Tavanarası Konuşmaları
Beynimin tavanarasında tozlu sandukaya yatırılmış sözcüklerle nikah tazeledi bilincim.
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
"Her kitap, onu okuyana yeniden doğar. — Alberto Manguel"
Beynimin tavanarasında tozlu sandukaya yatırılmış sözcüklerle nikah tazeledi bilincim.
Şefkatin kaynağı İlahi vuslattır.
Vuslatın yolcusu,
Çileyi, sabrı, kahırı, azmi,
Metaneti, dirayeti, sahaveti,
Sadakati memnuniyetle deruhte edendir.
Ayaklarım beni ara sokağa yönlendirdi yine. Bu defa sıkı giyiniğim. İllâki çiseleyen yağmurda yürüyeceğim. E bugün, nedense başka güzel geliyor bana.
Yaralı bir atım, soluk almadan yükümü sonsuzluğa taşımaktan yoruldum...
Yoruldum. Yediğim kırbaçtan, kanımı emen sinekten, tepe taklak ve sürekli hiçliğe sürülmekten...
Dijital bir proje için insan gözlemleri yapan yazar, farklı kişiliklerle özdeşleşerek toplumsal bir gerçeği keşfeder: İnsanlar mutsuz olsalar da mutlu taklidi yapıyor. Ferrari sahibi de bisikletli de daha fazlasını istiyor. Kimse hayatından, işinden, ilişkilerinden gerçekten memnun değil. "Beklediğimden farklı bir hayat var" diyen yazar, modern insanın bu samimiyetsiz
Herkesin canı acıyınca, nötrlenir belki acı... Toprağa basmak gibi, ayaklarının altında kumu hissetmek gibi, belki de dalgaları...
Kafama doluşan hayalle karışık bir sürü aşk kırıntısının içinden, bilmediğim bir aşkı aklıma düşürenin ne olduğunu hiç bilmeden geçiyordu günler. Sesini duyamadığım, yüzünü göremediğim, sadece uzaklardan aklıma takılan bir düş sevdanın merakıyla kemi
Bir süreç gerektiren ve bu süreçte zarar görme riski de olan borç konusundaki şahitlikte, açıkça kadının rahatı gözetilmiş Kuran'da. Ve şahitliğin getirdiği gerginlik ve sorumluluk iki kadına paylaştırılmış. Ateist arkadaşlar, Kuran'da yer alan tüm şahitlik gerektiren konularda bir erkeğe karşı iki kadının şahitliği var zannediyor olabilirler. Ancak bu
Günümüzde toplumsal yara olarak gördüğüm ve sezinlediğim eşlerin geçinemeyip yapmış oldukları ayrılıklarda ; kaynana gelin kavgalarının baş aktör olduğuna inandığım için bu yazıyı yazma gereğini duydum...
Sezgisel yaklaşımla ilgili olarak âcizane kanaatim şudur; Yukarıda nasıl akılcılığı kendi döneminden bağımsız bir şekilde ele alarak değerlendirmeye çalışmışsam, sezgisel yaklaşımı da güncelliğinden ayrı görmem gerekecek. Aksi halde İhvanı safa ekolü ve Asya ile Mısır mistisizminin özelliklerine değinmeliyim ki bu da oldukça zamanımı alır.
Yukarıda kısmen
Rivayet odur ki; Fatih Sultan Mehmet meşhur lalasıyla bu tepeden manzaraya bakmış ve şöyle demiş; “Lala, Lala, çeşm i cihan bu mu ola?”