"Yazmak, konuşmadan söylemenin yoludur. — Jules Renard"

Öykü > Modern

olumsuz

Randevu

Yaşamayı seviyoruz, peki ya sevdiklerimiz olmasa?

nostaljik

Çoraplarım Hala Beyaz

Yaklaşık yarım paket kağıt mendil, minik şişesindeki açık parfüm, işporta ürünü olduğunu haykıran bir cüzdan, sayması bile can sıkan bozuk paralar,şeker... “şeker mi?!?” dedi, hayretle.

üzgün

... 14 Mart...

Saf güzellikleri zorluyor hayat. Ne yapacaklarını bilemiyorlar ve kimsenin umurunda değiller. Tüm bu acı ve karmaşanın ortasında, serseme dönmüş, yolunu kaybetmiş ve vazgeçmekten başka bir şey düşünemez halde, bir hiç uğruna ölüyorlar, sokaklarda.

olumlu

Dilagáh / Söze Giris Ani

Dengi olmayan insanlarin muhabbetlerini kulaklarina yükleyerek, dengesiz olmamak icin bilerek susmustu.
Konustugunda, söylediklerinin yasadiklarina denk gelmesini istediginden, konusmadan yasamayi ve yasadiktan sonra
konusmayi yeglemisti.

karışık

Kapılar

Başka şeyler düşünmeliydi. Zamanı geçirmeliydi sadece. İki saat daha bekleyebilirdi. Ne vardı ki? Daha önce de beklememiş miydi? Birinin çıkıp ona al işte, bu hayat senin. Doya doya yaşa, demesini beklemişti

üzgün

Tanrının Huzurunda

“Bu solcuların da ayrıcalıklı liderleri, dokunulmaz generalleri, söz söylenmez tanrıları yok mu? Polis örgütleriniz, hapishaneleriniz olacaksa, neden yaşamı kendime zehir edeyim ki?” Aynen böyle söylenmişti. “Sevgili Tuna’cığım” derken, Rus romanlarının o kibar, kadın karakterleri gibi içini dökmüştü. Bu konuşmalara kadar Nilüfer, benim için gülünç, sefih, ancak bir öyküde

karışık

Tablodaki Yüz

Rembrandt’ın derin altuni karanlıklara gömdüğü yüzlerden biriyle karşı karşıyaydın. Öyle sandın; adamın kalıplı, koyu giysiler içinde bakımlı, parlak, cilalı parlak yüzü müydü yoksa seni böyle yanıltan?

olumsuz

22 Şubat

Peki o zaman.
Anlat derdinin bana, dök içini.
Ama hepsi gayet normal.
Hepimizin kötü zamanları oluyor.
Yalnız şu var;

nötr

Böcek

Ölümün yaklaştığını hisseden bu kadın için...zor değildi böceklerle dost olmak...

umutlu

Gece

Aniden ay konuşmaya başladı. Dedi; “ Evet, aklından geçeni yapabilirsin. Korkma! ”. Rüzgar; “Sadece kendini bırakacaksın. Zor değil. Sonra bir daha acı çekmek yok, özlem yok. Pişmanlık, ümitsizlik, hayal kırıklığı… Hiç biri yok!

üzgün

Sisler Altinda Bir şehir

İçindeki sızı ancak bu böyle uslanırdı. Bütün bunları hatırlamaya hiç gerek yoktu halbuki! Birazdan, buz gibi kaygan asfaltın üstünde bir oyana bir bu yana savrulup, demir bariyerlere çarparak duracaktı araba.

Başa Dön