"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"

Deneme > Yaşam

karamsar

Hayatın Uzun Labirentleri

Hayatın uzun labirentlerinde dolaşmıştı yaşlı ruhu. Hataların damgaladığı yüzlerce hayal kırıklığıyla adımını atmıştı yaşama. Olgunlaştıkça öğrenmiş, öğrendikçe yalnızlığa düşmüştü. Ve şimdi, bir zamanlar hovarda olan yüreğinde bir melankoli, kıpır kıpır

düşündürücü

Varken Yok, Yokken Var

Varlığından şüphe eden bir insan varolabilir mi? sorusu ise belirtmek isteğim karmaşıklığı su yüzüne çıkartıyor. Varlığını fark etmeyen insan yokken, yokluğunu hissetmeyen insan yok olmaya mahkum oluyor.

düşündürücü

Onlar mı Şanslıydı; Yoksa Bizler mi Şanssızdık?

hani hep deriz ya,çocuk olsam, ben de bu parklarda koşup oynasam;
hani hep büyüsek deriz küçüklüğümüzde;
gerçekten istiyor muyuz,yoksa kaçmak için bir yol mu hayal ediyoruz,
kim daha şanslı adledebilir ki kendini;
zamanı geri çeviremeyeceğimize göre hayatın iyi yönlerini görmeye

düşündürücü

Ne Gariptir İnsan...

ümit ve korkuları ile, heyecan ve heyezanları ile, öfke ve sevgisi ile, mert ve namertliği ile, acizliği ve hırsı ile ne tuhaftır insanoğlu...

olumsuz

Betonlaşmış Şehirlerin Makineleşmiş İnsanları

Çağın güncel sorunu sanmayın ki, karın doyması, teknoloji meknoloji. Hz. İsa (as), "insan yalnız ekmekle doymaz" diyor. Ah O kutlular gibi biz de bileydik, ne olurdu bileydik. Betonlaşmasaydık böyle, makineleşmeseydik böyle.

olumlu

Hayatı Sevelim

. İşte o zaman tatlı olur acılar, işte o zaman kollarına alır hayat bizi... Yaşamı sevmek insanı gençleştirir, güzelleştirir. Gelin biz biz olalım; yüzümüzden gülümsemeyi hiç eksik etmeyelim. Üstesinden gelebilmek için her zorluğun, yaşamı sevelim sevdire

olumlu

Yeni Gezerden Yazılar - 1

Yola koyulmak hep cazip gelir bize. Her nereye doğru koyulmuşsa insan… Gitmek belli ki bir eylem, bir yapma’lar toplamı. Bir duygu da sayılmaz mı? Bir yaşanış, bir hal? Yalın bir hal mi? Hayır. Yalın halde bir şey yapılmaz, durulmaz bile, var

üzgün

Merhametsiz Yüzleşme (Sorgulamalar II. )

Zaaflarla dolu bir dünyanın girdabında dolanıyorum, nefessiz yürütülüyorum yaşamın köhne kuytu kıyılarında, Ruhum, yaşlanmış, bitkin ve aciz ağır adımların peşine takılmış, maviyle biter adımlarım, gökyüzü mavi, dönüp bakmak istemiyorum çığlığımın kokusu ağır, tarihimin tozlu sayfalarını silmek istememiştim, elim kaydı, sayfalardaki tozun kokusu güzeldi, orda olmak güzeldi, orda olmayan

üzgün

Yoktum

Kine musallat olmuş gece barındırdım koynumda haberli habersiz

düşündürücü

Kabullenmek Sanatı

Başımıza gelen en kötü şeyin, aslında olabilecek en iyi şey olduğunu düşündünüz mü?
Bir acıyı kabullenmek, hayatın kendini kabullenmemiz değil midir?
Reddettikçe acıtır canımızı gerçek..
Bir tek yol var.. Kabullenmek.. Boyun eğmeden...

düşündürücü

Tükenen Kalem

yazıyoruz hayatı.
kendi ellerimizle birer birer tüketerek...

olumsuz

Elim Sende

Evimizin bulunduğu mahallenin oyun alanındayım.. Akranlarımın gürültüyle eğlendiği bir meydanda..
İçimde bir telaş var. Hani oynamaktan hiç bıkmadığımız oyunlar vardır ya; yorgunluğu, çilesi, riski bol oyunlar; işte onlardan birini oynamak için yanıp

umutlu

Ümit Hiç Susmayan Bir Kuştur

BARIŞ'ı hayata bağlayan minicik, miniminnacık bir kuş vardı içinde. Durmadan ötüyor, hiç susmuyordu. Neden biliyor musunuz? Çünkü BARIŞ BEBEK bu kuşun susmasına izin vermiyordu.

nostaljik

Leyleklerin Göçü

İlkbaharın güzel bir günü. Odamın penceresini aralıyorum. Gökyüzü berrak mavi bir tül gibi kentin üstünü örtüyordu. O da ne!... birden uzunca zamandır merak ettiğim konukların geri geldiklerini fark ettim...

Başa Dön