Derin ve gizli bir yalnızlığı yaşarız bazen. Alev, alev yanan umutlarımız, sevgilerimiz korlaşır; farkında olmadan boş, boş bakar gözlerimiz. Tek kurtuluşu ölmek! yada başka diyarlarda bizi tanımayan kimiz neyiz bilmeyen insanların arasında kaybolup gitmekte ararız. Oysa tek çare zannettiğimiz kaçışta; zincirini koparıp kaçan köpeğin tasmasını boynunda taşıdığı gibi beynimizi çatlatan, yüreğimizi kanatan geçmişimizide beraberimizde götüreceğimizi hesaba katmayız. Dostlarımızın bile yabancı olduğu o an rüzgarın önündeki yaprak misali savunmasız ve çaresizizdir.Kimi zaman yerini hayallere bırakan erken vedalardır halimize sebep,mesele terk edilişler, aldanışlardır bazen.Kimi zaman kavgalar,haksızlıklar;kimi zamanda kendi kendimizle anlamsız savaşımız. Hüzünler ve kaygılarla örülmüş duvarların ardında yapayalnızızdır.Nedendir bilinmez? Aklımıza bile getirmeyiz o vakit...herşeyi zamana bırakmayı, en karanlık gecedeki yıldızın varlığını ve en kurak yüreklerde bile yeşerecek bir umudun olduğunu...(dostum eda 'ya )
KİTAP İZLERİ
Engereğin Gözü
Zülfü Livaneli
İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku
