"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi genellikle pişmanlıktır." - Ambrose Bierce"

Ne İlk Ne de Son Bahar Olacak

Herkes mutlu,herkes gülüyor olacak işte o zaman herkes tekrar ilkbaharın geldiğini anlayacak

yazı resim

Güneşin kafasını uzatıp dağların arkasından hayata göz kırpmasıyla uyanır doğa.Sahile çarpan dalgalar yıkar kum taneciklerinin yüzünü birer birer.Güneşin neşe veren dürtüsüyle nefes alıp verir ağaçlar,çiçekler.Mis kokar bahar onlarla.Kristal kanatlı beyaz kelebekler günaydın derler çiçeklere.Kuşlar tüm güçleriyle uzanıp tokalaşır bulutlarla.Hayat zevk verir doğaya.Yaşamak ne güzel der avazı çıktığı kadar bağırarak meltem.Her şey memnundur nefes alıp vermekten.Ta ki sonbahar o sert bakışlarını,masum denize yansıtana kadar.
Deniz rüzgara karışır.Ürperir teni.Dalgalar daha sert uyandırır kum tanelerini sonbaharın verdiği hislerle.Kum taneleri küser dalgalara ve kendilerini gitmek istercesine hoyratça esen rüzgarın acımasız ellerine bırakırlar.Bulutlar ağlar onlara.Gözyaşlarını isyan edercesine boşaltır denizin üzerine.Ağlamaktan renkleri değişir bulutların.Gökyüzü hiddetlenir.Adeta ‘Neler oluyor?’dercesine hışımla kıvılcımlar çıkarır.
Kıvılcımlar ürpertir o güzel çiçekleri.Ağaçlar uyanmamıştır daha.Çünkü güneş yüzünü göstermemiştir ona ve artık göstermeyecektir.Şiddetli gözyaşlarıyla titrer minik,masum yapraklar.Ağaç acımasızca uyandırılır yeni güne.Bulutlar,gökyüzünden çekinircesine keser ağlamayı.Artık tek sesini duyuran gökyüzüdür dünyaya.Gürültüler korkutur kuşları,kristal kanatları.Sığınacak bir dal ararlar. Ağaç yapraklarıyla sarar,ısıtır bizi düşüncesindedirler.Ancak sert mizaçlı sonbahara alışık olmayan yapraklar;sararmış,güçlükle nefes alıp veriyor,bir sonraki nefesi alıp ancak veremeyeceklerini düşünüyorlardır.Çaresiz içekler gözyaşı döker yapraklarına.Her şey üzgündür artık.Doğa derin bir uykuya hazır hisseder kendini.Sonbahar hissettirir umursamazcasına hainliğini.Sokaklar boş,insanlar sessiz çığlıklarıyla bir köşeye sığınmış,rüzgarın artık uzaklaşıp,gitmesini bekliyorlar.Bazılarının ise gözlerine binlerce fikir ilham eder bu sessizlik.Hüzün kaplıdır şehir.Özlem duyar aşıkları güneşe.Rüzgar çoktan kaybedilmiş güzel bir sevgili gibi nazlanır,ıstırabı hala kalbinde olan acılı aşığın gözleri önünde.Acı verir her şey gibi sonbahar da ona.Şehrin gözü yaşlı,bulutlar acılı yapraklar daha fazla dayanamayıp atıyorlar kendilerini bir bir ıslak toprağa.
Günler geçiyor birbiri ardına aceleyle.Hayat geçiyor.Ömür bitiyor.Elbet bir gün sonbahar da bitecek.Güneş tekrar ‘Merhaba!’diyecek doğaya.Cam kenarında puslu gözlerle dışarıyı izleyen insanlar artık sokaklarda gülümsüyor olacak bulutlara.El sallayacak bulutta onlara.Ağaçlar tekrar bürünecek yeşil gelinliklerine.Deniz durulacak,kucak açacak tekrar kum tanelerine.Herkes mutlu,herkes gülüyor olacak işte o zaman herkes tekrar ilkbaharın geldiğini anlayacak!

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön