Dokunamadıklarım
sadece dokunamadıklarımız acı veriri avuçlarımıza,dokunduklarımızda ise acı biz oluruz...
"Şiir, sözcüklerle kurulan en kısa yoldur. — Octavio Paz"
"Şiir, sözcüklerle kurulan en kısa yoldur. — Octavio Paz"
sadece dokunamadıklarımız acı veriri avuçlarımıza,dokunduklarımızda ise acı biz oluruz...
Allah’ın varlığına ve birliğine inanmak, namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine, hacca gitmek.. çocuk yaşlardan itibaren öğrendiğimiz, dinimizin temellerini oluşturan önemli ibadetlerden bazılarıdır.
Herkese bir hüzün kumbarası lazım, bozuklukları biriktirip dağlamak için acıları...
İzedebiyat yazarlarından Nilüfer Magriso'yu anma... Nilüfer Magriso'nun "Yaşam Mucizedir" adı altında toplanan yapıtı ile ilgili...
Şehit yaratabilen bir ulus, millet, görüş var olma mücadelesinde büyük bir yol kat etmiştir. Çünkü onu savunanlar, onu candan aziz bilip gerekirse canını bırakıp gitmeye can atarlar.
Dostların kazığı "sinsice" oluyor.
Diline kilit vurmalı, heyecanını sadece kendinle yaşamalısın.
Dikkatlice seçtiğin kelimeler, özenle söylediğin ve paylaştıkların, tokat gibi yüzünde patlayabilir.
Mutluluğu düşünebilecek ya da sorgulayacak kadar gelişmiş değildi beynim. Geçmişim öylesine kısaydi ki keşkelerim yoktu, belkilerim yoktu bir de. Bu yüzden de beklentilerim yoktu. Umutlarım yoktu en önemlisi. Umuda ihtiyacım yoktu.
Aslinda paylasilmayan guzel seylerin
dostluk gibi, saygi gibi, sevgi gibi, ask gibi
bir gun kendi kendini yok edecegine inananiyordum
ve bir zamanlar guzel olduguna,
degerli olduguna inandigim hersey zamanla kendini imha etmeye baslamisti icimde....
Nasıldır zaman bilirsin, acımasızlığı gözlerinden damlar...Nasılda suskundur kini öfkesi, nasılda beyazdır hissedilmesin diye ateşi...Zamanı en iyi sen bilirsin, birde ben... Ben... Bir gece vakti parmaklarından çığlıklar içinde kayıp düşen arnavut kaldırımlarına bu şehrin ve darmadağın olan ben...Hatırlarsın uluyan bir rüzgar tam o anda; taşın bağrımı deldiği ve beni
Yaz bütün yapışkan sıcağını terli bohçasına doldurmuş esmer günlere doğru göçe hazırlanırken senin hatıran hala yalnızlığımın tek ilacıydı.
Çok olduğumuz için mi bu tekliğimiz? Çok olduğumuz için mi bu yalnızlık? Dört kişi bir adada kalakalsaydık üç arkadaşımız olurdu. Ama dört milyonluk bir şehirde neden üç arkadaş bulamıyoruz? Bu kalabalık şehirde dost bulamayıp da köpek gezdiren insan sayısı o kadar çok ki...
Yazı yazmak bazıları için bir zulüm iken, bazıları için de bir tutkudur. Sözgelimi kalemle barışık olmayan ve sıkça not tutması zorunlu olan bir üniversite öğrencisi için yazı yazmak zulüm ile eşdeğerdir. Ancak iaşesini yazdığı yazılarla ve eserlerle sağlayan bir yazar için yazmak bir tutkudur.
Yine yazdığı