Deneme > Yaşam
Hayatın Uzun Labirentleri
Hayatın uzun labirentlerinde dolaşmıştı yaşlı ruhu. Hataların damgaladığı yüzlerce hayal kırıklığıyla adımını atmıştı yaşama. Olgunlaştıkça öğrenmiş, öğrendikçe yalnızlığa düşmüştü. Ve şimdi, bir zamanlar hovarda olan yüreğinde bir melankoli, kıpır kıpır
Varken Yok, Yokken Var
Varlığından şüphe eden bir insan varolabilir mi? sorusu ise belirtmek isteğim karmaşıklığı su yüzüne çıkartıyor. Varlığını fark etmeyen insan yokken, yokluğunu hissetmeyen insan yok olmaya mahkum oluyor.
Onlar mı Şanslıydı; Yoksa Bizler mi Şanssızdık?
hani hep deriz ya,çocuk olsam, ben de bu parklarda koşup oynasam;
hani hep büyüsek deriz küçüklüğümüzde;
gerçekten istiyor muyuz,yoksa kaçmak için bir yol mu hayal ediyoruz,
kim daha şanslı adledebilir ki kendini;
zamanı geri çeviremeyeceğimize göre hayatın iyi yönlerini görmeye
Ne Gariptir İnsan...
ümit ve korkuları ile, heyecan ve heyezanları ile, öfke ve sevgisi ile, mert ve namertliği ile, acizliği ve hırsı ile ne tuhaftır insanoğlu...
Betonlaşmış Şehirlerin Makineleşmiş İnsanları
Çağın güncel sorunu sanmayın ki, karın doyması, teknoloji meknoloji. Hz. İsa (as), "insan yalnız ekmekle doymaz" diyor. Ah O kutlular gibi biz de bileydik, ne olurdu bileydik. Betonlaşmasaydık böyle, makineleşmeseydik böyle.
Hayatı Sevelim
. İşte o zaman tatlı olur acılar, işte o zaman kollarına alır hayat bizi... Yaşamı sevmek insanı gençleştirir, güzelleştirir. Gelin biz biz olalım; yüzümüzden gülümsemeyi hiç eksik etmeyelim. Üstesinden gelebilmek için her zorluğun, yaşamı sevelim sevdire
yaşam ırmağım; tatlı, şirin, inceden..
her ırmak bir deniz olmak ümidiyle akar durur hiç durmadan, duraksamadan. Sense kocaman ümit ve deniz nedir bilmedin hiç, küçük bir ırmak için deniz olduğunu da!..
Tramvay Yolculuğu
Hayat dediğimiz ve gözümüzde büyüttüğümüz unsur sadece bir tramvay yolculuğu...
Yeni Gezerden Yazılar - 1
Yola koyulmak hep cazip gelir bize. Her nereye doğru koyulmuşsa insan… Gitmek belli ki bir eylem, bir yapma’lar toplamı. Bir duygu da sayılmaz mı? Bir yaşanış, bir hal? Yalın bir hal mi? Hayır. Yalın halde bir şey yapılmaz, durulmaz bile, var
Merhametsiz Yüzleşme (Sorgulamalar II. )
Zaaflarla dolu bir dünyanın girdabında dolanıyorum, nefessiz yürütülüyorum yaşamın köhne kuytu kıyılarında, Ruhum, yaşlanmış, bitkin ve aciz ağır adımların peşine takılmış, maviyle biter adımlarım, gökyüzü mavi, dönüp bakmak istemiyorum çığlığımın kokusu ağır, tarihimin tozlu sayfalarını silmek istememiştim, elim kaydı, sayfalardaki tozun kokusu güzeldi, orda olmak güzeldi, orda olmayan
Kabullenmek Sanatı
Başımıza gelen en kötü şeyin, aslında olabilecek en iyi şey olduğunu düşündünüz mü?
Bir acıyı kabullenmek, hayatın kendini kabullenmemiz değil midir?
Reddettikçe acıtır canımızı gerçek..
Bir tek yol var.. Kabullenmek.. Boyun eğmeden...
Elim Sende
Evimizin bulunduğu mahallenin oyun alanındayım.. Akranlarımın gürültüyle eğlendiği bir meydanda..
İçimde bir telaş var. Hani oynamaktan hiç bıkmadığımız oyunlar vardır ya; yorgunluğu, çilesi, riski bol oyunlar; işte onlardan birini oynamak için yanıp
Ümit Hiç Susmayan Bir Kuştur
BARIŞ'ı hayata bağlayan minicik, miniminnacık bir kuş vardı içinde. Durmadan ötüyor, hiç susmuyordu. Neden biliyor musunuz? Çünkü BARIŞ BEBEK bu kuşun susmasına izin vermiyordu.
Leyleklerin Göçü
İlkbaharın güzel bir günü. Odamın penceresini aralıyorum. Gökyüzü berrak mavi bir tül gibi kentin üstünü örtüyordu. O da ne!... birden uzunca zamandır merak ettiğim konukların geri geldiklerini fark ettim...
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20
