Biz Buluttuk...
Artık can çekişmekte olan “O ÇOCUĞUN” arkasında bekleyen akbabalar gibi dünya…
"Yine mi 2 Ocak? Sanırım takvimler de yazar gibi; sürekli aynı boş sayfayı çevirip duruyorlar." – Neil Gaiman (kurgusal)"
"Yine mi 2 Ocak? Sanırım takvimler de yazar gibi; sürekli aynı boş sayfayı çevirip duruyorlar." – Neil Gaiman (kurgusal)"
Artık can çekişmekte olan “O ÇOCUĞUN” arkasında bekleyen akbabalar gibi dünya…
Biraz hayal gücümü kullanayım dedim ve başlıkta eksiltili bir cümleyle ifâde ettiğim suâli öncelikle kendime sordum:
-Amerika kıtasını Osmanlı Devleti bulsaydı ne olurdu acaba?
Ben galiba onun ölümsüz olduğunu düşünüyordum.
Anadolu'yu bu kadar seven, Troya için sağlığını ve tüm yaşamını, hatta akademik kariyerini bile ortaya koyan bu adam ölmezdi canım. Ölemezdi. YOK!
Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine, hacca gitmek.. çocuk yaşlardan itibaren öğrendiğimiz, dinimizin temellerini oluşturan önemli ibadetlerden bazılarıdır.
Şimdiye kadar, hayata verdiğimiz saatleri geri alabilme lüksümüz yoksa madem, geri kalan ömrümüzü kendimiz için kullanmalıyız derim!
“Söz gümüşse sükut altındır” sözünün belki de tek istisnasıdır “Dengbéjlik”
İnsan tüm güzelliklerine, tüm yaşanırlığına rağmen bıkar bazen bulunduğu yerden. Biraz ötelere kaydırıp bakışlarını, uzakları merak etmeye başlar. Karşısında yükselen dağı, başka ovaları, vadileri, çölleri, yıldızları özler.
denizin dalgaları suyun kumsala çarpmasıdır diyenlerin yanıdlığına eminim. duyana neler söyler neler. bir gün kulağpımı açtım ve deniz bana işte bunları söyledi
Sen neymişsin be Ahmet Altan?...
İktisat Fakültesi koridorlarındaki koşuşun bir harikaydı.
Bayağı çalışmıssın .
Az gayret ,100 metrede rekor kırman bile mümkün be Ahmet Altan.
Demek sadece yazı yazmıyordun ha...
Kendimle sohbet etmemiştim uzun zamandır. Sorular sormamıştım. Peki bu soruların cevaplarını biliyor muydum ben? Ya da cevapları var mıydı?
Potansiyel bencil değil miyiz bizler? Doğuştan getirmiyor muyuz bu özelliğimizi? En çok kendimizi ve bize ait olanları önemsemez miyiz aslında? En çok kendi düşüncelerimizi, kendi ailemizi, kendi vatanımı, dostlarımızı, sevdiklerimizi…
Sahi, nedir sizin için 14 Şubat?
Kiminiz, son yıllarda dayatıldığı biçimde ‘Sevgililer Günü’, kiminiz ‘Aziz Valentine Günü’, kiminiz ‘Dünya Öykü Günü’, kiminiz ‘Kadınların Şiddete Karşı Sesini Yükseltme Günü̵
Ne olacağını bilememek... Ne olmak istediğini bilememek... Ne olduğunu dahi bilememek... Bu bendeki karmaşa olsa gerek...
İlyas Halil’i Bütün Dünya Dergisi’yle tanıdım. O akıcı ve şiirsel anlatımını çok beğendim. Kaç zamandır kitaplarını arıyordum ama bir türlü bulamıyordum.
Çoğu kişinin ismini bile duymadığı bir yazar, şairdir İlyas Halil. İki yıl önce “Dört Damla Bahar Yağmuru” adlı şiir kitabını okumuştum. Gerçekten de, bahar yağmuru
Sunay Akın