"Bunu da mı ben düşünmek zorundayım? Tanrı'nın işi olmalıydı." - Douglas Adams"

Sarı Sandal

Sarı sandal'la Ali dedenin öyküsü

yazı resim

Sarı sandal, tüm kasaba tarafından bilinen efsanevi bir deniz incisidir.

Bu sandal ekim ayının ortalarında kasabanın bir koyunda bulunmuştur. O günden itibaren sarı sandal tüm kasabaya ait olmuştur. Her yıl Ekim ayında sarı sandal için kasabada şölenler düzenlenirmiş. Tüm halkı tatlı mı tatlı bir telaş sararmış, ekim ayında.

En çokta Ali dede ilgilenirmiş bu sandalla. Ali dede yalnız yaşayan, bütün kasabanın sevdiği tatlı mı tatlı bir dedeymiş. Sarı sandalı, bir zamanlar kaybettiği oğlunun yerine koyarmış. Ali dedenin tüm sırlarını, dertlerini, sevinçlerini, en iyi sarı sandal bilirmiş. Ona en çok zevk veren ise sarı sandalla birlikte, denizin en kuytu köşelerinde kısa da olsa bir gezinti yapmakmış.

Bir gün Ali dede; sandalına atlayıp açılmış denize. Ama kalbi kaldırmamış bu macerayı ve ruhunu teslim etmiş en mutlu olacağı şekilde. O gün, bugündür Sarı sandal bir köşede, Ali dede bir köşede cansız bedenleriyle deniz kokusunu içlerine çekmekte...

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön