"Dünyanın sonu geliyorsa, hiç olmazsa iyi bir hikaye olsun. Yoksa kimse hatırlamaz." - Douglas Adams (kurgusal)"

Öykü > Modern

nostaljik

Beyaz Gül

Beyaz gülü asla koparmak istemedim… Ve yine aniden bir üzüntü döküldü dudaklarımın arasından; “Nereye”.… O!..O, çoktan uzun ve standart caddenin sonundaydı işte. Kumsalda bensiz yürümeye devam ediyordu artık.

karışık

Tablodaki Yüz

Rembrandt’ın derin altuni karanlıklara gömdüğü yüzlerden biriyle karşı karşıyaydın. Öyle sandın; adamın kalıplı, koyu giysiler içinde bakımlı, parlak, cilalı parlak yüzü müydü yoksa seni böyle yanıltan?

karamsar

Yayınevi

herkesi kendi gibi yaşadığını düşünüyordu. herkes onun kadar sıkılır, herkes onun kadar sevinirdi. daha fazlasını ya da eksiğini hiç düşünmedi.

üzgün

Tanrının Huzurunda

“Bu solcuların da ayrıcalıklı liderleri, dokunulmaz generalleri, söz söylenmez tanrıları yok mu? Polis örgütleriniz, hapishaneleriniz olacaksa, neden yaşamı kendime zehir edeyim ki?” Aynen böyle söylenmişti. “Sevgili Tuna’cığım” derken, Rus romanlarının o kibar, kadın karakterleri gibi içini dökmüştü. Bu konuşmalara kadar Nilüfer, benim için gülünç, sefih, ancak bir öyküde

nötr

O

Kasada para üstü çevirirken, müşteriye biraz para veriyor, sonra “Oldu mu?” diyordu. Müşteri “Eksik” deyince biraz daha veriyordu. Kasada sık sık açık çıkıyordu.

düşündürücü

Azizin Gri Dünyasında

"Büyük bir kitabevi…
Gürültülü sayılabilecek bir ortam; etrafta kitaplarla ilgilenenler, kitaplarla ilgilenenlerle ilgilenenler, öylesine etrafına bakınanlar, zaman geçirmek için buldukları ilk kapalı alana girenler…
Ve ben…
Ve sen…"

olumsuz

Aj (L) Anın Karmaşası

Kendisinden beklenmeyen bir çabuklukla, çantasına davrandığı an, Ulaş’ın tam ensesine 7,65’lik bir namlu dayandı. Ulaş kayıtsızca:
—Sen zaten beni öldürdün, dedi. Tetiği çeksen ne fayda, demesine fırsat kalmadan Ajlan kızımız, tiz bir çığlıkla uyandı. Başucu arkadaşları da ordaydılar. Yine ağlamaklı biçimde:
—Ulaş, dedi. Bu

karışık

Kapılar

Başka şeyler düşünmeliydi. Zamanı geçirmeliydi sadece. İki saat daha bekleyebilirdi. Ne vardı ki? Daha önce de beklememiş miydi? Birinin çıkıp ona al işte, bu hayat senin. Doya doya yaşa, demesini beklemişti

nostaljik

Didem'in 3. Doğumgünü

Tek satırlık post modern bir hikaye... üçüncü doğumgünümüzün tatlı hatırasından bizi kim ve ne vazgeçirebilir ki ...

üzgün

Camlar ve Çiviler

Gerçekten çok şaşırmıştım. Bir anda kendimi o kadar mutlu ve rahat hissettim ki; şimdi karşımda uzanan adamın bir doktor olduğuna inandım. Beyinlere çakılan cam parçacıkları ve çivileri çeken bir doktor.

üzgün

Bir Haftalık Vitrin Aşkı

Senin gerçekten yaşadığını hissetmek için, "derinlere dalmak lazım"mışı da anladım. Ama, derinler, bana çok uzak. Aynı, yaptıklarımın, yapmak istediklerime olan uzaklığı gibi işte. Yavaş yavaş sende kendi kayboluşumu hissediyorum. Tamamen kaybolduğumu anl

umutlu

Gece

Aniden ay konuşmaya başladı. Dedi; “ Evet, aklından geçeni yapabilirsin. Korkma! ”. Rüzgar; “Sadece kendini bırakacaksın. Zor değil. Sonra bir daha acı çekmek yok, özlem yok. Pişmanlık, ümitsizlik, hayal kırıklığı… Hiç biri yok!

Başa Dön