"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"

Öykü > Modern

karışık

Çiğ Gözlünün Yanında

Karanlık, güneşin batmasını nasıl evecenlikle beklerse, biz de onun gelmesini aynı sabırsızlıkla beklerdik. Yalnız o aralar bu denizin kıyıları, şimdiki gibi utanmaz değildi. Bu sahillerde Tanrı’yı gücendirecek hiç bir şey olmazdı. Sabah yürüyüşü için çıktığınızda geceden kalma sevimsizlikleriyle kondomların denizin yüzeyinde içlerine su alarak şiştiklerine rastlamazdınız. Bunu hatırladığımdan

Hurafenin Gölgesinde Bir Ömür

Kırk beş yıldır vaaz veren Muhsin Hoca, sesi eskisi kadar güçlü olmasa da bilgeliğiyle cemaati etkilemeye devam ediyor. Bir sabah camiden çıkıp avluda masum bir şekilde sohbet eden genç çifti görünce, yıllardır öğrettiği "karşı cinse bakmanın haram olduğu" düşüncesiyle çelişen duygular yaşıyor. Bu an, yaşlı hocanın içsel sorgulamasını

olumsuz

Filozof Serkan

Hikayede babasını erken yaşta kaybetmiş ve annesi ile beraber yaşamakta olan Selahattin ile en yakın arkadaşı Serkan'ın başından geçen trajik-komik olay anlatılmaktadır.

Beyaz İpliğin Peşinde

Ankara'nın alacakaranlığında uykusuz bir gece geçiren Yusuf, amcasıyla yaşadığı tartışmanın etkisindedir. Astronomi öğrencisi olarak bilimsel verilerle imsak vaktini sorgulayan Yusuf ile geleneksel değerlere bağlı amcası arasındaki bu fikir çatışması, inanç ve bilim arasındaki gerilimi yansıtır. Genç adamın cam kenarında, sabahın ilk ışıklarını beklerken düşündükleri, iki farklı dünya görüşü

olumsuz

İlişkiler ve Kırıkları

Aynı tarz ilişikiler içinde kayboluyoruz da farklı sanıyoruz kendimizi. Aslında benziyoruz öyle değil mi? Herkes bazen bizim kadar geçimsiz bizim kadar kıskanç bizim kadar farklı değil mi?

karışık

Yadigar Terlikler

Annesini uyandırmamak için parmak uçlarında yürürken boy aynasının önünde durup "İşine bak!" dedi gördüğü surete. Gözlerini ovuşturdu. Sabahları kendini çirkin görmeye tahammülü yoktu. "Hiç espriden anlamıyorsun, yine çok ciddisin bakıyorum da." dedi kendine. Gözü; yerde ters dönmüş, siyah ,tüylü terliğe takıldı. Uzun zamandır gözükmüyorlardı ortada.

üzgün

Kayıp

“Ellerim boş dönüyor bana.” Bu sözleri sen söylemiş olabilir misin bana? Tarzı seninkine benziyor. Ne önemi var ki; dedim sonra.

dramatik

Veda Şarkısı…

Babasının kolundan tutup eve sürükledi… Mehmet şaşkındı, içeri girdiler. Etrafa baktı, ev Sibel’in bıraktığı gibiydi, onun gibi kokuyordu, her duvarda onun fotoğrafı vardı. Salonun ortasında durdular. Mehmet “eksik olan tek şey sesin” dedi usulca. Barış kumandanın düğmesine bastı… “işte artık sesi de burada” dedi babasına.

üzgün

Alkol Gecesinin Acısı

Sevdiklerimizi kaybetmek hayal bile olsa ürkütücüdür.İnsan daha bir savunmasız hisseder kendini.Ve çabuk uyanmak lazımdır bu hayallerden...

olumsuz

Farklı Hayatlarda Bir İnsan - 4. Bölüm

...Bir an için odayı sessizlik kapladı.Oda zaten yeterince sessizdi.Pencereler yalıtılmıştı.Kapı bile ses geçirmeyecek şekilde tasarlanmıştı.
Doktorun,her hastasında olan “Acaba bu odada konuştuklarım bu odadan dışarıya çıkar mı?” sorusunun Handan'ın kafasını meşgul ettiğini anlaması uzun sürmedi.
-Lütfen rahat olunuz.Burası sadece bize acı veren hayatla değil,aynı

olumlu

Ayakkabının Dili

İlyas, kendini büyük bir sahada düşledi. Tribünler ağzına kadar doluydu

olumsuz

Sanal Tanışma

Öyle bir zamanda yaşıyorduk ki,ne o aşkı, ne o Leyla'yı, ne de Leyla olmaya layık kızları bulmak çok zordu.Leyla çöllerden kaçıp diskoteklere düşerken, Ferhat dağları sanki, o saf,temiz sevgiler sel olup aksın diye delmişti.İnsan yüzünü bile görmediği yan yana gelip konuşmadığı, huyunu dahi bilmediği birine nasıl aşık olabilirdi?Çağ

üzgün

Haritada Kaybolan Çocuklar

Her zamanki gibi üç dört dakika gecikmeyle sınıfa girdiğimde, sınıfta beni beklenmedik bir sessizlik karşıladı.

karamsar

Farklı Hayatlarda Bir İnsan - 8. Bölüm - Son Bölüm

...Bir an için odayı sessizlik kapladı.Oda zaten yeterince sessizdi.Pencereler yalıtılmıştı.Kapı bile ses geçirmeyecek şekilde tasarlanmıştı.
Doktorun,her hastasında olan Acaba bu odada konuştuklarım bu odadan dışarıya çıkar mı? sorusunun Handan'ın kafasını meşgul ettiğini anlaması uzun sürmedi.
-Lütfen rahat olunuz.Burası sadece bize acı veren hayatla değil,aynı

dramatik

Mektup

Hayatında hiç mektup almamış ve hiç mektup yazmamış olan Servet, mektuplara dokundukça içinde garip duygular oluşmaya başlar. Ne yapacağını şaşırmıştır.
Ellerini yüzüne kapatır ve sallantı geçinceye kadar öylece kıpırtısız kalır. Depremin yarattığı o korkunç uğultuya karışan, yakın ve uzakta düşen eşyaların sesleri yüzünden yerinden kıpırdayamaz hale

üzgün

Kadın (Dan) Monologlar

Yine de uçurtma bayramlarını bekleyen solgun yüzlü çocuklar gibi şendi odadaki bütün resimler.
Ayna, paslanmaya yüz tutan bir aşkın ağırlığına dayanamayacak kadar çok mutsuz kadın yüzü görmüştü.

Başa Dön