İmza
Sen; ya kendi yazdığın öykünün kahramanı olmalısın, ya da başka öykülerde kahraman olamadığında şaşırmamalısın.
"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"
"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"
Yalnız, her insanın içine işlemiş bir olgu ve yalnızlığa savaşım.
"Kızım olursa adını Özlem koyacağım" dedi, dolunayda yakamozları seyre dalınan bir deniz gibi ışıl ışıl parlayan gözbebekleriyle gözlerimin içerisine bakarak...
Her gidişin bir dönüşü de vardır ama dönüşü hiç düşünmem..bazen hiç bilmediğim bir şehir karşılar beni. İnsanlar arasında, caddeler arasında kaybolacağım diye düşünmem, aksine kaybolmak isterim. Bilirim ki bulunmayacak bir yol yoktur, yoldaşın yüreğinse, dostun da Rabbin her yol açılır, her şehir tanıdık gelir insana. Her çıkmaz sokağın
hazan... kimi icli nagmelerin barinagi, bir huzn; veda yuklu sonlarin baslangici. ve onda olenlerin hikayesi...
Mitolojiye gore Nuhun gemisine tüm hayvanlar çift çift alınmıştır. Adına dünya dediğimiz ve sonsuz bir boşlukta yüzen gemide de hayat böyledir.
unuttu zannettigin bir anda bir fotograf her seyi yeniden baslatir...dogum gunune.... ve sana.....
Fakat "biz duygusunu" anlatmam gerekirse, bu konumda birçok şey değişiyor. Bunu size bir örnekle açıklamak istiyorum. Örneğimiz ; bir ilişki. Bir ilişki, iki kişilik dev bir tiyatroya benzer. İki kişi yönetir, iki kişi senaryosunu
...Sanki nicedir heyecanla beklenen o meşhur oyun gelmiş gibiydi buralara. İnsanlar toplanmış, haykırışlarını alkış yapıyorlardı, son perdede yere düşen büyük oyuncuya yada benim uyuyan kahramanıma.
tık tık tık...heyyy orda amatör yazı okumak istiyen biri var mı? belki hoşunuza gider...
Şehrin yükseklerini sis bürümüş , nem havaya yapışıvermişti. Bulutlar hüznün güze ait olduğunu unutmuşçasına belleksiz bir ıslaklıkla yok oluyorlardı.
Beklemek ve bekletilmek üzerine bir muhasebe yazısı
Bir çılgınlık anı hatta belki....
Unutmaların ardında izler vardır, hiç kimseye söylemediğimiz ve en mahrem yerimizde: kalbimiz de gizlediğimiz.İnsan sorar kendine bir süre sonra ya da zaman öyle bir almıştır ki insanoğlunu pençesine zorla sordurur: “Neden,neden?” diye.