"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Hep Erteleriz

Bizim için yarınlar hiç tükenmez. Yazılacak öyküleri, Dişçiye gitmeyi, Anneanneyi aramayı, Hep erteleriz. Konser mi? Şu sınavlar bitsin, gideriz. Okul biter, ortada ne gidilecek konser, ne de arkadaşlar kalır.

yazı resim

Hep Erteleriz

Seval Deniz Karahaliloğlu

İşin kolayına kaçarız.
Kendimizi kandırır, yapılacak işleri hep belirsiz zamanlara erteleriz.
Bizim için yarınlar hiç tükenmez.
Yazılacak öyküleri,
Dişçiye gitmeyi,
Anneanneyi aramayı,
Hep erteleriz.
Pazartesi rejime başlayacağım, gerçekten bu sefer kararlıyım.
Sahi mi?
Ezeli ve ebedi rejimler
Hoş, eski bir hikaye.
Konser mi?
Şu sınavlar bitsin, gideriz.
Okul biter, ortada ne gidilecek konser, ne de arkadaşlar kalır.
Şimdi flörtün sırası mı?
İlk önce işlerimi bir yoluna koyayım, sonra bakarız.
İşler düzene girdiğinde, yıllar başını alıp gitmiştir.
Haberiniz yok.
Geçmiş olsun!
Çalışmayı erteleriz,
Bir dostu, bir kez olsun telefonla aramayı,
Aşkı erteleriz; (Sanki o çok kulak asarmış gibi)
Rejim yapmayı,
İngilizce öğrenmeyi,
O çok istediğiniz konsere gitmeyi,
Hep sonu gelmeyen yarınlara erteleriz
Yani, kısacası yaşamın kendisini.
Sanki yaşanacak başka bir hayat varmış gibi?!

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön