kendiliğinden gelecek… biz sandık ki şiirler bize cesaret verecek… olmadı elbet ama ne var
Hayallerim vardı dünyaya dair. Ama vazgeçtim tüm onla ilgili hayallerimden. Varsın dünya yine bu haliyle kalsın, nede olsa birgün kalmayacak...
İçine kapanık ve depresyon sınırlarında gezilen bir vakitte, kendini ortaya atıvermiş bir yazı...
Orhan Pamuk, “...eğer kalbinize nakşeylediğiniz bir güzelin resmi varsa, dünya hala sizin evinizdir.” diyor.
Kendi doğallığıdır insana en yakışan... Ne dekoltesi göğüsün... Ne de, dikkat çekmek için kapanmalar...
Kabul etmek gerek, insanın doğasında bir çekicilik var... Samimiyet, ki, ne dekoltelere, ne dudak büzüp, göz süzdürmelere bedel...
Başarısız... Beceriksiz... Yetersiz insanlar...
Başarılı... Becerikli... Yeterli kişileri eleştiriyorlar hep!
Neden mi yapıyorlar?
Hasetlerinden? Evet...
Saplantılı egolarından? Evet...
.......................................................................................
Uyandım.
Dışarıdan kuşların sabah oldu şakımaları doluyor odaya… Yıllardır aynı saatte uyanıyoruz onlarla, yaz kış. Çoğu insan kuşların kışın ötüşüne tanık olmaz. Ben bilirim; onlar yaz-kış beraber uyanır, birbirlerini selamlarlar…
Gece nereye giderler bilir misiniz? Ben de bilmiyorum. Ama sabahları hiç aksatmadan bir araya