Eyvah! Beynime Giriyorlar
...evet, şimdi çocukluğunuza dönüyoruz, yok yok biz en iyisi önceki hayatınıza dönelim. Bakalım siz nerenin prensesisiniz...
"Yine mi 2 Ocak? Sanırım takvimler de yazar gibi; sürekli aynı boş sayfayı çevirip duruyorlar." – Neil Gaiman (kurgusal)"
"Yine mi 2 Ocak? Sanırım takvimler de yazar gibi; sürekli aynı boş sayfayı çevirip duruyorlar." – Neil Gaiman (kurgusal)"
...evet, şimdi çocukluğunuza dönüyoruz, yok yok biz en iyisi önceki hayatınıza dönelim. Bakalım siz nerenin prensesisiniz...
"...herkes aslında bu kadar aynıyken ve herkes bu kadar yalnızken, onca yalnızlıktan nasıl böyle bir kalabalık oluştuğuna şaşıyordum bazen."
Bir an kendimizi, hiç, ama hiçbir şeyle (kişiler- kurumlar ) kıyaslamadığımız bir günde yaşadığımızı hayal edelim. Üzerimizden tonlarca yükün kalktığını, adeta kuş gibi hafiflediğimizi hissedeceğiz. İşte o zaman gerçek özgürlüğü tadacağız
Hâlâ sorunları ve anlayamadıkları vardır elbette. Olacaktır da yaşam sürdükçe. İnsan beyninin kötümser olduğu düşünülenlere göre yüzde onu, iyimserlere göre yüzde yirmi beşi etkindir. Hangi oranı ölçü alırsak alalım, geride büyük bir oran vardır ve yapabileceklerini beklemektedir. Yapabileceklerini düşünmek, düşünürken bile baş döndürücüdür.
"Masum bir bebeği bile ağlatan hayat hain değilde, biz mi sulugözmüşüz hiç yoktan?"
Aynanın karşısına geçim yargılamazsım kendini; “ne istiyorum, ne bekliyorum, gerçek amacım ne” sormazsın kendine, gerek duymazsın evlenmek istersin sadece evlenmelisindir çünkü günün birinde herkes evlenir
artık ağlamazsın, son iki damla kalır göz pınarlarında. koca bir okyanusa açılır yüreğin. sadece kendine güveneceğine çıkar nemli sevgin
Artık, okuldaki hocalarımızı kötü not verip sınıfta bıraktığı için,
Taksi şoförünü, fazladan para aldığı için,
Manavı, araya çürük meyve koyduğu için,
Hükümeti ‘akıl almaz tavizlere dayalı politikası’ için
Şikayet edemiyoruz.
Ama bil ki; her yaptığınla ben daha da güçleneceğim,
ve benim yerine
sen bir gün kendin, kendini yok edeceksin....
Falcılar, bir operatörün özeniyle ilk önce sağ elinizi avucuna alır,
Sonra uzun uzun bakarlar,
Acaba hangi fizik problemini çözmeye çalışıyor diye düşünürsünüz?
.......................................................................................
Ben bugün de uyuyacağım. Bugün de hiç bilmediğim ve yaşamadığım bir hayatı yaşayacağım. Bugün de her zamanki gibi hayallerimin ötesinde bir oyuncu olacağım…
Şöyle bir bakın, sadece bakın onlara…
Hesapsızlıklarına, çıkarsızlıklarına ve yüreklerinde göstermeye, vermeye hazır oldukları ürkek sevgilerine…
Ağlamıyorum, sen bana aldırma...
Senden çok uzak bir kentin, kocaman yüksek binalarının renksiz camlarının ardında,
karlarla çizilmiş soluk dünyamda
inan ben de mutluyum kendi kalabalığımla.....
Tek hissettiğim minicik yüreğin isyan atışlarıydı.
Arada anlamaya çalışan kırpma nöbetleri sadece hüznün kuruttuğu gözlerinde, derin iç geçirme sarsıntıları yapılanmayı henüz tamamlayamamış bedeninde, ruhu çoktan çökmüştü bile..
Faruk Duman